KIRIK SANDALYE MEŞAZI!

Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildikten sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan randevu talep etmiş ve bu talep uzun zaman cevapsız kalmıştı. İmamoğlu'nun randevu talebini enine boyuna düşünen AKP cenahı, nihayetinde bütün Büyükşehir Başkanları ile beraber bir toplantı tertip etmeyi uygun buldu. Böylece sadece İmamoğlu ile fotoğraf vermek yerine ülke genelindeki otuz Büyük Şehir Belediye Başkanı davet edildi. Olabilir, normaldir…

Fakat normal olmayan, otuz başkanın içinde İmamoğlu'nun kırık sandalyeye oturtularak düşürülmesi ve bu durumun malum medya vasıtasıyla aşağılama ve tehdit amaçlı olarak kullanılmaya çalışılmasıdır. Ve bu bir tesadüf olamaz.

Eğer saray çalışanları boş zamanlarında aralarında, "sandalye kırma yarışması" veya yastık savaşı yapan ergenler gibi "sandalye savaşı" yapmıyorlarsa, yepyeni sarayda kırık sandalye zaten olamaz.

Olmaz…

***

Ben yaşanılan bu olaya herkes gibi, İsrail'in, bir zamanlar ülkemizi aşağılamak için büyük elçimizi alçak boylu bir koltuğa oturtarak paylaştığı görüntülerden esinlenip, "Bu bir Ortadoğu ülkesi klasiği" demeyeceğim. Çünkü fikrimce çeşit çeşit alçaklık, tam bir Ortadoğu ülkesi olan İsrail ve yöneticilerine mahsus bir klasiktir.

İsrail ve İsrail kafalıların böyle alçak oyunları çoktur…

***

Ben meseleye farklı açıdan bakıyorum.

Ülke olarak, "itibardan tasarruf olmaz" diyerek sırtımıza yüklenen her türlü vergiyi başımızın üstünde gururla taşırken biricik sembolümüz, göz bebeğimiz, dünya çapında kıskanılma sebebimiz olan sarayımıza kırık sandalye satın alıp devleti zarara uğratan yandaş levazımcıyı hesaba çekmek lazım. Görünen o ki, adam dandik sandalyeyi dünyanın parasına hem de Erdoğan'a rağmen, "Bu millet"e kakalamış. Millet neyse de burada bir "Erdoğan'ı kandırma" uyanıklığı seziyorum.

Efendim, satın alma sorumlusu arkadaş sağlam sandalye almış fakat İmamoğlu'na gıcığı olan bir saray çalışanı bilinçli olarak kırmışsa tespit edilip hemen "devlet malına zarar vermekten" hesaba çekilmelidir. Ayrıca İmamoğlu ciddi şekilde sakatlanabilirdi hatta kafasını bir yere çarpıp ölebilirdi. Bu sebeple sandalyeyi kırarak tuzak kuran kişi, devlet malına zarar vermenin yanında "kişinin canına kastetmek" suçuyla da yargılanmalıdır.

Yok yok…

Türk misafirperverliği konusuna girip ev sahibinin gelen misafirleri rahat ettirmek ve en iyi şekilde ağırlamak için nasıl çırpındığı konusuna girmeyeceğim. Hatta çocukluğumdan hatırladığım, evde yoksa gizlice komşudan emanet alınıp misafirin hizmetine sunulan yiyecek ve yorgan-nevresim meselesinden hiç bahsetmeyeceğim.

Çünkü bunlar Türk kültürü ve Türk misafirperverliğiyle ilgili mevzular olup ne yazık ki, ayaklar altında can çekişiyor…

***

Saraydaki Büyükşehir Belediye Başkanları davetinde, her şey dört dörtlük yapıldığı halde malum sandalye, İmamoğlu'nun ağırlığına dayanamamışsa iktidarın durumu daha da vahim demektir.

Lâkin Ekrem Başkan'ın da verdiği fotoğraflardan gördüğüm kadarıyla, biraz "rejim" yapması gerektiğini söylemeden geçemeyeceğim.

***

Netice-i kelâm olarak Sn. Erdoğan ve sevenleri bilsinler ki, ülkenin en büyük vilayetinin bütün engellemelere rağmen iki kere seçilmiş Belediye Başkanına verilen kırık sandalye ucuzluğunu ve bu ucuzluğu yandaş medyada haber olarak çevirmeyi kimler akıl ettiyse liderlerine en büyük kötülüğü yapıyorlar…

Yani demem o ki, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde kırık mazbata vermişlerdi. Dün saraydaki Büyükşehir Belediye Başkanları toplantısında da kırık sandalye vermişler. 31 Mart'ın tekrarı olan 23 Haziran seçimlerinin sonucunu hepimiz biliyoruz.

Böyle "kırık" akılları kim veriyorsa devam etsin.

Bence mahsuru yok…



12.09.2019

TOLSTOY ve BIZ
DÜŞÜNCELER

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış