tahtapod.com | Blog

MİLLETÇE KÖTÜMSER Mİ OLUYORUZ ?

Büyük gazetelerden birinde yönetici semineri veren uzman, Türklerin dünyada en kötümser milletlerden biri olduğunu iddia etmiş. Bunu ispatlamak için de peşinden küçük bir test yapmış. Bitişik sözcüklerden oluşan aşağıdaki cümleyi birkaç saniyeliğine gösterip yöneticilerden okumalarını istemiş: "THEGODISNOWHERE" Katılımcıların hepsi bu cümleyi: "THE GOD IS NO WHERE" diye okumuş. Yani "Tanrı hiçbir yerde değildir." seklinde.  Uzman acı acı gülümsemiş... "Tam bekledigim gibi" diye mırıldanmış. Arkasından eklemiş Batı ülkelerindeki seminerlerde katılımcılar bu cümleyi söyle okudular diye: "THE GOD IS NOW HERE" Yani: "Tanrı şimdi burada"...  Ne dersiniz? Konferansı veren uzman haklı mı ...
Devamını okuyun
  0 yorum

HOROZ VE TİLKİ HİKÂYESİ ve BİZ

​HOROZ VE TİLKİ HİKÂYESİ  Lütfen hikayeyi okuduktan sonra soruları düşünün. Kümes NERESİ?  Yaşlı horozlar KİMLER? Genç horoz KİM? En önemlisi tilki KİM?  "Dershanede hocayı beklerken ışıklar kapanmış ve bir çizgi film gösterilmeye başlanmış. Filmin adı "Küçük Tavuk. Bir kümes var. Kümeste bir çok tavuk ile genç ve küçük horozlar, bir de kümesin yaşlı ve büyük horozu bulunuyor. Kümesin etrafında da bir tilki dolaşıyor. Yaşlı ve büyük horoz, tilki içeri girmesin diye kümesin kapısını sıkı sıkıya kapatmış, tavukları dışarı bırakmıyor. Tabii dışarı çıkamadıkları için doğru dürüst yemlenemeyen tavuklar da zayıf ve küçük tavuklar. Yaşlı ve büyük horoz ise dışarı bırakmadığı tavuklar...
Devamını okuyun
  0 yorum

AŞK VE...

Yakınlarından biri vefat eden Leyla, kırkıncı gün hayır yapmaya karar verir.  Kuzular kesilir, yemekler yapılır. Eş dost, akraba, tanıdık, herkes gibi yoldan geçenler dahi davet edilir. Ancak Leyla'yı görebilmek için uzaktan izleyen Mecnun'u davet etmezler.  Mecnun davete aldırmadan yemek almak için elinde tabak, yemek kuyruğuna girer. Yemeği de elinde büyük tahta kepçeyle kazanın başında Leyla dağıtmaktadır. Sıra Mecnun'a gelir. Leyla bakar ki bu Mecnun! Yemek vereceğine Mecnun'un kafasına tahta kepçeyle vurur ve sıradan atar. Mecnun bu ya.. Tekrar sıranın en sonuna girer. Leyla, kazana kepçeyi daldırırken bir de bakar ki Mecnun gene gelmiş. Kepçeyi kafasına geçirir, sıradan bir d...
Devamını okuyun
Etiketler:
  0 yorum

EKONOMİK GÜÇ

Kendine hayrı olmayanın kimseye olmaz. Kişinin önce ayakta kalması,temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi gerek. Bu kural toplum örgütleri için de geçerlidir. Önce ekonomik olarak güç olmak zorundasınız ki söz sahibi olmalısınız. Ekonomik olarak güç sahibi olmayanlar mutlaka köleleşir. Unutmayın ki kölelerin de söz söyleme hakkı sadece isyanlarında olur. Yoksul toplumlar örgütlenemez. Örgütlenemeyen toplum siyaset kurumunun oyuncağı olur. Bu gün olduğu gibi. Siyasî güç kimin elinde ise toplum oraya kanalize oluyor ve çıkarları için de " eyvallah" diyor. Yaşadığımız süreç budur. Türk milliyetçileri olarak örgütlenme sorunu yaşıyorsak bunun temel nedenlerinden biri de ekonomik gücü elimize almam...
Devamını okuyun
  0 yorum

DÜŞÜNCE VE FİTNE

​ DÜŞÜNCE VE FITNE Değerlendirilmeyen düşünce yenmeyen yemekler gibidir. Hiç bir yararı yoktur. Düşünce de aynı değil mi? Dikkate alınmıyorsa düşünce neye yarar? Bir gün düşünce değer kazanırsa bilin ki slogan kaybetmiştir. Değerlendirilmeyen düşünce bir tasa konmuş benzin gibidir. Bir taşa benzini koyun. Belli bir süre sonra benzinden eser kalmaz. Benzin hiç bir görev yapmadan uçmuştur. Oysa aynı benzini arabaya koyarsanız motoru çalıştıracak bir yakıt haline gelir ve arabayı hareket ettirir. Düşünceler de böyledir. Değer verilmeyen düşünce açık kaptaki benzin gibi zamanla yok olur gider. Düşünce yoksa motor gücünüzü ortaya koyacak harekete geçirecek benzininiz de yok demektir. Belki bir ço...
Devamını okuyun
  0 yorum

ÜLKÜCÜ REİSLER BAŞKANLAR NEREDESİNİZ

BİR BİLIM ADAMI OLAN TEMEL`İN FARELER ÜZERİNDE YAPTIĞI DENEY (Temel'in kayıt cihazına aldığı notlardan alıntılar) 1. gun : Fare uzun sure labirentin icinde dolandı ama peyniri bulamadı. İç güdüleri zayif. 3. gun : Negatif. Sadece labirenti degil, odanın hemen her yerini aradi tum dolapları, çekmeceleri, kavanozları karışırdı. Hatta bir tablonun arkasına ve ceplerime bile baktı. Bu fare tam bir salak. 7. gun : En ufak bir ilerleme yok. Artık arama isteğini bile kaybetti, telefonla köşedeki büfeden iki karışık tost, bir ayran istemiş. Zekadan boylesine yoksun oluşu deneylerimde yol almamı önlüyor. 18. gun : Zamanla becerilerini gelistirmesi lâzımdı, ama sıfır! Bursa`dan aradı, kaygılanmamamı p...
Devamını okuyun
  0 yorum

BIR PAYLAŞIM VE...

​ BIR PAYLAŞIM ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ Yıl 1983. Darbeden sonra Türkiye ilk genel seçimlere gidiyor. Üç siyasi partinin seçimlere girmesi gerektiğine darbenin mimarları karar vermiş. Seçimler anap,hp ve mdp arasında yapılacak. Rahmetli dayım anap'ın kurucularından bizim ilçede. Seçimlerde kime oy vereceksin? diye sordu. Elbette anap dememi bekliyor. Mdp'ye vermem darbenin başı destekliyor. Hp bir şey yapacak gibi durmuyor. Yalnız içinden de anap demek hiç gelmiyor. Sevmiyorum Özal'ı… Özal kazanamaz diyorum. Dayım ısrarla "hayır kazanacak göreceksin." diyor. Arkasından " sence niye kazanamaz?" sorusu geliyor. "Ben de evren istemiyor ondan" diyorum. "Bak oğlum dedi siz ülkücüler siyaseti bilmiyorsu...
Devamını okuyun
  0 yorum

KIRMIZI ÇİZGİLİ SİYASET

Bilmem nereden aklıma geldi? Bunların hepsi bize yabancı… “Kırmızının moruna ölüyorum yoluna” diyordunuz bitti mi?  Işimiz gücümüz kırmızı çizgi. Kimin çizgisi ne? Kimin kırmızı çizgisi nereye kadar? “Temel ve Dursun Galatasaray - Arsenal maçını izliyorlarmış. Temel, Galatasaray her gol attığında seviniyormuş. Dursun, Galatasaray'ın başarısını küçümsemek için: - Bu ne biçim Türk takımı da? Oyuncuların 3-4 tanesi yabancı, demiş. Temel takımını sonuna kadar savunmuş: - Eee ne olmuş? Arsenal'in hepsi yabancı!...” Bizim bir kırmızı çizgimiz bile yok. Her şey yabancı. Bütün söylemler nutuklar çizgiler… Kırmızı mor pembe çizgiler uzak çok uzak. Herkesin çizgisi partisinin genel başkanı. Bir g...
Devamını okuyun
  0 yorum

ÜLKÜCÜ ÜLKÜCÜLÜK AHDE VEFA

Bir gözümüzü kaybediyoruz bir kulağımız duymaz olmuyor bir elimiz tutmuyor bir ayağımız yürümüyor. Hep birşeylerimiz eksik gibi hissetmiyorsak bunun adı ülkücülük değildir.  ÜLKÜCÜ ÜLKÜCÜLÜK AHDE VEFA  Ülkücü kimsenin kulu kölesi olmayan yürektir. Ülkücü sadece davasını düşünen davasını yüceltmek için mücadele veren yiğittir. Ülkücü esas kavganın sadece nefsiyle yapılacağını bilen kişidir. Ülkücü geçmişini unutmayan ahde vefayı yüreğinin bir köşesinden ayırmayan vefalı dosttur.  Ülkücü ülküdaşlık hukuku deyince sağına soluna bakmadan önce ülküdaşım diyebilen alptir. Ülkücü attığı her adımın sorumluluğunu alabilecek kişidir. Ülkücü bir dilim ekmeğini hiç düşünmeden ülküdaşım iç...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Doğan Ay @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum