Bulutların arasından göz kırpan güneş yerkabuğunu örten karı bir kristal misali parlatıyordu.... Soğuk olmasına aldırış etmeyen öğrenciler çıplak elleriyle yuvarladıkları kar yığınını kardan adama dönüştürme uğraşındayken alışkın oldukları o kurşun sesini duymuşlardı... Bu kez çok yakındaydı... Kısa bir süre donup kalan çocuklar içlerinden birinin 'öğretmenim' haykırışıyla aynı yön...
Batıda öğretmen sistemlerin bir çarkı. Zorunlu eğitimin birer parçası. İskandinav ülkeleri dışında eğitimi bambaşka bir yere taşımak isteyen ülke Batı'da artık yok. Gerçi bu halleriyle bile bizden çok iyiler. Fakat batı süslü dünyasını bozalı çok fazla oldu. Doğuda öğretmen ise geçmişte bir mütefekkirdi. Yani derinlemesine düşünen kişi. Özyaşam ilkesi arayan, öğrenirken yanan ve öğreti...
hani büyüktü dünya
al işte, boğuldu bir damla gözyaşında
nerede ıhlamur kokan sabahlar
nereye kayboldu maviyi muştulayan alev topu
hayallerim ayazda kaldı
şiirlerimin payına düştü karanlık
eyvah ki vah bana
bir damla gözyaşı diyorum
söndürdü güneşi
Gönlümün telinde bir yaman ezgi
Gözlerden süzülür çalınmaz Alim
Yazılan silinmez böyleymiş yazgı
Kaderin hakkından gelinmez Ali'm
Dolmuşun arka koltuğunda dört arkadaş oturuyor, onların önünde oturan ise çocukluktan gençliğe yeni yeni adım atan bir kardeşimiz. Dört arkadaş, genç kardeşimize agresif şekilde bir şeyler soruyorlar. Kardeşimizden cevap yok, çünkü işitme engelli. O sual her neyse bu defa daha hararetli şekilde soruyorlar. Kardeşimiz tedirgin hareketlerle işitme engelli olduğunu anlatmaya çalışıyor. Ama...
İlkokul çağlarımdı... İlk iki dersin geçmesini sabırsızlıkla bekliyorduk. Çünkü öğretmenimiz söz vermişti: Uslu durursak üçüncü ve dördüncü derste beden eğitimine çıkacaktık. Yani kafamıza göre oyun oynayacaktık. İlk iki ders sınıfta çıt çıkmadı ve mükâfatı kazandık. İkinci dersin bitiş ziliyle hepimiz fırladık okul bahçesine doğru. Öğretmenimiz Nefise Hanım her zamanki gibi bağırıyordu...
Ah be Aybüke! Yaşıtlarının yaptığı gibi keyfine baksaydın keşke, sevgilinin acısıyla dolsaydı yüreğin, bir öküz tarafından aldatılsaydın ağlasaydın, annen seni öyle görüp ağlasaydı, yerde öyle cansız yatarken görüp ağlamasaydı keşke! Bundan iki gün evvel bir öğretmen Aybüke Yalçın Batmanda'ki terör saldırısında hayatını kaybetti. Daha çok gençti. Ve öğretmen...
Telif Hakkı
© Berat Şendil @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.
Çıvgınların onlarca gövdeyi ovaya, engebeye savurup boynunu bükmek istemesinden daha tehlikeli sonuçlar doğururdu tabiatın doğrularına, ilmi rehber edinmeyi salık vermesine karşı çıkan bağnazlığın saldırısı. Umudunu parıldayan bir yıldız gibi gözlerinde, düşüncelerinde gezdirmene; kendi toprağına, kendi toprağının insanına faydanın en mükemmelini sağlamana karşı çıkardı feodal yapılar. O...
