Bu biyografiyi okuyalı çok oldu, şu an elimde başka bir biyografi var, o bitene kadar bunu paylaşayım istedim. Bazen buradaki paylaşımlarımda, "hangi bilim dalında hangi unvana sahip olursa olsun, bir insanı "entelektüel" yapan bir daldaki başarısı, eserleri değildir." demişimdir. Tarihçi ya da Edebiyatçı mısın, mutlaka doğa bilimlerinde bir şeyler merakınız olmalı. Temel Fizik kuralları...
Devamını Oku
Bu çalışmanın yaşamımda okuduğum en muhteşem Biyografik çalışma olduğunu söyleyebilirim. Ve bunu bitirdiğimde, hatta yarısına geldiğimde Friedrich NİETZSCHE'yi ve eserlerini hemen hemen hiç bilmediğimi ya da onun bir çok eserini okuduğum halde, okuduklarımı yanlış anladığımı da itiraf edeyim. (Ya da okuduğum çeviriler kötüydü) Eğer Friedrich NİETZSCHE yi tanımak ve eserlerini anlamak içi...
Devamını Oku
Eh malum, sosyal ilişkiler konusuna artık para harcayamayacaksınız. O halde evde oturup kitap okuyacak, kitabı da kitap sitelerinden ısmarlayacaksınız.  Bu süreçte benden size bir dizi öneri olacak. Evet 1 nolu kitap önerisi: Niall Ferguson, muhteşem bir bilim insanı, İskoç kökenli tarihçi. Oxford mezunu, Cambridge Üniversitesi'nde ve Oxford Üniversitesi'nde hocalık derken, ABD'ye y...
Devamını Oku
Bugünkü Müslümanların büyük çoğunluğuna benzemez.  Bugün Murat Bardakçı da bahsetmiş ben biraz daha özetle bahsedeyim. 1911 yılında koleranın İstanbul'u kasıp kavurduğu günlerde Sırat-ı Müstakim idarehanesine şu meâlde bir mektup gelir:"Bir zamanlar memlekete kolera gibi, veba gibi müstevli bir hastalık gelince fedakârlık yapılarak para ile hafızlar tutulur vememleketin etrafı devr ...
Devamını Oku
"Ressentiment" sözcüğünü dilimize HINÇ olarak çevirmişler. Bu kavram (Ressentiment) köken olarak Fransızcadır ve bu kavramı felsefi metinlerde ilk olarak NİETZSCHE kullanmış Max SCHELER , bu kavramı eleştirerek geliştirmiş ve Almanca karşılığını kullanmamıştır. Daha doğrusu bu kavramın tam Almanca karşılığı olduğunu düşünmemiş. O yüzden kitabın orijinal dilinde de kitabın isminde Fransız...
Devamını Oku
Türkler kendi tarihlerini pek bilmezler, merak da etmezler, sadece kendilerine anlatılan kahramanlık menkıbeleri üzerine konuşmayı severler. Okumazlar, analiz etmezler, düşünmezler. Ama yine de bazı idealist Türkler, tarihi menkıbelerin dışında belgeleriyle anlatmak, gerçekleri gelecek kuşaklara aktarmak için yılmadan yıpranarak yayın yapmaya çalışırlar. Doğu kütüphanesi yayınlarının sah...
Devamını Oku
Vatanımızda iki güzel "SELİMİYE" Camii vardır. Bunlardan ilki hepimiz tarafından çok bilinen ve tanınan, padişah II. Selim zamanında mimar Koca Sinan'a Edirne'de yaptırılan ve Mimar Sinan'ın "ustalık eserim" diye tanımladığı bir başyapıt olan Edirne Selimiye Camidir. Aşağıda dört kare de göstermeye çalıştığım İkinci Selimiye Camii ise şair, bestekar, padişah III. Selim tarafından Üsküdar...
Devamını Oku
​İlkler zordur, cesaret ister. İlklerde hep bir tedirginlik vardır, acaba iyi oldu mu?.. İlklerde iç kıpırtıları yoğundur, acaba ağır eleştiri olacak mı?... İlkler yürek ister ama hepsinden öte ÖZGÜVEN ister. Türkiye Üniversiteleri (ki ben ona uzatılmış liseler diyorum) bir ÖZGÜVEN silindiridir. Bir yüksek lisans öğrencisi, bir doktora öğrencisi bir şeyler yazdığı zaman, hocaların büyük ...
Devamını Oku
Daha önce "Hakkı Süha SEZGİN (1895-1963)'in, Kapı yayınlarından çıkan ve onun 100 yıl önceki İstanbul'u anlattığı ve dönemin VAKİT gazetesindeki köşe yazılarından derlenen, "İşgal günlerinde İstanbul" kitabını paylaşmıştım.(11/01/2020) Bugün bitirdiğim onun, bir keyifli kitabını daha paylaşmak istedim. Edebiyat meraklısı dostlarımın ilgisini çekecektir. Belkide okumuşlardır ben yeni okud...
Devamını Oku