Ali dayım geç sürünün başına
Kaval gelip çoban gitsek suç mudur?
Sitem etme toprağına, taşına
Öküz gelip saban gitsek suç mudur?
Oğlumu okula gönderdim ama
Sınıfı geçti mi, kaldı mı bilmem!
İçini gören yok, üstü kaplama
Okuldan diploma aldı mı bilmem!
Atılacaktı öne kadın. Tıpkı erkek gibi "İşte buradayım, aslan gibiyim, özgürüm, bir şeyleri başarmanın mücadelesi içindeyim" diyecek, terslenmeyecekti! Bugün bile yer yer kadının mücadelesi yadsınmayacak, öyle ya? Hangi çağda?Hangi mekânda?Niçin?Gereği ne? Sahneye çıkacaksın, şarkı söyleyeceksin! Bize yakışır mı? Töremiz var, namus anlayışımız katıdır diyeceksin! Namus salt sana mı mahsu...
Her sene nadasa verdik toprağı
Ne varsa bahçede tükendi ATAM.
Solsa da bahçenin dalı, yaprağı
Tarımı kendine yetendi ATAM.
Lisansmış, sınavmış hepsi hikâye
Yapılan mülâkat torpile paye
Adalet gelmedi doğduğum köye
Gelseydi şaşardım gelseydi emmi.
Dillerden dökülen bala şahidiz.
Hürriyet tutkusu özlere ilham
Kuşların konduğu dala şahidiz.
Kiralık yaşamda yakmayı bilen
Köz senin hakkını nasıl öderim?
Dillerden dökülüp kalpleri delen
Söz senin hakkını nasıl öderim?
Yok artık öyle köşeye falan çekilmek! Eski kafalı olmak, utanmak, kasılmak...Gayri her yerdeyiz, yanımızda sosyal medya sitelerimiz. Okulda, sınıfta ders işlerken gizli gizli yaptığımız paylaşım(lar)da, iş yerinde, araçta, yolda, lokantada, çay ocaklarında, kafede...her yerde yanımızda, çözülen sırlarımızda, ağzımızda ıslanmayan baklada... Hayır hayır, yanılıyorsun! Artık eskisi gibi değ...
İzmir'de satarken Das Kapital'i
Ağrı'da uzandı Kur'an'a eli
Olsa da konuşsa inancın dili
Din ile sömürdü bizleri ATAM!
