tahtapod.com | Blog

İYİLER NASIL KAZANIR?

KURULTAY ve SONRASI  "Tıp fakültesinde ilk kez kadavra başına toplanan öğrenciler baya bir merak ve ilgiyle kadavrayı incelemektedirler… Profesör dersine başlar . Ve tıpta iki şey doktorlar için çok önemlidir der. İlki insan vücuduyla ilgili hiçbir şey sizin için iğrenç olmamalıdır.. Örneğin ;der hemen ardından parmağını cesedin k...na sokar ve çıkartıp kendi ağzına götürür. Hadi bakalım sizlerde aynı şeyi yapınız..! Öğrenciler şok içinde hepsi duraksar ama bakarlar ki hoca çok ciddi … İstemeye istemeye hepsi sırayla kadavranın kıçını parmaklayıp sonrada emerler . Öğrencilerin hepsi bu işin tadına bakıp berbat bir hale gelmişken hoca konuşmaya devam eder. Bir tıp doktoru için en önemli ...
Devamını okuyun
  0 yorum

BİZİM KASABANIN MAHALLELERİ ve KURULTAY

BIZIM KASABANIN MAHALLELERI "Küçük bir kasabanın dört ayrı mahallesi varmış. Birinci mahallede Evet ama'lar yaşıyormuş. Evet ama'lar ne yapılması gerektiğini bildiklerini düşünürlermiş. Yapma zamanı geldiğinde ise "evet, ama" diye cevap verirlermiş. Cevapları hep yanlış olurmuş. Suçu başkalarına atmakta da ustaymışlar. İkinci mahallede Yapıcam'lar yaşarmış. Ne yapacaklarını bilirlermiş. Kendilerini yapacakları şeye adım adım hazırlarlarmış, ama yapacakları sırada şanslarını kaçırdıklarının farkına varırlarmış. Bu mahallede insanların dizleri dövülmekten yara bere içindeymiş. Yaşamı ertelememek için verdikleri kararı bile ertelerlermiş. Üçüncü mahallede yaşayan Keşkeci'lerin, hayatı algılama ...
Devamını okuyun
  0 yorum

%99.8289136 Verim

Verim basit olarak; bir sistemden çıkanların, o çıktıları elde etmek için sisteme sokulan girdiler ile oranlanmasıyla elde edilir. Yani halk arasında "ne kadar ekmek o kadar köfte" dediğimiz deyişle de özdeşleştirilebilir. Temel olarak bir sistemin ayakta kalabilmesi ve ilerleyebilmesi için verim oranının yüksek olması istenir. Verim artırımı oldukça zor bir şey olmakla beraber, herhangi bir sistemdeki verimi çok üst seviyelere çıkarmak için o işin duayeni olmak gerekir...   

Tarih 2016, bahar ayları, ülkedeki sıcaklık artışı Milliyetçi Hareket Partisi içerisindeki sıcaklık artışı ile yarışamayacak seviyede kalmış. Yerel, genel, referandum... Akla gelebilecek bütün seçimleri kaybeden Milliyetçi Hareket Partisi içerisinde Meral Akşener, Ümit Özdağ, Koray Aydın ve Sinan Oğan parti içi verimliliği artıracağını söyleyerek genel başkanlık için aday olduğunu açıklamış ve bu iddialarını delegelere yansıtmış. İddia o ki, hazirun listesinin 1212 delegeden 748 delege imza etmiş. Yani 464 delege mevcut sistemin gerekli yeterliliği sağladığına kani. O tarihte mevcut verim 464/1212=0.383, yani %38,3.

Devamını okuyun
  0 yorum

SAYIN ADAYLARA

Hâkim güç merkezde oturduğu sürece onlar istemeden hiç bir güç orada ben kavga vereceğim diyemez. Bu ancak yel değirmenlerine savaş açmak anlamına gelir. ​ OLMUYOR SAYIN ADAYLAR Oğan, "MHP'de kurultayın 18 Mart 2018'den daha erken bir tarihe alınacağını, muhtemelen Ekim 2017 gibi MHP'nin olağan kurultayının erkene alınmış bir şekilde yapılacağını düşünüyoruz. Şunun şurasında 4-5 aylık bir süreç var. Öncelikle MHP kurultayında bir hesaplaşmanın olması gerektiğini."Sinan OGAN "Son 20 yılın hak etmediğimiz neticelerine rağmen bir siyaset markası olarak Milliyetçi Hareket Partisi; bizim ideolojik haysiyetimizdir ve niyeti muğlâk, yönetme üslubu hainleştirici, kurulu düzen biatçısı, kişilikleri k...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Doğan Ay @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

SİNAN OGAN

Artık hiç bir şart altında MHP çatısı altında demokratik kongre yapılacak birileri aday olacak diye mavi boncuk dağıtıp kendinizi ve sizi sevenleri kandırmayın. Bunun yetine çıkın "yanlış yaptım özür diliyorum genel merkezden beni affedin partiye tekrar alın " deyin daha güzel olur inanın. ​SAYIN OGAN BEY'E!  Oğan, "MHP'de kurultayın 18 Mart 2018'den daha erken bir tarihe alınacağını, muhtemelen Ekim 2017 gibi MHP'nin olağan kurultayının erkene alınmış bir şekilde yapılacağını düşünüyoruz. Şunun şurasında 4-5 aylık bir süreç var.  Öncelikle MHP kurultayında bir hesaplaşmanın olması gerektiğini, ondan sonra bu neticeye göre oturulup bütün taraflarla istişare yapıldıktan sonra bir ye...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Doğan Ay @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

Yeni başlangıç mı

Artık şu gerçeği görün. Vatandaşın oyu çantanızda keklik değil. Nasıl olsa bahceliye kızgınlar nasıl olsa halk oylamasında hayır dediler diye düşünerek oyların adrese teslim olacağını hayal etmeyin. Bir yenilik mi yapacaksınız Türk siyasetinde öyle ise üslubunuzdan başlayın derim. Mhp kongresi ile ilgili mahkeme kararını iyi okumak zorundayız. Niçin hayır denildi kurultay için? Acaba mhp içinde gelişen muhalif harekete buyur diyerek yeni bir kapı mı açıldı yoksa mhp yönetiminin elini mi rahatlattı bu karar? Bütün bunlara bir de akp içinde oluşabilecek çatışmanın önüne mi geçildi eklemesini düşünmek gerek. Dışarıda bir güç merkezi olarak bekleyen Sayın Gül ve Sayın Şener bu karar ile oluşacak...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Doğan Ay @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

UZAY BOŞLUĞUNA MEKTUP

Delegenin yarısı Kurultay için imza verdi, "hain" dedin. Hain iseler niye o güne kadar bilmiyordun? Saf mısın? Saf isen nasıl olur da o koltuğu halâ işgal edebiliyorsun? Adamsılar sittin senedir sözleriyle, eylemleriyle Türkiye Cumhuriyetine düşmanlıklarını sergiliyorlar. Düşmanlıklarını yasa haline getirmek için bir proje ile geldiler, "Evet" dedin. Şimdi kalkmış "Aaaa eyalet dediler" diye salağa yatıyorsun. Düne kadar hiç haber izlemedin mi? Gazete okumadın mı? "Açılım Süreci" Asurlular zamanında mı yaşanmıştı? Yandaşların yazılarını okumadın, konuşmalarını dinlemedin mi? Nasıl bir "Genel Başkan"sın ki "APO"nun kitaplarını okumamış, "Açılım Süreci"nde ve sonrasında o kitaplara, makalelere ...
Devamını okuyun
  0 yorum

NEDEN 10 TEMMUZ?...

Dün sosyal medya hesabımdan 10 Temmuz'un neden kabul edildiğine dair bir soru sordum ama cevap alamadım.
Sorduğum soruya cevap vermektense tüzükte bir değil bir kaç maddenin değiştiğine dair yorumlar geldi. 

Evvela şunu söylemek istiyorum.
Balgat ve Saray bu 19 Haziran kurultayında alınan kararların durdurulmasını öyle veya böye yapacaktı. Bir kaç madde değil, baştan söylenildiği gibi sadece bir madde değişse de yapacaktı. Hatta bütün adaylar aslında olması gereken uyumu sergileseler ve herkesi memnun etseler bile yapacaktı.

Bu mahkeme kararının ne derece adil ve hukuki doğru olduğunu tartışmanın lüzumu yok. Hepimiz ülkedeki durumu görüyoruz, nitekim hukuğun gücün fahişesi haline getirilmesi yeni bir olay değil! 

Benim seçim kurultayı tarihi üzerinde durmamın sebebi başka.
Kimseyi suçlamak veya taraf tutmak gibi bir niyetim yok. 

Lakin 10 Temmuz'u kabul eden kim olursa olsun, bence büyük hatadır.
Devamını okuyun
  0 yorum

BENİM ADAYIM SİNAN OĞAN

Kafkasya'nın Bozkurdu benim adayım sensin, seni destekliyorum…

Henüz yedi sekiz yaşlarındaydım Dinar'ın Ulu Camisi etrafında ki baharatçılara doğru yürüyordum. Çocukluğu Dinar'da geçmiş olanlar iyi bilir. Eskiden orada "Esans" satan hacı amcalar olurdu ve bir hacı amca ne zaman o yoldan geçsem beni yoldan çevirir boynuma esans sürerdi. Bu sebepten olsa gerek yine onun bulunduğu yoldan yürüyordum. Hacı amca oradaydı ağır adımlarla yanından geçmiştim ama bu defa beni görmemişti. Sadece beni değil hiçbir şeyi görmüyordu. Onu ilk defa öyle görmüştüm, gözleri dolu doluydu Hacı amcanın "Bakü'yü mahvetmişler" diyordu yanında ki büyüğüme. 20 Ocak 1990 faciasından Kara Cumartesi'den bahsediyorlardı.

O kara günlerde Hacı amcanın çilesine ortak olan, Türk'ün gözünden süzülen yaşın hesabını sormak isteyen birisi daha varmış. Elinde megafon, yanında yüzlerce Türkeşçi ile düşmüş İstanbul sokaklarına. Haykırmış SSCB konsolosluğunun önünde

"Faşist Gorbaçov sana sesleniyoruz. Kanlı dişlerini Azerbaycan'dan çek. Ermeni vampirleri size sesleniyoruz. Kan emici dişlerinizi vatanımızdan çekin, yoksa Türklüğün yumruğu sizleri ezecektir."

O yiğidin adı Sinan Oğan. İşte ben bu yüzden Sinan Oğan diyorum.

Devamını okuyun
Etiketler:
  0 yorum

Aslında 19 Haziran...

Neler oldu

1 – Öncelikle hiç kuşkusuz berbat bir organizasyondu.

  • Yer seçimi felaketti. Biz gözümüzü statlara dikmiş, büyük düşünürken; maalesef dağın başındaki bu tesis vizyonsuz bir tercihti.
  • Ülkücüler teyakkuzdayken onları 2.000 kişilik bir salona mahkûm etmek rezaletti. En azından aynı tesisteki kapalı spor salonu tercih edilebilirdi. O salonu dolduran, yüzlerce kilometre uzaktan gelen binlerce kişinin kurultayı ekrandan izlemesi doğru olmamıştır.
  • İnsanları kilometrelerce yürütmek düşüncesizlikti. Sürekli çalışan 5 tane servis aracı konulabilirdi. D)Kongrenin öznesi delege olduğu halde, delegeyi 5 saat kuyrukta, o sıcakta havasız salonda tutmak beceriksizlikti. Tamam, kabul normalde noter onayı olmadan delegeyi hazirun cetvelini imzalatarak salona alabileceğiniz halde, sürekli yatılan çamurlardan korkup işimizi sağlama alalım demeniz ve noter uygulaması yapmanız mantıklıydı. Ancak isimleri alfabetik ayırıp 5 kapıdan 5 noter marifetiyle bu işlemi yapamaz mıydınız? Şahsi gözlemim asgari 10 delegenin salonu imza vermeden, giriş yapmadan terk ettiği yönünde. Kurultay fiyaskoyla neticelenmemiş, delegeler sabırla 5 saat beklemişlerse bu onların ülkücü olmalarındandır.
Devamını okuyun
  0 yorum