tahtapod.com | Blog

SURİYELİLER MESELESİNE GENEL BAKIŞ

​ Aslında bu konuların konuşulması "bazı" yetkililerce pek hoş karşılanmıyor ve bu tür konulara değinenler hırpalanıyorlar belki amma… Biz Türk Milleti'nin bir ferdi olarak, aynı zamanda Türk toplumunun içinden de biri olarak; Türk toplumunun canını sıkan ve hatta canını yakan bu konuya temas etmek zorundayız. 29 Nisan 2011… İşte ne olduysa bu tarihten sonra oldu. Suriye'deki iç karışıklıktan kaçan halk, Cilvegöz Sınır Kapısı 'nda toplanmaya başladı. Türkiye, Suriye'deki iç karışıklıktan kaçan halka "Açık Kapı Politikası" adı altında ilk bu tarihte müsaade etti ve kapılarını ardına kadar açtı. O dönemde 12 milyona yakın Suriyeli 'nin ülkelerini terk ettiği bilgisi dünya gündemine düşerken, b...
Devamını okuyun
  0 yorum

KARŞI TARAF

Yeni bir seçim dönemine girdiğimiz şu günlerde; Yine "tarafların taraf olduğu, ötekilerin ise öteki olmaya devam ettiği" günleri yaşamaktayız. Yerel seçim olmasına rağmen her partinin genel seçim haline dönüştürdüğü, adaylardan ziyade ülke politikalarının konuşulduğu bir seçim ortamını gözlemliyoruz. Cumhurbaşkanı'nın (aynı zamanda siyasi parti genel başkanı olarak) devletin tüm kurumları ile birlikte sahada miting'ler düzenlediği bir seçimi yaşıyoruz. Cumhurbaşkanlığı (Başkanlık) sistemine geçilirken çok partili hayattan vazgeçip iki partili bir yönetime geçiş yapan ülkemizde; Şoför koltuğunda olan (Devleti yöneten) parti ile Tek muhalefet(?) partisinin yarışını izliyoruz. Bu şartlar altınd...
Devamını okuyun
  0 yorum

MAÇ SONUCU: 2-0

Yıllardan beridir iki ezeli takımın mücadelesini -topyekün- seksen iki milyon olarak seyrettik. Kim ne derse desin, bu iki ezeli takımın ülke uğruna verdikleri emeği yabana atmamız mümkün mü?!

Devamını okuyun
  0 yorum

YAŞADIK GÖRDÜK

yasadikGoerduek

Sorarsın sen bana bizim ülkeyi
Ülkede ne varsa yaşadık gördük.
Metreyle dolaştık yedi bölgeyi
Bölgede ne varsa yaşadık gördük.

Devamını okuyun
  0 yorum

Sisyphos’u Kurtarmak

10157248_10203638550667923_138919802322008083_n-680x365
Evet, toplum Sisyphos'un kayasıdır. Aydın cemiyeti de Sisyphos'un kendidir. Aydınlar, tıpkı Sisyphos gibi kayalarını (toplum) bir seviyeye getirmek (dağın zirvesi) için büyük bir çaba ile mücadele etmektedir. Ancak aydınımızın unuttuğu bir gerçek vardır. O da Tanrının cezasıdır (doğa yasasıdır). Aydınımızın yaşamı pahasına dağın zirvesine çıkarmaya çalıştığı kaya, kaçınılmaz olarak aşağı düşecektir, düşmek zorundadır. Çünkü ceza veya yasa böyledir. Pekiyi, aydınımız ne yapmalıdır? Her şeyi bırakmalı mıdır? O zaman da aydın değil toplum olur. Bıraktığı an, kendi kendine yabancılaşır, yığınlaşır. Her şeyi olduğu gibi kabullenmeli (kadercilik) midir? Bu sefer de insan değil hayvan olur. Yoksa A...
Devamını okuyun
  0 yorum

Bad el Harab ül Basra

        ​Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim, sosyolog, psikolog, teolog,  terör uzmanı, siyaset bilimci falan değilim. Sadece sabah gördüğüm bir fotoğrafın bana düşündürdüklerini anlatmak istiyorum size...         Fotoğraf Suriye'nin ya da Irak'ın herhangi bir yerinde olabilir, daha da önemlisi, Türkiye'nin herhangi bir yerinden olmayacağının coğrafyamız içinde garantisi yoktur. Zaten gidişatta hayır da yoktur. Philip Mansel'in Halep kitabında "16. ve  17.yy.da Halep'te 53 han ve 56 çarşı olduğu, ve bunların ORtadoğu'nun en büyükleri olduğu, Arap çöllerinin en iyi atlarının burada satıldığı, Yahudiler, Tatarlar, İranlılar, Ermeniler, H...
Devamını okuyun
  0 yorum

Selanik'ten Dolmabahçe'ye Bir Ömrün Hikâyesi

Dünyaya gözlerini ne bir sarayda ne de bir padişahın çocuğu olarak açtı. Selanik'te küçük bir evde doğdu. Babası sıradan bir gümrük memuruydu. Annesi ise muhafazakâr bir Rumelili Türk kadınıydı. Osmanlı'nın son döneminde dünyaya gelen bir halk çocuğuydu. Çocuk yaşta babasını kaybederek hayatın gerçekleriyle çocukken tanışmak zorunda kaldı. Yıkılmak üzere olan bir imparatorluğun askeri okullarında okudu. Memleket meseleleri hakkında düşünmeye okul sıralarında başladı. Ders dışında kalan zamanlarda arkadaşlarıyla buluşup vatan meseleleri hakkında konuşuyorlar, birbirlerine hayallerini anlatıyorlardı. Büyük hayalleri vardı… Hem de çok büyük hayaller… Bir gün uçuruma sürüklenen devleti kendisini...
Devamını okuyun
  0 yorum

SEN YOKSUN....

​ Yarın 10 Kasım, yokluğunla yüzleşeceğimiz gün. Sen yoksun! Atam ben her 9 Kasım'ın ilk dakikalarında hayallere dalmaya başlıyorum. Sanki bu hayalleri kurunca 10 Kasım gelmeyecek ve biz yokluğunla yüzleşmeyeceğiz. Sen gittikten sonrada açtığın yoldan aynı hızla serüvenimize devam ettiğimizi hayal ediyorum. Bir memleketin 50 yılda yapamayacağı kalkınmayı on yılda hediye etmiştin ya yurdumuza, o hızdan bahsediyorum, o hızı kesmeden yolumuza devam ettiğimizi hayal ediyorum. Köy Enstitüleri aydınlığa boğmuş Anadolu'yu. Köyler şehre göçmüyor, her köy sanki bir şehir. Senin projendi "CUMHURİYET KÖYLERİ" Her köyde büyük bir kütüphane olmalı demiştin. Zaman değişmiş biz ona tiyatro salonunu ve sine...
Devamını okuyun
  0 yorum

YIL 2040

​ YIL 2040 Ülkemizde ikamet eden Suriyeliler ile ilgili bir araştırmaya göre ; En yoğun olarak 564 bin 189 kişiyle İstanbul'da bulunurken, onu 470 binle Şanlıurfa, 442 binle Hatay, 391 binle Gaziantep, 222 binle Adana, 208 binle Mersin, 152 binle Bursa, 130'ar binle İzmir ve Kilis ile 92 binle Mardin izliyor. 7 ildeki Suriyelilerin oranı, bu illerin toplam nüfusunda yüzde 10'u geçti. Şimdi bunda ne var demeyin. Bunun altında çok büyük sorunlar var uzun vadede. Ülkenin ekonomik yapısının nüfus yapısının kültürel yapısının hatta idari yapısının altı oyuluyor. Sağlıklı bir şekilde basmakalıp düşünceden arınmış olarak düşünün bakalım karşınıza nasıl bir manzara çıkacak ? Devletin her türlü imkan...
Devamını okuyun
  0 yorum

TÜRKİYE'DE MUHALEFET OLMAK

“Türkiye'de muhalefet muhalefete bırakılmayacak kadar önemlidir.” buyurmuş A. Selvi. Büyük yazar böyle diyorsa anlayın ki iktidar böyle düşünüyor demektir. O zaman muhalefeti muhalefete bırakmamak gerek.  Sayın yazar bu cümleyi kurarken neyi hesapladı demeye gerek var mı? Yok değil mi? Öyle ise iktidar erki üzerine düşeni yapmalı. Muhalefeti dizayn etmek iktidar erkinin en önemli görevidir. Son beş yıldır muhalefet partisi görünümünde bulunan oluşumların yaşadıkları gelişmeler göz önüne alındığında yazarın bu sözü daha net anlaşılır. MHP içinde oluşan muhalif hareketin sekteye uğratılması kongre istediğinin komik gerekçeler ile iptal edilmesi oluşumun yeni bir partiye zorlanması ve yeni...
Devamını okuyun
  0 yorum