DESTANDAN REALİTEYE

İnanıyorum ki Türk milliyetçiliği hareketi artık destan devrini kapatıp gerçek hayata yeniden dönmelidir.

Elbette çok büyük bir destan yazdı bu Hareket. Çok büyük bedeller ödedi. Bu bedelleri hâlâ ödemeye devam eden gönül erleri var. Yalnız o dünyadan çıkmak gereklidir.

Bizim destanlarımız ünlüdür. Hele şöyle iki kişi bir araya gelelim birer cigara yakalım yanında da olmazsa olmazımız bir demlik çay. Gel de vatan kurtarma!

Her şey iyi güzel de olmuyor işte. UNUTANIN KANI KURUSUN elbette. İhanet edenin damarları çekilsin de sadece böyle demekle OLMUYOR.

Yeniden doğuş hareketi şart.

Bu hareket öze dönüş olarak da nitelenebilir. Gerçeğe dönüş mü dersiniz öze dönüş mü fark etmez. Bildiğim tek şey kendimize ve gerçek dünyaya merhaba deme zaruretidir.

Evet biz Türk milletinin kurtuluşu için varız diyorsak artık destan döneminden çıkmamız gerekir. Öyle kuru kalabalık laflarla bu yüce millete vereceğimiz bir şey olamaz.

Yeni bir yol haritası çizmeliyiz. Yeni bir duruş sergilemeliyiz.

Yeni bir bakış açısı.

İşe kavramlardan mı başlanır yoksa yapılanmadan mı bilemem. Çağa söylemek gerek bizim türkümüzü.

Unutturulmak istenilen 9 Işık milli doktrin ile mi başlanır yeniden. Topluma müjde verecek yeni söylemler ile mi?

Yeni söylemler derken afaki hamasi söylemler değil amacım. Çöken ahlakı yok olan güveni tesis etmek. Zor iş bu çirkef siyaset bataklığında.

Türk milliyetçileri artık karar vermek zorundadır. Siyaseti amaç mı yapacak araç mı? Siyaseti koltuk için mi yapacaksınız kendi bekânız için mi?

Türk milletine nasıl bir ekonomik düzen sunmayı düşlüyorsunuz?

Çevre konusunda değerleriniz nelerdir?

Bir zamanlar Türk Milliyetçileri gerçek projeler (Tarım Kentleri gibi) üretip ortaya koymuşlardı. Bugün sadece slogan üretiyorsak bir yerlerde sıkıntı var demektir.

Kendisini bu ocağın içinde gören anlı şanlı büyükler artık boş beleş söylemleri bırakıp neyi nasıl gerçekleştireceğiz ortaya koymalıdır.

İktisatta kültürde belediyecilikte teknolojide nasıl bir hamle yapacak Türk milliyetçileri?

Buyurun icraata buyurun meydana. Öyle destan anlatmayla yarınlara Türk mührünü vuramayız.

Hareket olarak artık destan döneminden realiteye dönme zamanı geldi geçiyor…

Muhabbetle kalın efendim.

Doğan Ay 

Pollyanna ve Schopenhauer
ÇAMLICA’YA “SELAHATTİN”

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış