Alanya'nın bir dağ köyünden başlayan bir kızın öyküsü: İlk satırlar şöyle "...Cumhuriyetin onuncu yılıymış. Eğitimin uğramadığı, okulu olmayan bir dağ köyünde, "Ben de okumaya gideceğim" diye tutturduğumda, "Okuyan kızlar başını örtmezmiş, yarın ahirette cayır cayır yanarsın" diyen komşumuz Cemiş teyzenin yüzünü gözünü tırmaladığımda ve eşek sırtında götürüldüğüm nahiyede başka bir aile ...
Devamını Oku
BİR KİTAP: (KENDİ KATEGORİLERİM) Ben bu kitap üzerinde fazla durmayacağım. Neredeyse 350 sayfa kitap okuma ile ilgili tezler öne sürmüş. Örneğin okuma düzeyleri ile ilgili kategoriler oluşturmuş ve bunları incelemiş (Başlangıç-İnceleyici-Analitik)... Meraklısı keyif alacaktır ancak ben bu kitabın başlığını değiştirerek bir başka bakacağım. Kendi deneyimlerimle aktaracağım. NEDEN KİTAP AL...
Devamını Oku
Tuhaf-Tekinsiz-Ürpertici-Garip- Ürkütücü gibi kavramları gündelik yaşamımızda duymuşuzdur. Örneğin çocukluğumda, TEKİNSİZ sözcüğünün kullanıldığına tanık olmadım ama "TEKİN" kavramının olumsuzlanmasını, "değil" sözcüğü ile kullanıldığını biliyorum. Büyüklerimizin böyle uyarıları olurdu: - O çocuk hiç Tekin değil.- O koruluk alana gitmeyin Tekin değil.- Tekin olmayan bir adam. vs vs gibi ...
Devamını Oku
İMPARATORLUĞUN ÖTEKİ YÜZELERİ Bu gece size önermeye çalışacağım kitap gerçekten enteresan bir çalışma.Şöyle ki;  Bilirsiniz, tarihçiler tarihi kişiler (VİP) ve tarihi olaylar hakkında kalem oynatırlar. Yani benim gibi sıradan bir insan hakkında tarihçiler hiç bir şey yazamazlar. Örneğin 300 yıl sonra kimsenin anımsayacağı araştıracağı bir yanım yok. Ve Osmanlı dönemine gidersek kosk...
Devamını Oku
Bir Ön Bilgi: Türk Edebiyatına polisiye romanın girişi, 19. yüzyılın sonlarına doğru olmuştur. Bu türün ilk telif romanı ise Ahmet Mithat Efendi'nin Esrar-ı Cinayat isimli eseridir. II. Abdülhamit'in polisiye türüne ilgisi büyükmüş ve o nedenle de sadece polisiye türden kitaplardan oluşan bir kütüphanesinin bulunduğu ifade edilmektedir.  Amerika da tarihi Pinkerton dedektiflik şirke...
Devamını Oku
Daha önce de Mehmet Rauf eserlerini buradan paylaşıp dikkatlerinizi çekmeye çalışmıştım. Bu eserin ilk basım tarihi 1929, yazarın son romanı.Bu eser yazılırken, yazarın vücudunun sağ tarafına inen felç nedeniyle yazar bu eseri zaman zaman eşine dikte ettirmiş ve roman bu şekilde ortaya çıkmıştır. Yazarın 1926 da geçirdiği felç hastalığı tedavi edilmemiş 5 yıl sonra da vefat etmiştir. Kon...
Devamını Oku
Karantina günlerinde biyografi serisini sürdürüyorum. Bugün yine bir başka "herbokolog" anlatacağım özetle. Hep diyorum ya, (özellikle akademisyenlere) iflah olmaz bir "herbokolog" olunuz. Sadece kendi alanınız değil, diğer alanlarda da ciddi bilgi sahibi olmak için çaba harcayınız. Hem başka alanlarda bir şeyler okumak, üzerinde düşünmek sizi kendi alanınızda da verimli kılar ve beynini...
Devamını Oku
Buradan defalarca bahsi geçtiğinde ifade etmiştim. Her terör örgütü vahşet üretir. Ancak PKK, dünya tarihindeki en vahşi, en aşağılık terör yapısıdır. Bugün, malumunuz AYBÜKE öğretmenimizin, Terör örgütü tarafından katledişinin yıl dönümü. Siyasi fahişelerin, sanki bu örgütün katlettiği ilk öğretmenmiş gibi AYBÜKE öğretmenin ardından, "istismar" kokan timsah gözyaşları ile ifadeleri dola...
Devamını Oku
Lars SVENDSEN, Hayvanları Anlamak Lars SVENDSEN, benim takip ettiğim yazarlardan biridir. Onun kitaplarını hiç bir felsefi birikiminiz olmasa bile kolayca anlar ve zevkle okunursunuz Bazıları onu "popüler" "light" felsefe yazarı gibi görür. Ancak metinleri sıkı metinlerdir. "Yalnızlığın felsefesi", "Kötülüğün felsefesi", "Sıkıntının felsefesi", Korkunun felsefesi" isimli kitapları, akade...
Devamını Oku