tahtapod.com | Blog

Bir İYİ Parti Özeleştirisi!

​ Kuşkusuz Türk demokrasi tarihinde parti içi siyasetin en yoğun ve en görünür hal aldığı dönemi Türkiye, 1 Kasım 2015 sonrası MHP'de gördü... Belki de Türk siyasetinde ölmeden ve bırakmadan genel başkanı değişen, değiştirebilen ilk parti olacaktı MHP ve ülkeye bir 'Ülkü' bırakacaktı, demokrasi ülküsü. Olmadı muhalefetin ufak hataları, öyle veya böyle bir şekilde engellendi, iktidar 'Devlet'i önümüze set çekti ! Olmadı... Arada 15 Temmuz hain darbe girişimi yaşandı, o günleri, süreci tekrardan anlatmaya gerek yok... Sonrası o kadrolar 16 Nisan 2017'de gerçekleşen Referandum seçimlerinde İl, İl, ilçe, ilçe Türkiye'yi gezerek 'HAYIR' çalışması yürüttü. Ve MHP'de siyaset yapmalarının artık imka...
Devamını okuyun
  0 yorum

​HAK-İŞ ve TEMEL BEYIN YUHALANMASI 

20190711_193051

Hak-iş adı işçi duruşu iktidar sendikası genel kurul yapıyor. Başta sendika başkanı olmak üzere devlet erkanı işçi haklarından işçinin sosyal haklarından işçinin hayat pahalılığı karşısında eriyen alım gücünden bahseden yok. İşleri güçleri yalakalık.

İşin garip tarafı da işçi haklarından bahseden tek konuşmacı olan Temel Karamollaoğlu'nun yuhalanması. Salonda bulunan işçi olup olmadığı şüpheli bir grup Temel beyi yüklüyor. Niye dersiniz? Temel bey yanlış ekonomi programını eleştiriyor işçiye ücret adaleti istiyor diye. 

Devamını okuyun
  0 yorum

BAKIŞ AÇISI

Temel, karısı Fadime ile yürürken karşılarına sarışın bir afet çıkmış. Genç kadın yanlarından geçer geçmez Fadime;" Şu genç kadinlaru hiç anlamayrum Temel!" demiş "Karu pir gerdanluk, iki pilezuk ve telkari küpeler takmuş. Tırnaklaruna Cutex oje sürmüş, kulak arkalaruna Chanel 5 sıkmış. Ve de Yves Saint Laurent çantası var." Temel;" Pes vallahi Fadume!" demiş " Yani 5 sanuyede tüm punlaru nasıl gördün? Siz kadunlardan korkilur yani!" Fadime:" Ne yani!" demiş "Sen dikkat etmedun mi sanki?" "Yoo… " demiş Temel " Pen sadece uzun paçaklu, iri göğüslü, sıkı kalçalu, yeşil gözlü, sarişun genç bir kadun gördüm, Ha pir de parmağunda nikah yüzüğü yokidu hepisu pu!" Olaylara nasıl bakarsanız o şekilde...
Devamını okuyun
  0 yorum

EDEP-SİZLİK- Mİ?

​ EDEP-SİZLİK- Mİ? Bülent Arınç, "Benim ne kadar maaş alacağımı ben düşünmüyorum, bir takım edepsizler yorum yapıyor, Milletvekili ne kadar maaş alıyor, emekli maaşı ne kadar, seni ne ilgilendiriyor kardeşim" Edepsizlik yapmayın size ne kardeşim? Para senin mi? Devletin parası değil mi? Devlet sen misin? Otur oturduğun yerde yani kıçının üstünde. Ne yani 50 yıllık siyasetçi asgari ücret mi alsın? Bir Arınç kolay mı yetişiyor sizce? Bunun gübresi var tohumu var budaması var çapalaması var. Var oğlu var. Basit görmeyin. Temmuz zammı alacaksınız siz de... Yarasın Sayın Arınç yeyin için takmayın kafaya bu edepsizleri.. Ha olayın bir de Islami boyutu varmış. Bakın bunu yeni öğrendim. Islami boyut...
Devamını okuyun
  0 yorum

İSLAMCILIK VE TÜKETİM KÜLTÜRÜ

islamcilikvetuketim

İslamcılığın iddiası şuydu; Kapitalizm parayı insanoğlu için tek ve biricik değer haline getirmiştir. Komünizm ise insanın manevi yanını yok edip onu maddeci dünya görüşünün kölesi olarak insanlıktan çıkartmıştır. Nihayet islamcılık bu iki sisteme alternatif bir düzen iddiasıyla ortaya çıkmıştı.

Devamını okuyun
  0 yorum

23 Haziran ve Ötesi

secim_ibb-nc
 Yeni bir seçim.. .Belediye başkanı seçeceğiz İstanbul'a. Seçim belediye seçimi ama şehir, şehircilik, şehirlerimizin meseleleri yok gündemimizde. Hâlbuki; her türlü tabii tehdide karşı savunmasız, insani düzenlemeler yönünden eksik, altyapı problemleri, çarpık yapılaşma, her geçen gün azalan yeşil alanları ile gittikçe tabii yaşam enerjisi azalan şehirlerimiz birçok bakımdan çağın standartlarının çok gerisinde, üstüne üstlük çoğu borç batağında içinden çıkılması neredeyse imkânsız hâle gelmiş meselelerle boğuşuyor. Çare üretmesi ya da en azından bu yönde bir program ortaya koyması gereken taraflar (adaylar, partiler, stk ve benzerleri...) "dar alanda kısa paslaşmalar" ile zevahiri kurt...
Devamını okuyun
  0 yorum

SEÇİM ÖNCESİ ÜLKÜCÜLER

​ SEÇİM ÖNCESİ Ne kadar kolay geliyor değil mi insanın diline söylemesi: hain. İki hece söylemesi basit. Iyi de güzel kardeşim kime göre nasıl niçin? Bütün bunları bir kenara bırakalım niye? Senin gibi düşünüp senin gibi oy vermeyen herkes hain mi? Istanbul'da sandığa gidilecek kim kime güveniyorsa inanıyorsa ona oy verecek. Olay bu. Imamoğlu'na oy verirsen hainsin Binali'ye oy verirse en büyük kahraman en büyük vatansever mi olacak insanlar? Iki seçenek var insanların önünde. Üçüncü yol yok. Üçüncü tercih yok. Ülkücü olduğunu iddia eden birisi de liste yayınlıyor hesabından. Kan kusturacakmış. Yiğide bakın hele. Liste çok eksik bunu belirtelim. Kan kusturacak breh breh… Yahu sen daha portak...
Devamını okuyun
  0 yorum

DOĞRULUK

"Doğruluk, güçlünün işine gelendir.” Bu kişinin bahsettiği güçlüler sınıfı. Yani yönetenler sınıfıdır.  Kendi işlerine gelen hükümler verip, halktan kendilerine itaat etmelerini isteyenler yani. Onlar için gereken ise halkın itaat edip o hükümleri doğru saymalardır." Sokrates doğruluk denilince böyle düşünüyor.  Peki, eğer yönetenler gaflete düşerse ne olacak? Doğrular mı değişecek yoksa yöneticilerle beraber toplum olarak gaflet uykusuna mı yatacağız? Doğruluk kavramını alıp sadece kendi siyasi duruşunuza indigerseniz çıkan sonuca da katlanmak zorunda kalırsınız. Nereden çıktı bu doğruluk hikayesi diye mi düşünüyorsunuz? Haklısınız aslında böyle düşünmekte. Yalnız çevrenize iyi ba...
Devamını okuyun
  0 yorum

“İT OĞLU İT”

itoguit

Ekrem İmamoğlu valinin birine "it" dedi mi demedi mi? Henüz net bir görüntü alamadık, demiş de olabilir dememiş de. Eğer demişse seçmenin tercihini değiştirecek mi onu da bilmiyorum. Ne var ki küfredenin lehine oy arttıran, seçmen adına, dahası "Türk milleti" adına utandığımız bazı net görüntüler var dimağımızda.

"Lan! Ananı da al git" bütün vatandaşların üzerine alınması gereken bir küfürdü örneğin. Hele Soma'da olanlar? "Niye kaçıyorsun ulan İsrail dölü!" Sonra da tokat! Bütün bunlar herkesin gözünün önünde oldu. Vatandaşına böyle küfürler eden, üstüne tokatlayan "devlet"in oyu düştü mü arttı mı? [Gözünün önünde olanı gönlüne dert düşürmeyen "millet"e Türk milleti denmesi utanç vericidir.]

Devamını okuyun
  0 yorum

KORKU

​Yaşlanma korkusu, işsiz kalma, çirkinleşme, kel kalma, evsiz kalma korkusu, yalnız kalma, beni artık kimse sevmeyecek korkusu ve daha binlerce korku. 

Bu kadar çok korku olunca elbette bu korkuların pazarlayıcıları da oluyor.
Siyasetçiler, dinler, kozmetikçiler, cemaatler, özel zannedilen günler.

Özel zannedilen günler derken şunu demek istiyorum. Bi insan sadece bi gün değil, her gün özeldir. Ama içinde bulunduğumuz dünya düzeni öyle bi hal aldı ki, sadece belirli günlerde özel olduğumuzu zannediyoruz. Sevgililer günü,anneler günü vb.

Ayrıca normalde 3-5 tlye satılan güller bu özel günlerde 15-20 tl oluyor.

Aklıma gelmişken anneler gününde ve kadınlar gününde reklamlarda niçin hep ev araç gereçleri annemiz yahut kadınlarımız için en iyi hediye şeklinde gösterilmektedir? Yani kadının hayatı mutfak robotları ve ev işlerinden mi ibarettir? Asla! ancak kapitalist ve ataerkil toplumlar yavaş yavaş ve göstere göstere bunları gözümüze sokmaktadırlar. Gözümüze sokulan bu saçmalıklara karşı kör olduğumuz günlere uyanmak dileğiyle!

  0 yorum