tahtapod.com | Blog

BEKA ve ONTOLOJİK STATÜ SORUNU

Seçim sonuçları ayrı bir değerlendirmenin konusu ama bu konuda şu kadarını söylemek gerekir ki; kimin varlık sebebine ait argümanları kullanırsan, argümanın asıl sahibine hizmet edersin. Örneğin; yaptığın bisküvilerle meşhur bir marka isen ve dondurma işine girmişsen, dondurma işinde piyasa yapmış ve üstelik dondurmayı da iyi yapmış bir markaya hizmet edersin. Bu, siyasette de böyledir. Ortak değil de rakip olarak girdikleri bir çok yerde MHP'nin ortağını ezmesinin nedeni de budur. Ankara'da FETÖ hayranlarından "ülkücü" yaratma gayretinin sonucu da… Dün yaptıkları ortadayken bugün milliyetçi olmalarına kim inanır?..

AKP'nin en büyük sorunu her seçimde kendini uyduruk bir elementle ıspatlama peşine düşmesidir ki, bir zamanlar bu konuda rakiplerini suçlasa da, anlaşılmıştır ki kendisini tanımlayacağı bir ontolojik statüsü yoktur. "Muhafazakâr Demokrat" bu elementlerin en uyduruğuydu ki, post-modernist sosyoloji ve siyasetin tavan yaptığı bir zevzeklikti…

Devamını okuyun
  0 yorum

"Ülkü Adlı Yâr Peşinde" Bir Ömür; Ozan Arif

       80'li yılların başı; 12 Eylül cuntasının haklıyı-haksızı, eğriyi-doğruyu ve en önemlisi de haini-vatanperveri aynı kazanda eritip tek tip apolitik koyunlar halinde sokağa salmayı hedeflediği, bu amaçla akıl almaz işkencelere tabi tuttuğu, bu zulme direnen mangal yürekli yiğitleri ise darağacında sallandırdığı o kara dönem. Almanya'da çalışan bir kuzenimin Trabzon'un şirin mi şirin dağ köylerinden birindeki ata dede evinde, her tarafı kırık dökük, cızırdayan eski bir kasetçalarda duymak nasip olmuştu ilk defa sesini: "Başbuğ'um emrindeyiz!" diyordu. İşte tam o anda, o küçücük yaşımda - kafamda deli sorular; bu ozan kim, niye Başbuğ'un emrinde ve daha da önemlisi Başbuğ kim ve niçin bu kadar önemli onun için - saygıyla dinlemiş, sevmiş, benimsemiştim bu sesin sahibini. 

Devamını okuyun
  0 yorum

MUHALEF ÖZNE OLMALI NESNE DEĞİL

​ "Hepimiz Sultan Hamid istibdadının yıkılmasını istiyoruz. Ama hiçbirimiz o yıkılıp da iktidar bize kalırsa ne yapacağımızı söylemiyoruz. Mustafa Kemal'e sıra gelince, O; "Rumeli'de ve Küçük Asya'da bizden olmayan toprakları içine almayan bir sınır çizerim. Bu sınır içindeki memleket ve milletimizi kurtarmaya bakarım" Falih Rıfkı böyle diyor Atatürk Kimdir eserinde. Atatürk'ü Atatürk yapan da bu. Geniş düşünmek. "Okunuzu en yükseğe hedef alarak atmak." Geleceği düşünmek bir sanattır. Siz siyasetinizi bu çerçevede yapmıyor/yapamıyorsanız ne kendinizi yorun ne bizleri… Sahi AKP gitsin tamam gitsin de ; Sizin programınız ne? Kadronuz kim? Projeleriniz var mı? Milleti yanınıza çekecek milletin ...
Devamını okuyun
  0 yorum

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ

​ "Ejder Meyveli Smoothie (Chia tohumu eşliğinde), Efuli (Liçi meyvesi eşliğinde), Aloevera (Starex meyvesi eşliğinde), Orman Meyveli Special, Pataşur içerisinde Çerkez Tavuğu, Zencefilli Somonlu Suşi, Tartalet içerisinde " efendim meşhur 30 Ağustos menüsü… Ne var bunda deneyin? Türkiye Cumhuriyeti devletinin menüsünde Türk yemeği yok. Ama olsun değil mi? Avam milliyetçileri ne anlar bu işlerden? Onlar için bulgur aşı bulabilirse yanında kuru fasulye ve bir baş soğan. Şimdi koskoca devlet erkanı iktidarı muhalifi sizin gibi kuru fasulye mi yesin? Yok isterseniz birer dürüm söyleyelim. Niye eleştiriyor insanlar bu menüyü ? İtibardan taviz olmaz beyim. Şimdi bu menüden kalkıp bir de milliyetçi...
Devamını okuyun
  0 yorum

DEĞİŞİM ve DÖNÜŞÜM

Patatesin de, yumurtanın da, kahve çekirdeklerinin de aynı sıkıntıyı yaşadıklarını, yani kaynar suyun içinde kaldıklarını düşünün. Fakat her biri bu durum karşısında farklı farklı tepkiler vermişlerdir. Patates daha önce sert, güçlü ve tavizsiz görünürken, kaynar suyun içine girince yumuşamış ve güçten düşmüştü. Yumurta ise çok kırılgandı; dışındaki ince kabuğun içindeki sıvıyı koruyordu. Ama kaynar suda kalınca, yumurta sertleşmiş katılaşmıştır. Ancak kahve çekirdekleri bambaşkaydı. Kaynar suyun içinde kalınca, kendileri değiştiği gibi suyu da değiştirmişlerdi ve ortaya tamamen yeni bir şey çıkmıştı. "Sen hangisisin?"  Önce buna bir karar verin.  "Bir sıkıntı kapını çaldığında nas...
Devamını okuyun
  0 yorum

OLUP BİTENLER ÜZERİNE

' 'Men Atatürk'ün askeriyem'' Ebülfez Elçibey Ruhun şad, mekanın cennet olsun; şair ruhlu romantik insan. Bir damla kardeş kanının dökülmemesi için hiç bir şekilde koltuk hesabı yapmadın. Eğer isteseydi, koltuğunu koruma uğruna kendisine bağlı "Azatlık kabul etmeyen, iflah olmaz köleler" ordusu kurabilirdi ama asla böyle bir şeye tenezzül etmedi. ... Kendisine sorarlar "Ermenistan ile savaşta Türkiye isteseydi bize uçak, helikopter gönderebilirdi, niçin göndermedi" dediklerinde; "Özellikle böyle bir katkı istemedik; Türk iye Türklüğümüzün güneşidir; bu güneş sönerse Türk dünyasının güneşi de sönerdi, riske girmesine gönlüm razı olmadı" demiş. Rahmetli "Bir millet iki devlet" inancını ilikler...
Devamını okuyun
  0 yorum

MELEZ BİR ANLAYIŞ ve ÜLKÜCÜ HAREKET

Bir gün bir tavşan ormanda neşeyle yürüyormuş.  Derken karşısına tanimadigi bir hayvan çıkmış. "Nesin sen?" diye sormus tavsan. .  "Ben katırım. Annem eşşek, babam ise bir attir." demis. Tavsan "Hmm... hayli enteresan." diyerek yoluna devam etmis. .  Derken yine tanimadigi bir hayvana rastlamis. .  "Peki sen nesin?" .  "Ben bir kurt köpeğiyim. Annem köpek, babam ise kurttur." Tavsan yine "Enteresan." diyerek ilerlemis... Melez bir bakış açısı melez bir anlayış içinde kaldık. Çevremiz bu melez yapı tarafından kuşatılmış durumda.  Fikirlerin melezleştiği bir çağa denk geldik. Kimin ne olduğu belli değil. Türk milliyetçiliği bu melezleşme olayından en çok etkilenen...
Devamını okuyun
  0 yorum

ÜLKÜCÜLERİN VİCDANLARIYLA İMTİHANI

​ Genelde Türk milliyetçileri özelde ülkücüler, Türk milletinin refah seviyesi bakımından en şansız evlatlarıdır. Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne o damardan gelen vatan evlatları karşılık beklemeksizin ulvi değerler uğruna kendini adayan sosyal, ekonomik ve kültürel yönden en zayıf bir sosyal çevre olmanın ötesine bir türlü geçemediler. Buna rağmen savundukları değerlerin kutsallığını bir an bile tartışma ihtiyacını dahi duymadılar. Ancak onların karşılıksız bu değerlere kendilerini adamaları sürekli birileri tarafından istismar konusu yapıldı. Bazen derin yapıların bazen de bu yapıların izdüşümlerinin kurbanı oldular. Oysa onların kendilerini adadıkları sadece Türk milletinin menfaatleri v...
Devamını okuyun
  0 yorum

Türkiye "İyi" Olacak (mı?)

Aşağıdaki yazı yaklaşık bir yıl önce o zamanın şartlarına göre yazılmıştı. Malûm zaman değişti, ama önemli bir fark - İyi Parti 'nin kurulması - dışında yazının temel mesajını etkileyecek bir gelişme yaşanmadı. Anlaşılıyor ki 24 Haziran seçimlerine de bu şartlarda gideceğiz. Kısa bir süre içerisinde millet vekili aday listeleri kesinleşecek. Tam da bu noktada işte, son dönemdeki çıkışıyla milletin umud u hâline gelen - MHP içerisinde siyaset yapmaları hukuk dışı yollarla engellendiği ve MHP köklerinden uzaklaştırılıp iktidarın gayrı milli politikalarına payanda yapıldığı için İyi Parti 'yi kurarak milli merkez i temsil etme iddiasını ortaya koyan - Sayın Akşener ve ekibine ellerindeki bu fır...
Devamını okuyun
  0 yorum

DÖRT NİSAN

DÖRT NİSAN

Bugün dört Nisan...
Ağla yüreğim,
Baharda kışa girdik.
Ve hüzün çiçekleri açtı bağrımızda...

Devamını okuyun
  0 yorum