tahtapod.com | Blog

​TÜRKIYE SOSYAL DEVLET Mİ?

​TÜRKIYE SOSYAL DEVLET Mİ? Bir devletin sosyal devlet olup olmadığına karar verebilmek için, istihdam yapısı, çalışma koşulları,  gelir düzeyi, gelir dağılımındaki adalet veya adaletsizlik gibi sonuçları gösterge olarak almak gerekiyor. Yani,eşitsizlikleri azaltmaya çalışan,  belirli bir gelir düzeyini güvence altına alan bir devlet. Sosyal devlette; fırsat eşitliği, gelir dağılımı ve asgari yaşam şartlarını  sağlamak sosyal devletin önceliğidir. Sosyal devlet,kaynakları doğru ölçülü kullanan devlettir.  Vatandaşından gelirine göre vergi almıyorsa o devlet sosyal devlet değildir.  Bir ülkenin sosyal devlet olmasının esası ekonomisi ve vatandaşına verdiği değerle ölçü...
Devamını okuyun
  0 yorum

Son İttihatçılar: On Dörtler

_20190428_112812

 Son yazımı yazdığım tarihten (15.04.2019) bu yazımı yazdığım tarihe kadar geçen kısacık zaman dilimi içerisinde toplumumuzda yine akıl sır erdirilemeyecek aralıksız olaylar yaşandı. Şüphesiz bu olaylar arasında en önemlisi ve üzerinde durulması gereken ülkemize yasadışı yollarla giren -ki önüne gelen girmektedir- 8 yabancı uyruklu mahluğun, 5 yaşındaki bir kız çocuğuna tecavüz etmesidir. Bununla birlikte metrobüste yaşanan taciz olayı yine toplumun büyük tepkisini çekmiştir. Yine bir büyükşehirimizde bir "baba" başlık parası karşılığı öz kızını 'evliliğe' zorlamaktan çekinmemiştir. Oysa bazı Pollyannalar, biz bu sorunlardan bahsettiğimizde bunların yeşilçam filmlerinde kaldığını iddia ediyordu. Bu kısa zaman içerisinde ülkemizde duyduğumuz duymadığımız daha ne kadar suç işlenmiştir, Tanrı bilir.

Devamını okuyun
  0 yorum

TÜRKÜN GÜCÜ

​ Bazen çok konuştuğumu düşünebilirsiniz. Herşeyde sen biliyorsun sanki biz bilmiyormuyuzda diyebilirsiniz. Canınız sağolsun problem değil biz yine tekrarlayalım; Bu ülkede Türklüğe düşman olanlar bilin ki İslama da düşmanlardır. Evet direk açıktan Türke ve değerlerine açıktan saldıramayanlar İslamı kendilerine zırh ediniyorlar. Tarihte yaşanan Haçlı Seferleri İslama değil Türklere karşı yapılmış savaşlardır. Bilinmelidir ki Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi yüce bir  Türk komutanı ve devlet başkanıdır. Kötürüm bedeniyle haçlıları güneş görmüş kar misali  Anadoluda eriten Kılıçarslan yüce değilde kim yücedir acaba? Kosovada Murat,Niğboluda Yıldırım neydi acaba? Ya kanun koyan Muh...
Devamını okuyun
Etiketler:
  0 yorum

Pollyanna ve Schopenhauer

kitle-psikolojis_20190415-160758_1
İnsan, yeryüzüne yayılmış canlı çeşitliliğinin bir parçası olsa da diğer canlı türlerinden farklı olarak bazı yetilere sahiptir. Bu yetiler, insan beyninin gelişiminden kaynaklanır ve onun işlevlerindendir. Buna adlandırma olarak akıl diyoruz. Yani insanı insan kılan yetiler, her canlıda bulunan dürtü ve duygu yetisiyle birlikte akıl yetisidir. İnsanın bu özgünlüğü, insanlık tarihi boyunca insan eylemlerinin, çelişkilerinin, çatışmalarının ve gelişimlerinin temel nedenidir. İnsan yaşamı da içten içe bu üç yetinin mücadelesidir. Bu üç yetinden biri eğer insan bedeninde egemen olursa insan olağan yaşamından sapmaktadır. Örneğin, dürtü yetisi insan yaşamında ana eylemleyici olursa -ki, günümüz ...
Devamını okuyun
  0 yorum

TÜRKİYE

İnsanları birbirine katarak 
Kavgaları getirdiler Türkiye. 
Paramızı havalara atarak, 
Lüksün içe oturdular Türkiye.

Devamını okuyun
  0 yorum

SURİYELİLER MESELESİNE GENEL BAKIŞ

​ Aslında bu konuların konuşulması "bazı" yetkililerce pek hoş karşılanmıyor ve bu tür konulara değinenler hırpalanıyorlar belki amma… Biz Türk Milleti'nin bir ferdi olarak, aynı zamanda Türk toplumunun içinden de biri olarak; Türk toplumunun canını sıkan ve hatta canını yakan bu konuya temas etmek zorundayız. 29 Nisan 2011… İşte ne olduysa bu tarihten sonra oldu. Suriye'deki iç karışıklıktan kaçan halk, Cilvegöz Sınır Kapısı 'nda toplanmaya başladı. Türkiye, Suriye'deki iç karışıklıktan kaçan halka "Açık Kapı Politikası" adı altında ilk bu tarihte müsaade etti ve kapılarını ardına kadar açtı. O dönemde 12 milyona yakın Suriyeli 'nin ülkelerini terk ettiği bilgisi dünya gündemine düşerken, b...
Devamını okuyun
  0 yorum

KARŞI TARAF

Yeni bir seçim dönemine girdiğimiz şu günlerde; Yine "tarafların taraf olduğu, ötekilerin ise öteki olmaya devam ettiği" günleri yaşamaktayız. Yerel seçim olmasına rağmen her partinin genel seçim haline dönüştürdüğü, adaylardan ziyade ülke politikalarının konuşulduğu bir seçim ortamını gözlemliyoruz. Cumhurbaşkanı'nın (aynı zamanda siyasi parti genel başkanı olarak) devletin tüm kurumları ile birlikte sahada miting'ler düzenlediği bir seçimi yaşıyoruz. Cumhurbaşkanlığı (Başkanlık) sistemine geçilirken çok partili hayattan vazgeçip iki partili bir yönetime geçiş yapan ülkemizde; Şoför koltuğunda olan (Devleti yöneten) parti ile Tek muhalefet(?) partisinin yarışını izliyoruz. Bu şartlar altınd...
Devamını okuyun
  0 yorum

MAÇ SONUCU: 2-0

Yıllardan beridir iki ezeli takımın mücadelesini -topyekün- seksen iki milyon olarak seyrettik. Kim ne derse desin, bu iki ezeli takımın ülke uğruna verdikleri emeği yabana atmamız mümkün mü?!

Devamını okuyun
  0 yorum

YAŞADIK GÖRDÜK

yasadikGoerduek

Sorarsın sen bana bizim ülkeyi
Ülkede ne varsa yaşadık gördük.
Metreyle dolaştık yedi bölgeyi
Bölgede ne varsa yaşadık gördük.

Devamını okuyun
  0 yorum

Sisyphos’u Kurtarmak

10157248_10203638550667923_138919802322008083_n-680x365
Evet, toplum Sisyphos'un kayasıdır. Aydın cemiyeti de Sisyphos'un kendidir. Aydınlar, tıpkı Sisyphos gibi kayalarını (toplum) bir seviyeye getirmek (dağın zirvesi) için büyük bir çaba ile mücadele etmektedir. Ancak aydınımızın unuttuğu bir gerçek vardır. O da Tanrının cezasıdır (doğa yasasıdır). Aydınımızın yaşamı pahasına dağın zirvesine çıkarmaya çalıştığı kaya, kaçınılmaz olarak aşağı düşecektir, düşmek zorundadır. Çünkü ceza veya yasa böyledir. Pekiyi, aydınımız ne yapmalıdır? Her şeyi bırakmalı mıdır? O zaman da aydın değil toplum olur. Bıraktığı an, kendi kendine yabancılaşır, yığınlaşır. Her şeyi olduğu gibi kabullenmeli (kadercilik) midir? Bu sefer de insan değil hayvan olur. Yoksa A...
Devamını okuyun
  0 yorum