Savaşın Gölgesinde (While at War)  Miguel de Unamuno adını duyanlarınız vardır elbette. İspanyol edebiyatının en büyük ustası diyebilirim. Zaman zaman dilimize çevrilmiş edebiyat eserlerini tanıttığımı anımsıyorum. Bu film onun yaşamından bir kesit. Her bakımdan muhteşem bir film. Yıl 1936 İspanya'da şiddetli bir iç savaş dönemi. Bir tarafta Faşistler, bir tarafta Bolşevikler. Ortad...
Devamını Oku
Eskiden bu topraklarda "KOLCU" diye bir meslek vardı. Bunlar Ege Akdeniz bölgesinde köyleri dolaşır, "belinde tütün kesesi" ve "kav" taşıyan fakir fukarayı yakalayıp işlem yaparlardı. Kolcular, çöküş dönemi Osmanlı'sında köylüleri inim inim inleten despotlar olarak tanınırdı.1883 yılında yabancı sermaye ile kurulan "Tütün Reji İdaresi" ülke içindeki tütün üretiminde, denetlenmesinde, sat...
Devamını Oku
ERZURUM YOLCULUĞU, Alexandr Puşkin  Kitap okumanın saati yoktur. Gündüz okuduğumu paylaşmıştım şimdi bitirdiğimi (04.00) de paylaşayım.  Bu kitabı okurken bana eşlik eden 3 bardak çay, bir tas tarhana cipsi, bir şişe su ve müzik.  Müzik de hep aynı parca. Telimde kayıtlı bulunan bir Thelonious Monk bestesi ve tüm jazz severlerin bildiği "Round Midnight"... Bu parça o kadar...
Devamını Oku
ATATÜRK ya da Cumhuriyetin Kurucu Felsefesi  Son günlerin en önemli çalışması diyebilirim. Zafer TOPRAK hocamızın diğer eserlerini yakından takip eden biri olarak bu kitabın içeriğini, tezlerini hemen hemen biliyordum. Ancak bu çalışma kendi eserlerinden toplanmış bir "ikon kitap" kıvamında önemi çok yüksek.  ATATÜRK ya da Cumhuriyetin kurucu felsefesi, damdan düşer gibi inmedi...
Devamını Oku
İnsan, Tanrı ve Ölümsüzlük  James George Frazer (1854-1941)'in dilimize çevrilen her eserini dikkatle okurum. Onun eserlerini, elinizde bir kalem satır satır bir şey arıyormuş gibi, bir keşif heyecanı ile okursunuz.. Onun eserlerinde şu an DİN dediğiniz olgunun ilkel vahşi barbar yaşamdan nasıl evrildiğini. "İlkel toplumların" BÜYÜ'sünün zamanla TANRILARA ve ardından TEKTANRI'y...
Devamını Oku
Alanya'nın bir dağ köyünden başlayan bir kızın öyküsü: İlk satırlar şöyle "...Cumhuriyetin onuncu yılıymış. Eğitimin uğramadığı, okulu olmayan bir dağ köyünde, "Ben de okumaya gideceğim" diye tutturduğumda, "Okuyan kızlar başını örtmezmiş, yarın ahirette cayır cayır yanarsın" diyen komşumuz Cemiş teyzenin yüzünü gözünü tırmaladığımda ve eşek sırtında götürüldüğüm nahiyede başka bir aile ...
Devamını Oku
BİR KİTAP: (KENDİ KATEGORİLERİM) Ben bu kitap üzerinde fazla durmayacağım. Neredeyse 350 sayfa kitap okuma ile ilgili tezler öne sürmüş. Örneğin okuma düzeyleri ile ilgili kategoriler oluşturmuş ve bunları incelemiş (Başlangıç-İnceleyici-Analitik)... Meraklısı keyif alacaktır ancak ben bu kitabın başlığını değiştirerek bir başka bakacağım. Kendi deneyimlerimle aktaracağım. NEDEN KİTAP AL...
Devamını Oku
Tuhaf-Tekinsiz-Ürpertici-Garip- Ürkütücü gibi kavramları gündelik yaşamımızda duymuşuzdur. Örneğin çocukluğumda, TEKİNSİZ sözcüğünün kullanıldığına tanık olmadım ama "TEKİN" kavramının olumsuzlanmasını, "değil" sözcüğü ile kullanıldığını biliyorum. Büyüklerimizin böyle uyarıları olurdu: - O çocuk hiç Tekin değil.- O koruluk alana gitmeyin Tekin değil.- Tekin olmayan bir adam. vs vs gibi ...
Devamını Oku
İMPARATORLUĞUN ÖTEKİ YÜZELERİ Bu gece size önermeye çalışacağım kitap gerçekten enteresan bir çalışma.Şöyle ki;  Bilirsiniz, tarihçiler tarihi kişiler (VİP) ve tarihi olaylar hakkında kalem oynatırlar. Yani benim gibi sıradan bir insan hakkında tarihçiler hiç bir şey yazamazlar. Örneğin 300 yıl sonra kimsenin anımsayacağı araştıracağı bir yanım yok. Ve Osmanlı dönemine gidersek kosk...
Devamını Oku