tahtapod.com | Blog

​ÜLKÜCÜLER ve MURSİ OLAYI 

20190618_195454

​(ÜLKÜCÜLER KIRILMA NOKTASINDA)

12 Eylül öncesi sol kendi içinde fraksiyonlara ayrılır karşılarında kimseyi bulamazlarsa birbiri ile çatışırdı. Şimdi biz o duruma düşürüldük.

Binbir çeşit ülkücülük türedi. Eylemi farklı söylemi farklı duruşu farklı neredeyse çizgisi ideolojisi farklı ülkücülük türedi. Bir zamanlar ülkücülük şurada olur burada olur diye tartışanlar bugün yaşadığımız süreç içinde ne düşünüyor merak ediyorum.

Devamını okuyun
  0 yorum

BİR ÖLÜM VE ÜMMETİN KURTULUŞU

mursi

Dün akşam Mursi'nin vefatı üzerine sosyal medyada paylaşımların ardı arkası kesilmedi. Senelerdir Türk-İslam coğrafyasındaki ölümler konusunda üç maymunu oynayan bizdeki "Arap sevici İslamcı"lar, (Müslümanlar değil) her zaman olduğu gibi; 'Bu ölüm, ümmetin uyanışına ve kurtuluşuna vesile olsun' demeye başladı. 

Devamını okuyun
  0 yorum

​HAYRET'TİN KARA'MAN VAKASI 

"iktidarlar adalet, hakkaniyet, liyakat, dürüstlük konularında hataya düşebilir, çürüme ve bozulmalar yaşayabilir, doğruluktan sapabilir. Ama düşmana (siyasi muhalefet oluyor) koz verecekse bunlardan şikayet etmek caiz değil"  Büyük fetvacı Hayret'tin Kara'man böyle buyurmus.  Halbuki biz Kuşeyrî, Risalesinde (s.62) “Yeri geldiğinde konuşmak, en güzel bir haslet olduğu gibi, zamanında susmasını bilmek de erdemli insanların özelliğidir.”sözüne yer verdikten sonra, Üstaz Ebu Ali ed-Dekkak’dan da şunları duyduğunu kaydeder: “Hakkı söylemeyen / haksızlık karşısında suskun kalan şeytandır.” İbn Kayyim de el-Cevabu’l-vafî adlı eserinde (s.136) şu ifadelere yer vermiştir: “Batıl / yanlış ...
Devamını okuyun
  0 yorum

SİSTEM MESELESİ

İstanbul seçimlerine az bir süre kala propaganda yarışı da hızlandı. Görsel ve basılı medyayı takip etmediğim için bu propaganda süreçlerinden arınmış, sakin bir dönem geçirsem de sosyal medyada Yıldırım - İmamoğlu çekişmesi son sürat devam ediyor sanırım. Kim kazanır bilemem ama kimin kazandığından bağımsız olarak şunu söyleyebilirim ki; Beklediğiniz o temiz, şeffaf, adam kayırma- torpil işlerinden uzak yöneticiyi bulmanız mümkün değildir. Bunun sebebi ise şahıslar değil sistemdir. Şöyle açıklayayım:Ülkemizde siyasi partiler kanunu, seçim sistemi ve vatandaş algısı üçlü bir mekanizmadır. Bir insanın aday gösterilmesi ; (Temayül yoklaması kültürü olmadığı için) Parti genel başkanının iki dud...
Devamını okuyun
  0 yorum

ÜLKÜCÜLER

​ ÜLKÜCÜLER ÜLKÜCÜLER bu ülkenin, tuzudur, unudur, şekeridir.GERÇEKTE çimentosudur. Her şart altında ülkenin ve yüce Türk milletinin güvencesidir. Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin sigortasıdır. Adalet ölse de, hatta ülke de siyasal islamcı kafa hüküm sürse de ÜLKÜCÜ HAREKET'in temel değerleri yok edilemez. ÜLKÜCÜLER Atatürk,Başbuğ ve Cumhuriyet'in kalesidir. Hiç bir dış tehdit ve saldırı bu kaleyi dışardan yıkamaz yıkmamalı yıkamamalı. Bunu yapabilmenin tek yolu tek istisnası vardır: Kalenin içten fethedilmesi! Sizin anlayacağınız ÜLKÜCÜLER vatanın teminatıdır, tuzudur. Eğer bu tuz kokarsa bütün ülke kokar. Bu tuzun kokmasını önlemek bizlerin birinci vazifesidir unutmayın. Ama korkmayın. B...
Devamını okuyun
  0 yorum

“İT OĞLU İT”

itoguit

Ekrem İmamoğlu valinin birine "it" dedi mi demedi mi? Henüz net bir görüntü alamadık, demiş de olabilir dememiş de. Eğer demişse seçmenin tercihini değiştirecek mi onu da bilmiyorum. Ne var ki küfredenin lehine oy arttıran, seçmen adına, dahası "Türk milleti" adına utandığımız bazı net görüntüler var dimağımızda.

"Lan! Ananı da al git" bütün vatandaşların üzerine alınması gereken bir küfürdü örneğin. Hele Soma'da olanlar? "Niye kaçıyorsun ulan İsrail dölü!" Sonra da tokat! Bütün bunlar herkesin gözünün önünde oldu. Vatandaşına böyle küfürler eden, üstüne tokatlayan "devlet"in oyu düştü mü arttı mı? [Gözünün önünde olanı gönlüne dert düşürmeyen "millet"e Türk milleti denmesi utanç vericidir.]

Devamını okuyun
  0 yorum

ÖRGÜTLÜ CEHALET IŞ BAŞINDA

Merkezi Suriye'de bulunan Haznevi tarikatı Gaziantep'te bir saray yapıyor. Türkiye'de "İlim ve İrfan" adlı dergi etrafında toplanan tarikatın üyelerinin ücretsiz olarak çalıştıkları inşaata kimseti yanaştırmıyorlar. Selefi örgütlerin yuvası oluyoruz! Yeni IŞİD'ler Türkiye'den çıkacak! Cehaletin bizi getirdiği nokta. Şeyh hazretleri için saray. Sorarsan şeyh hazretleri saraylara layık. Onun destekçileri için se "şükür" yeter. Bunun adı cehaletten başka bir şey değil. Cehaletin dinin yerine geçtiği bir dönem. Türkiye büyük bir bela ile karşı karşıya. Cehalet mutluluktur, huzurdur lüks yaşamdır. Ne demiş eskiler "aklı olmayanın sefası vardır." Düşünmezsin mutlu olursun. Cehalet belki seni ...
Devamını okuyun
  0 yorum

"...İFADESİ ALINARAK SERBEST BIRAKILDI!"

yavuz-selim-demirag

​Ne kadar tanıdık geliyor artık bu ifade değil mi?

"…ifadesi alınarak serbest bırakıldı!".

Bir de tabii bunun "…adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı…" şekli var.

Ben hukukçu değilim. Dolayısıyla bu ifadelerin aralarında olan ince ayrıntılar, farklar hakkında pek yorum yapamayacağım. Aslında beni pek de ilgilendirmiyor.

Sadece bu iki ifadeyi son yıllarda basında ne kadar çok okuduğumuza, yayın mecralarında ne kadar çok gördüğümüze, duyduğumuza dikkat çekmek istedim.

İnternette araştırınca karşımıza çıkan bir kaç örnek vereyim hemen;

Devamını okuyun
  0 yorum

SİYASİ MULAHAZARA MI UZAYIN KEŞFİ Mİ

​ Uzayı mı keşfediyoruz Allah aşkına. Ekrem İmamoğlu-Binali Yıldırım canlı yayın buluşmasını adeta uzayda bir keşifmiş gibi günlerdir konuşuluyor olması; bir anlamda demokrasimizin gelişmişlik düzeyi açıdan utanılası bir durumun dünya aleme ilanı gibi bir şey. Vatandaşın bunda elbette bir kusuru yok ama siyasi liderler arasında şimdiye kadar böyle bir buluşmanın yapılamamış olması veya böyle bir medeni davranış şeklinin icra edilmesi için gerekli ortamın sağlanamamış olması; Türk siyasetinde tamamen ve tamamen AKP ve Erdoğan'ın inisiyatifinde geleneksel hale getirilen siyaset yapma biçimidir. Bu geleneksel hale gelen siyaset yapma biçiminin temelindeki unsur, öz güven eksikliğinden kaynaklan...
Devamını okuyun
  0 yorum

CKMP’DEN MHP’YE GEÇİŞ: SONER YALÇIN’IN 11 YILDIR BİTMEYEN SAFSATASI

MHP-miting-GettyImages

Soner Yalçın'ın "MHP'nin 40 yıldır bitmeyen derdi" köşe yazısına 11 yıl sonra bir reddiye yazıyorum. Neden 11 yıl sonra yazdığımı soranlar olacaktır. Söz konusu yazı yayımlandığında ben henüz 7 yaşındaydım ve Soner Yalçın'ın köşe yazılarını okumaktan daha faydalı olan şeylerle - futbol oynamakla, bilgisayar oyunlarıyla, arkadaşlarımla kavga etmekle - meşguldüm. 

Devamını okuyun
Etiketler:
  0 yorum