Profesyonel Blog, kişisel bir blog değil ancak yine de bir kişinin elinden çıktığı için yazarı hakkında merak edilenler olabilir. Hem merak edenler için hem de artık günümüzde resmi CV diye bir şeyin kalmadığını düşünerek bu hakkımda sayfasının bana referans niteliği taşıyan bir CV olmasını istiyorum. 23 Nisan 1984 yılında Adana’da doğdum. Askerden önce biraz muhasebeci çırağı olarak çalıştım. Sonra işletmecilik hayatımın bir parçası oldu. İmalat ve üretim yapan fabrikaların çeşitli departmanlarında orta düzey yönetici konumlarında çalıştım ve halen çalışıyorum. 2011 yılında çok büyük bir aşkla evlendim, 2013 yılında çok büyük hayal kırıklığı ile boşandım. 1 oğlumuz var adı Egehan, şuan 4 yaşına girmek üzere. aaa Oğlum Egehan ve ben koyu bir Beşiktaş taraftarıyızdır. Beşiktaşlı formalarımız, eşofmanlarımız, battaniyemiz, yorganımız,halımız, perdemiz bile vardır. 2012 yılında Beyin Tümörü hastalığına yakalandım ama çok şükür atlattım. Aynı yılın mart ayında hayatımın en büyük öğretmeni ve benim en büyük kahramanım olan babamı kaybettim. Bir kız kardeşim var Amerika’da, annem ise İstanbul’da… Ben Adana’da (Üç kişilik ailenin 3 farklı yerde olması trajikomik geliyor bana) Blog Yazarlığına 2005 yılında başladım. Sanırım o zaman Vuralca.com isimli bir blogum vardı, o dönem kişisel blogların isimleri böyle olurdu. Vural’ca Paylaşımlar gibi. ? Sonra SRGZ Blog ile yoluma devam ettim. Bloglarımda yazılar yazarken, kurumsal firmalara Özgün ve SEO’ya uygun içerikler üreterek para kazanmaya başladım. Yazmayı sevdiğim için keyifle yaptığı bir işten para kazanmak ayrı bir mutluluk verdi. Şuan hala ücretli olarak blog içerik üretimi, web sitesi içerik üretimi, tanıtım yazısı, basın bülteni metinleri, reklam metinleri yazarak gelir elde ediyorum. Kendime Egehan Medya isimli küçük bir şirket kurdum. Web tasarım, grafik tasarım, Sosyal Medya Danışmanlığı ve İçerik Üretimi konusunda kurumsal firmalara hizmet veriyorum. Sanırım ilerleyen zamanlarda mevcut işimden istifa edip tamamen şirketime ve sevdiğim işe yöneleceğim. Adana’da merkezi bir yerde oturuyorum. Evimin en büyük odasını ofise çevirdim ve işlerimi buradan yönetiyorum. Sabah 08:00 ile 17:00 arası elin işinde 18:00 ile 08:00 arası kendi işimde çalışıyorum. Bu aralar çok çalışıyorum. İyi bir tatile ihtiyacım var. 17 Nisan oğlum Egehan’ın doğum günü onunla doğum gününde güzel bir Ege tatili planım var ama bakalım planlar değişmezse bu tatil bana da oğluma da çok iyi gelecek. Hayatta en çok değer verdiğim oğlumdur, onun nazarında tüm insanları sevmeye, insanlara faydalı olmaya çalışırım. Arada bir arkadaşlarla Palyaço kılığına girip Adana’nın çeşitli hastanelerinde lösemi tedavisi gören küçük çocukları eğlendirmeye gidiyoruz. Hem onlara moral oluyor hem de biz işten güçten fırsat bulup iyi insan olmanın maneviyatını anlamaya çalışıyoruz. blogger-image-1930982093 Şu gördüğünüz turuncu kafa benim, diğerleri İbrahim, İrem ve Simge. O küçük tatlı prensesimiz ise Yasemin. (Bu resim Yasemin ve ailesinden müsaade alınarak yayınlanmıştır.) Vatanını, milletini, dinini ve devletini seven bir babanın oğlu olarak aynı duygu ve düşüncelerle yetiştirilmiş Türk Genciyim. Mustafa Kemal Paşa ve Enver Paşa hayranıyımdır. Çok fazla vakit ayıramasam da kitap okumayı çok seviyorum. Hele günlerden hafta sonu ise hava güllük gülistanlık ise parklarda saatlerce kitap okuyorum. En son Ahmet Ümit’in Beyoğlu Rapsodisi kitabını okumayı bitirdim. Şuan Murat Bardakçı’nın Enver isimli kitabını okuyorum. Yeni başlayanlar için Blogger isimli bir e-kitap hazırlayıp yayınladım. Şuan çalışmaları arada bir sekteye uğrasa da Blog ve SEO isimli bir basılı kitap hazırlıyorum. Tamamlanırsa basıma girecek. Bana sormak istediğiniz, iletmek istediğiniz her şey için iletişim bölümünden yada vsarigoz@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz. Kendinize iyi davranın. Vural Egemen SARIGÖZ

O Başbuğuna Kavuştu, Sıra Bizde...

52681111_2271678039542349_1544363733042593792__20190227-200616_1

 Bundan yıllar yıllar evveldi... O zamanlar " çocuktum ufacıktım, top oynadım acıktım, buldum yerde bir erik, kaptı bir alageyik" dizelerini söyler dolanırdım ortalarda...

Ben çocuk şarkıları söylerken rahmetli babam " ben evimde otururken o sürgünde oy oy.." diye mırıldanırdı...

Birkaç defa anlatmıştı aslında da çocuk aklı işte idrak edemezmişim...

Bir gün işten eve koşa koşa geldi... " Sürgünden dönüyor Ozan" dedi...

"Ozan kim baba" dediğimde yarı sinirli, yarı şefkat edalı "Ozan Arif oğlum" dedi...

Sinirli tarafı üzerimde biraz fazla etki bırakmış olacak ki, çok da üstelemedim. Çünkü babamın siniri pistir... Ulan Eşşoğlu diye başlardı yoksa...

Devamını okuyun
  0 yorum

Biz Ne kadar Ülkücüyüz, Dava ne Kadar Dava, Lider Nasıl Lider?

Bu yazıyı Yozgat Uşak şehirler arası bir otobüs yolculuğu sırasında yazıyorum. Teknoloji gelişti artık yeni içerikler üretmek için kaleme kağıda yada bilgisayara gerek yok. Toplum arasında gezinme ye devam eden birçok insandan biraz daha akıllı bir cep telefonunuzun olması yeterlidir. İşte bu yazıyı da böyle bir cep telefonundan seyahat ederken yazıyorum.  Ne kadar Ülkücüyüz?  Kimse kimsenin ülkücülüğünü sorgulayamaz sözünü oldum olası sevmem ve tasvip etmem tıpkı iman sorgulanamaz sözüne oldu​ğu gibi.  Birnsanın cennetlik mi cehennemlik mi olduğunu bilmek için Tanrı olmaya gerek yok. Zira dini vecibelerini yerine getiren, Müslüman gibi bir hayat süren, iyi insan olan, Hayır v...
Devamını okuyun
  0 yorum

Gönül

Yine senden ayrı düştüm.
Ne uslanmazmışsın gönül.
Dağlar aştım,deniz aştım.
Ne ıslanmazmışsın gönül.

Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Vural Egemen Sarıgöz @ tahtaPod.com

  0 yorum

Ülkücü Olmak Çok Zor..!

Hali hazırda birlikte yola çıktığımız şu nacizane site çatısı altında toplandığımız gönüldaşlarımıza Ülkücülükten ahkam kesecek değilim... Ancak, makalemin başlığından da anlaşılacağı gibi Ülkücülüğün ya da Ülkücülüğümün zorluklarından ve Ülkücülüğün sadece seçim meydanlarında takım elbiseleri çekip miting alanının etrafında etten duvar oluşturmak olmadığını anlatabilmek boynumun borcudur.Daha önceki makalelerimde neden MHP'ye oy vereceğimi , MHP'nin neden iktidar olamadığı gibi konulara değinmiş ve sıra Ülkücü Olmanın Zorluklarını anlatan makaleye gelmiştir. Ülkücü'nün sözlük manasını zaten artık sokaktaki çocuklar bile biliyor.Hatta Ali'nin Ayşe'yi sevdiğini bildiği gibi biliyor... Ne bile...
Devamını okuyun
  0 yorum

Yerli Arama Motoru Nasıl Yapılır?

Son günlerde herkesin diline pelesenk olmuş, sosyal medyada #yerliaramamotoru gibi etiketler açılarak gündem tutulan bir konudur. Yerli Arama Motoru Nasıl Yapılır sorusuna bende bilişim dünyasında yer alan bir İçerik Yazarı olarak cevap vermek istedim. Sonuç itibari ile işimiz gereği arama motoru ile iki yakın arkadaş gibi çalışmaktayız.

Google bile algoritmalarını bizim kadar yakında takip etmiyordur desek yalan olmaz hani.

​Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, yerli arama motoru konusunda çalışmalara başladığını söylemedi. Özel bir televizyon kanalının konuğu olan bakan yeni arama motoru ve yerli yazılımlar için Kanun Hükmünde Kararname ile teşviklerin verileceğini açıkladı. 

Devamını okuyun

Telif Hakkı

© www.profesyonelblogger.blogspot.com

  0 yorum

Hala Ülkücü müyüz?

​Ülkü Ocakları ile tanışmam, rahmetli cennet mekan babam sayesinde olmuştu. Henüz ilk okul 2. sınıf öğrencisi iken Ülkü Ocağı başkanı oldu ve bende bu vesile ile ocaklı oldum. Hala beni tanıyan bilen ağabeylerim kısa pantolon ile ocak içerisindeki hallerimi anımsar gülerler. 

İlk ocak kavramı ile bu şekilde tanıştım ama Ülkücülük bizim evimizin hali hazırda vazgeçilmez kavramıydı. İlk okul çağlarımda dahi babamın ''bir Atsız şiiri ezberleyene 5 milyon veririm'' deyişini hatırlarım. 9 ışığı bilen evladı onun en sevdiği evladıydı.

Zaman geldi geçti, ilk okul çağları, orta okul çağları, lise derken artık ocak birinci adresim ev ikinci adresim olmuştu.

Babamın fikri ve siyasi konumu nedeniyle evimizin tarandığı, evimize tehdit mektupları gönderildiği ve hatta kapımıza bomba konulduğu zamanları atlattık.

Ocağımızın çapraz ateşe alındığı, taşlandığı, ocak gençlerimizin okula gidip gelirken hunharca dövüldüğü zamanlardan geçtik.

Devamını okuyun
  0 yorum

Seccade'nin Gözyaşları

​Asım başını iki elinin arasına almış düşünüyordu. Daha yeni evlenmişti hanımı 2 aylık hamileydi ve çok mutluydular. Küçücük evlerinde huzur onlarındı. Asım sabah işe giderken mutlu , eve döndüğünde mutlu , evdeyken mutluydu. Hanımı , Sevda'da öyleydi. Çocuklarının dünyaya gelmesini sabırsızlıkla bekliyorlardı.


Sevda elinde çay tepsisi ile odaya girince Asım'ın düşünceli halini gördü. '' hayırdır , hayatım karadenizde gemilerin mi battı'' dedi latifeyle... Asım, sanki bir derinlikten çıkar gibi derin bir nefes alıp , '' yok öylesine dalmışım'' dedi.

Devamını okuyun

Telif Hakkı

© www.profesyonelblog.com

  0 yorum

BİR NAMAZ HİKAYESİ

Metehan mütevazi bir ailenin oğluydu. Normal bir öğrenim hayatı sürdürüp liseyi tamamladıktan sonra Üniversiteyi Açık Öğretim Fakültesinde okumak ve bu sayede kendi ayakları üzerinde durarak çalışmayı amaçlamıştı.Nasip olmadı okulunu tamamlayamadan bırakıp askere gitmek zorunda kaldı. Etrafındakilere göre siyasi sebeplerden askere gitmişti. Kendisine göre ise hak bildiği yolda yürümesine izin vermedikleri için askere gitmişti.

Devamını okuyun
  0 yorum

Rahle'nin Hüznü

Rahle'nin Hüznü

Ben bir rahleyim. Rahle nedir diyorsanız açıklayayım. Üzerinde, yazı yazmak , kitap okumak için ağaçtan yapılmış bir araçtır. Beni yapan ustanın adı Osman idi. Hz.Osman(r.a) kadar tefekkürde , onun kadar edepli , Osman Gazi kadar yiğit bir adamdı. Heybetini kimisi inancına kimisi cesaretine bağlardı. Yürürken ev sallanırdı adeta. Bir Cuma Namazının dönüşünde başlamıştı beni şekillendirmeye , İlk hamlesini besmele il yapmış ve kısa sürede tamamlamıştı beni. Osman Usta beni yaparken , hep konuştu benimle... '' Bitince çok güzel olacaksın , senin üzerine Mübarek Kur'an-ı Kerim'i koyacağım , Kur'an-ı Kerim'e hürmetle seninde önünde diz çökmüş olacağım , kıymetini bil, oğlumla kızımda faydalanacak senden , kızım derslerini yapacak , oğlum hayatımıza yön veren o müthiş Allah kelamlarını okuyacak üzerinde'' diyordu...

Devamını okuyun
  0 yorum