tahtapod.com | Blog

KÂĞIT ÜSTÜNDE ÜLKÜCÜLÜK

Sahsiyetçilik diye bir doktrine sahip Türk Milliyetçileri var kağıt üstünde… TURANCILIK diye bir hedefleri var Türk milliyetçilerinin kâğıt üstünde… Cihana nizam verme dertleri var Türk milliyetçilerinin kâğıt üstünde… İktidar olup Türk milletinin derdine derman olmak gibi bir düşünceleri var Türk milliyetçilerinin elbette kâğıt üstünde… 9 Işık milli doktrini bile var Türk milliyetçilerinin kâğıt üstünde… "Hak,hukuk,adalet" diye duvarlara yazdıkları sloganları da mevcut Türk milliyetçiliğinin kâğıt üstünde… Milliyetçilik ilkeleri var Türk milliyetçilerinin kâğıt üstünde… Ülkücülük diye inandıkları bir davaları var kağıt üstünde… Kardeşlik gibi vazgeçilmez düsturları var Türk milliyetçilerini...
Devamını okuyun
  0 yorum

DAVAYI DÜZELTMEK İÇİN KENDİMİZDEN BAŞLAYALIM 

Adam, bir haftanın yorgunluğundan sonra pazar sabahı kalktığında bütün  haftanın yorgunluğunu çıkarmak için eline gazetesini aldı ve bütün gün miskinlik yapıp evde oturacağını düşündü.Tam bunları düşünürken oğlu koşarak geldi ve sinemaya ne zaman gideceklerini sordu. Baba oğluna sözvermişti bu hafta sonu sinemaya götürecekti ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti. Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve oğluna eğer bu haritayı düzeltebilirsen seni sinemaya götüreceğim dedi sonra düşündü; "oh be kurtuldum, en iyi coğrafya profesörünü bile getirsen bu haritayı aksama kadar düze...
Devamını okuyun
  0 yorum

DESTANDAN REALİTEYE

İnanıyorum ki Türk milliyetçiliği hareketi artık destan devrini kapatıp gerçek hayata yeniden dönmelidir. Elbette çok büyük bir destan yazdı bu Hareket. Çok büyük bedeller ödedi. Bu bedelleri hâlâ ödemeye devam eden gönül erleri var. Yalnız o dünyadan çıkmak gereklidir. Bizim destanlarımız ünlüdür. Hele şöyle iki kişi bir araya gelelim birer cigara yakalım yanında da olmazsa olmazımız bir demlik çay. Gel de vatan kurtarma! Her şey iyi güzel de olmuyor işte. UNUTANIN KANI KURUSUN elbette. İhanet edenin damarları çekilsin de sadece böyle demekle OLMUYOR. Yeniden doğuş hareketi şart. Bu hareket öze dönüş olarak da nitelenebilir. Gerçeğe dönüş mü dersiniz öze dönüş mü fark etmez. Bildiğim tek şe...
Devamını okuyun
  0 yorum

​SORU İÇİNDE SORU!

19 Mart gecesi NTV ve STAR TV’nin ortak canlı yayınında Sn… AKP’yi iktidara taşıyan 3 Kasım erken seçim kararını niçin aldığını açıkladı. 4 Temmuz günü bakanlar kurulu toplantısında Ecevit, bozulan ve sokağı hareketlendiren ekonomik kötü gidişin nasıl düzeleceğini ve ne yapılması gerektiğini Kemal Dervişe’e sorar. Kemal Derviş'ten alınan cevap şudur: “Yeni bir senaryo lazım”!.. Sn... bu cevap üzerine yanında oturan H.Özkan’a yazılı notunu iletir: ”Lütfen bu toplantıyı bitiriniz!..” Ve H.Özkan, Ecevit’e “efendim, sn. Cumhurbaşkanımız ile görüşmeye geç kalmayalım”der ve bakanlar kurulu toplantısı sonlanır. Sn... 6 Temmuz’da  Kocayayla’da  “3 Kasım seçim tarihi olabilir der” sonra zin...
Devamını okuyun
  0 yorum

BU DAVA BİZİM

​Kahramanlar can verdi
Bu dava bizim diye
Toprağıma kan verdi
Bu dava bizim diye

Devamını okuyun
  0 yorum

ABİM'E

​Ozandı O susmayan
Dili vardı Abimin
Mızrabından haykıran
Eli vardı Abimin 

Devamını okuyun
  0 yorum

YUKARIYA DOĞRU BAKIN

Ülkücü kardeşler dostlar parti taassubundan kurtulup ülkücü gözüyle bakıp bir cevap bulunuz:  Yukarıya bakınca ne görüyorsunuz?  Ne görmemiz gerektiğini düşünün bakalım. Gördüğümüz manzara ile görmemiz gereken manzara aynı mı? Aynı diyorsanız sorununuz yok.  Yıllarca verilen kavganın sebebi bu diyorsanız yine sorununuz yok demektir. Ne mutlu size amacınıza ulaştınız.  Amacımız neydi bizim yola çıkarken? Kavgamız niçindi? Ne için yollara düştük? Ne için sürgünler yaşadık? Ne için işkencelere maruz kaldı ülkücüler? Ne için idam sehpasında açtı güller? Yukarıya bir bakın. Ne kaldı değerler manzumemizden geriye? Bizi biz yapan neydi? Andımıza karşı çıkmak hangi davanın intika...
Devamını okuyun
  0 yorum

HAREKETTE FETRET DEVRİ 

​Biliyorum yine ben suçluyum. Her zaman ki gibi benim dışımdakiler haklı. Hem zaten ben nerden bilebilirim ki neyin doğru neyin yanlış olduğunu? Hayatımı yöneten tek insanın ben olduğunu sanıyordum ama öyle değilmiş. Benim adıma düşünen benim adıma karar veren Her konuyu sadece benim için yorumlayanlar varmış. Nereden bileyim? Her şeyi benden çok daha iyi bilen, benim yerime karar veren o kadar çok kişi var ki, saymakla bitirilemez. Kimin hayatını kim yönetiyor? Kim kimin yerine düşünüyor kim kimin yerine karar veriyor? O kadar çok "karar verici" var ki arada ben yok oluyorum. Kabul, herkes benim hayatımın içinde, hatta ruhumun içinde onlar. Onlar nasıl isterse öyle yaşıyorum. Benim yerime k...
Devamını okuyun
  0 yorum

AĞLAYAN ÜLKÜCÜLÜK  KARDEŞLİK 

Son zamanlarda “ şehitlerimize hakkımızı helal ediyoruz ama onlar bize hakkını helal eder mi bilmem” sözü çok sık duyulur oldu. Hiç düşündünüz mü bunu. Gerçekten onlar bize hakkını helal eder mi? Yusuf İmamoğlu 8 Haziran 1970 günü okumakta olduğu İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğrencisi iken komünistler tarafından şehit edilen ülkücü öğrenci. Necdet Sevinç üstat bakınız ne yazıyor: “Imamogluna iki yüz elli liralık bir burs temin etmek için iki yüz elli gün uğraşılmıştı. Ve evraka son imza atıldığı gün şehit düşmüştü Yusuf. Dağ gibi delikanlının dal gibi yiğidin cebinden otuz beş kuruş çıkmıştı.” (Necdet Sevinç Ülküye Notlar Kariyer sayfa 33) Peki bugün ile ne farkımız var? Yıl 1970...
Devamını okuyun
  0 yorum

KARAKTER MESELESİ VE ÜLKÜCÜ HAREKET

​ KAREKTER,ÜLKÜCÜLER ve ORTAM Yucatan Yarımadasında "sisal" denilen bir tür kenevire benzeyen ve elyafı böl olduğundan tekstil sanayiinde kullanılan bir bitki yetişir. Bu işi karlı bulan Amerikalılar Florida'da sisal üretmeye karar vermişler. Iyi bakılmış olan bir araziye ekim yapılmış. Vakit gelmiş bitki büyümüş. Amerikalılar buna pek sevinmişler. Hiera!.. Sisal ticaretini Yukatanlıların elinden aldık. Ürettikleri mahsulü biçtiklerinde bir de ne görsünler? Yaprakların içinde bulunması gereken elyaf yok. O zaman meseleyi anlamışlar. Sisal bitkisi sert toprak soğuk rüzgar sıcak güneşle mücadele ederek gelişiyor ve kemale eriyor. Demek ki hayatının kolaylaştırılması ve mükemmel ortam hazırlanm...
Devamını okuyun
  0 yorum