tahtapod.com | Blog

Dize

E94D5B9F-BF66-4609-BE4B-8480D596D9D2

Leş ışığımda oturmuş pergelin metal kısmıyla parmak ucuma kaçıncı darbede kan akıtabileceğimi düşünüyorum, sabırla. Perdenin aralığından yaprak hışırtıları ve keskin ışık dikkatimle oyun oynuyor. Üst kattaki çocuklar bahçeye inmiş, tavşanlarını kucaklarında gezdirip kör ebe oynuyorlar. Siyah saçları dalgalanıyor rüzgarın kısık sesiyle.

Dışarıyı odamdayken hiç sevemedim. Nerede yaşadığım önemli değildi aslında, dört duvar içinde bana aitlikler bulunduğu sürece ben de oraya aittim. 7 yaşımdan beri bu böyleydi, kimse ne yaptığımı bilmiyordu, sessiz bir şekilde kendimi yazıyordum kendime ince ince dökümlerle. Sınırsız bir hayatım oluyordu. Dışarıya çıkmak istesem; insanların veya annemin söylediği eve dönüş vakti beni huzursuzlukla kaplıyordu. 

Devamını okuyun
  0 yorum

Kız Kulesi( Hero ve Leandros)

Şebnem kokan rüyaların resmiyetinden sıyrılarak uyandım. Bıldırcın dokusuna veda eden uykuların tül perdeyi avuçladığı sıcak bir gündü, avuçlarımda terleyen yalnızlığın sessizliği ile uzandığım, mor çiçeklerin halka halka birbirine kenetlendiği buruşmuş çarşafımı katlayıp yatağın kenarına bıraktım. İrkilircesine parmak uçlarımla kavrayıp tozunu sildiğim pikeyi çarşafın üzerine koydum. Hafiften bir rüzgârın eğik, kambur saatlerden çıkıp penceremi tıklattığına kulak kesildim. Unuttuğum ilk işti camı açıp tertemiz havanın boğuk duvarlarımın yanağını okşaması. Birkaç adım atıp düşündüm, alnımı kaşıdım, işaret parmağımla kaşlarımı tararcasına düzelttim. Avuç içimle yüzümü kavradım, musluğu çevird...
Devamını okuyun
  0 yorum

TRENLER VE YOLCULARI

Tren rayların üstünde sallanarak ilerliyordu. Henüz çok geç olmamasına rağmen mevsim gereği dışarıda yağmurlu soğuk hava kararmıştı. Takım elbisesinin içine giydiği gömleğin yaka düğmesinin açılmış ve kravatın düğümü hafif bollandırılmış olması bitkin ve tükenmişlikten henüz çok uzak olsa da yorgun olduğunu göstermekteydi. Aynı yüzü ve bakışları gibi. Yanındaki koltuğun üstünde deri el çantası, onun da üstüne çıkartıp özenle tersten katlayarak koyduğu paltosu vardı.

Kompartımanda trenin gidiş istikametine doğru pencerenin yanına oturmuş camdan karanlığı delen şehrin ışıklarına dalmıştı. Tren şehrin trafiğinin aktığı ana caddelerin birinin üstüne sütunlarla kurulmuş demir yolunda ilerliyordu.

Devamını okuyun
  0 yorum