BİRAZ TEBESSÜM ve ...

BİRAZ TEBESSÜM ve …

"Politik bir yazı değildir rahat olunuz…"

"Adamın biri arabasıyla yolda gidiyormuş derken tam bir manastırın oradan geçerken araba arızalanmış. Adam uğraşmış etmiş ama bakmış ki olmayacak, hava da kararıyor, gidip manastırın kapısını çalmış:

Af edersiniz ben buradan geçiyordum ve arabam arızalandı. Gidebileceğim hiçbir yer yok geceyi burada geçirebilir miyim? demiş.
Rahipler memnuniyetle adamı içeri almışlar, ona yemek vermişler hatta arabasını da tamir etmişler. Derken uyku vakti gelmiş. Adam tam uykuya dalacağı sırada, koridordan gelen çok tuhaf bir uğultuyla irkilmiş birkaç dakika sonra uğultu kesilmiş ve adam uyumuş. Sabah uyanır uyanmaz rahiplere o ses ne sesiydi? diye sormuş, rahipler ne olduğunu sana söyleyemeyiz, çünkü sen bir rahip değilsin. demişler.

Adam biraz bozulmuş ama yine de rahiplere teşekkür etmiş, arabasına atlamış yoluna devam etmiş. Aradan birkaç yıl geçmiş. Adam yine arabasıyla aynı yoldan geçerken yine arabası tam manastırın orada bozulmuş. 

Adam yine kapıyı çalmış, rahipler adamı içeri almışlar arabasına bakmışlar, ve gece olup da adam yatınca yine koridordan aynı tuhaf ses gelmez mi! bunu mutlaka öğrenmeliyim diye sabahı zor etmiş, sabah rahiplere sorduğunda rahipler yine ayni cevabi vermişler: Sana söyleyemeyiz, çünkü sen bir rahip değilsin. 

Adam bunun üzerine pekala. demiş. Bakın o sesin ne olduğunu öğrenmek için deli oluyorum. Bana söylemenizin tek yolu benim bir rahip olmam ise, tamam olacağım. Bunun için ne yapmam gerekiyor ? Rahiplerden biri cevap vermiş: Bunun için dünyayı baştan sona gezeceksin, yeryüzünün tamamında kaç sim tanesi ve kaç kum tanesi olduğunu bulacaksın.... Buraya dönüp bize söylediğin zaman sen de artık bizdensin....

Adam kafaya koymuş bir kere o uğultunun ne olduğunu öğrenecek .. Yola düşmüş, 45 sene boyunca dünyayı gezmiş dolaşmış görevini tamamlamış, ve manastıra geri dönüp kapıyı çalmış. Rahiplerden biri kapıyı açınca adam hemen içeri dalmış: 

Beni hatırladınız değil mi? O sesin ne olduğunu bana söylemeniz için bütün dünyayı dolaştım, bütün sim tanelerini ve kum tanelerini tek tek saydım. işte istediğiniz sayılar: dünyada 145.236.284.232 sim tanesi, 231.281.219.999.129.382 kum tanesi var.

Rahipler BRAVO! demişler. Artık sen de bizdensin. Gel bakalım şimdi seni o sesin kaynağına götüreceğiz.
Adamı koridordan geçirip tahta bir kapının önüne getirmişler. Baş rahip:
İşte ses buradan gelir demiş. 

Adam kapıyı açmak istemiş ama kilitliymiş, anahtarı verir misiniz? demiş, baş rahip ona anahtarı vermiş. Adam kapıyı açıp içeri girmiş, karşısına ... çıkmış ne çıktığını size söyleyemem çünkü siz rahip değilsiniz!"

Tam size adaysız parti genel başkanının ysk'ya verilen imzaları niçin istedi bilmediğiniz şeyler var diyerek konuyu anlatacaktım ki aklıma geldi söyleyemem: Siz ülkücü değilsiniz…

Son bir yıldır söylediği yaptığı her konuda keramet aranan adaysız parti genel başkanın bu sözünde de mutlaka bir keramet var ama söyleyemem: Siz ülkücü değilsiniz…

Hatta cumhur ittifakı ile akp'yi bitirme planı bile söyleyebilir ama bu konu söylenemez. Neden mi? Çünkü bu imzaları kargoyla istemek hele hele arşivlemek sözünde ne sırlar saklı bir bilseniz? İnanın bunu bilseniz bu kadar hücum etmezsiniz. Bana bakmayın söyleyemem: Siz ülkücü değilsiniz…

Yahu ne kafa yoruyorsunuz bilmediğiniz şeyler var işte. Her şeyi bileceksiniz diye bir kural mı var?

Siz sadece itaat edin. Sakın ülkücüyüm deyip adaysız partinin genel başkanını da eleştirmenin ülkücü edepte yeri yok. Bunun da sebebini söyleyemem: Siz ülkücü değilsiniz…

Vardır bir bildiği kendilerinin…

Kumlar saysanız da sim tanesini tek tek bulsanız da söylenmeyecek siz ülkücü olana kadar…

Çatlayın hasedinizden…

Doğan Ay
Dört Benzemez...
MUTLULUK NEYDİ?

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış