Mayıs 1965, Giresun-Çanakçı ilçesinde 9 çocuklu bir ailenin 4. olarak doğdum. Lisansım İktisat, yüksek lisansım ise İşletme özel olarak da Muhasebe ve denetim alanında. Halen İstanbul'da yaşıyorum ve Serbest meslek mensubu olarak çalışmaktayım. Mesleğim ve ailemiz dışındaki ilgim; küçücük mavi kürenin içine ve dışına yayılmış bilgiye...
Elbette oralarda sevdiğim pek çok şey var, lakin manevi dünyama baktığımda, ille Türkiye Her şey Türkiye.

GÖNÜLLÜ YÜREKLER

Türkiye vatanım seni seviyorum senin ile ilgili büyük hayallerim var. Vallahi senin için ortaokuldan beri slogan atıyorum! Seni sevmek korumak deyince kalbim başka türlü çarpıyor. Bir de tanıma fırsatım olsa!.. (1980'ler) 1989-90'lı yıllarda hayalimi kısıtlı imkanlarla nispi olarak gerçekleştirmiştim. Rahmetli babam endişeli olurdu, uzaklara gitme izni çıkmazdı ondan. Baş örtüsü takınca şehir içi gezme alanımı genişletmişti. Olgunlaştığıma, büyüdüğüme yanlış yapmayacağıma inanç getirmiş olmalı. Hoş o konuda radikal değildi ama yine de bir tür yüreğine su serpilme duygusunu yaşadığını sanıyorum. Lise mezuniyeti sonrası şartlar mecbur etti Batı Karadeniz'den Marmara'ya göçtük. Çalışmaya başlay...
Devamını okuyun
122 Okuma
0 yorum

YAŞAM KİME, NEYE YAKIŞIR?

Niyetim yeniden yazmak. Yaşam hakkı üzerine düşünüyorum ne zamandır. Oysa ne vakit bir konuyu-düşünceyi olgunlaştırıp izi üzerine yürümeye kalksam vahim bir şey oluyor ve benim düşünce iskeletim ete kemiğe bürünmeden dağılıp yıkılıveriyor. Vaz geçtim! Birkaç günün haberlerini tararken korktum, utandım, tiksindim... Hiçbir ahkam yerinde değil, ne yazacağım?! …. Olay, Küçükçekmece Fatih Mahallesi üzerinde önceki gün akşam saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerinde yürüyen şüpheli kişi ya da kişiler ellerinde bir çöp poşetini yol üzerinde bulunan çöp konteynerinin yanına bıraktı. Bir süre sonra çöp konteynerinin yanından geçen bir vatandaş çocuk sesi duyduğunu belirterek ç...
Devamını okuyun
129 Okuma
1 yorum

KADIN ÖYKÜLERİ...

Türkiye'nin Onarımı İçin Sana ihtiyaç Var Evlere şenlik taşınma hikayelerim var. Bunlardan birinin sonucuydu, Selma ile bizi karşılaştıran. 1984-85'lerde Turgut Özal'ın konut kredisi uygulamasından yararlandık üstüne de çeyiz çimen paraya dönebilen ev eşyası vs. ne varsa sattık,borçlandık. Bir ev aldık Yenibosna'dan, Fırtına apartmanının giriş katı. Apartman yapılmaya devam ediyor ama biz hem ev taksiti hem kira ödeyemiyoruz. Müteahhite gittik -sonradan Avni amcamız oldu. Üzerimizde ata hakkı var. Bir gün onu da yazacağım.  Niyetimiz; biz evi aldık ama taksitleri ödeyemiyoruz, şimdi vaz geçtik paramızı geri verir misiniz,  demek. Avni amca bir yas dönemi yaşıyormuş, ayrıntılar...
Devamını okuyun
171 Okuma
1 yorum

Sağlıklı Değil, Sağlam!..

Eskiden (bazen şimdi de) çatıdaki T antenin salınımları arasında karıncalı ekranda kaybolup geri gelen Görüntüleri sabitlemek için TV cihazının tepesine sumsuk vurulduğunu çok gördüm. Billahi biz cızırtılı FM radyolarda da aynı uygulamayı yaptık.Nasıl bir eşleşme oluyordu, devreler arasında, şimdi bile anlamam çok mümkün değil.Sumsuk sonrası bir süre görüntü alınabiliyordu.

Hani annem ile babam arasında çok cicimli bir ilişkiye şahit olduğumu söylesem , bal gibi de yalan olurdu. Annemin babama muhabbet seslenişi 'çavuuuş!' idi. Babam askerliği çavuş rütbesi ile tamamlamışmış. Rahmetli babamı hatırladığımda iyi seslenişi "gıııız!" dan ibaret. Ama Allah var, hastalık varsa evde bir şekilde şefkat de geliyordu. En haylaz kardeşler, akrabalar, yakınlar, komşulariçin geçerliydi ilgi, şefkat.

Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Nurşen Karakaş @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır..

959 Okuma
0 yorum

Kadın Öyküleri...

zohre3
Kanıyor Zöhre! Reis beyin ela yeşil gözleri yanıyor. Temmuz başı, bu sıcakta cehennemi bir karar! Karşısında Celal hüküm bekliyor. Zöhre'yi öldürmüş! Zöhre,kendisinden 3 yıl önce, hücreden insana döndüğü rahimdeydi. Celal da orada hücreden insana döndü. Zöhre gibi dünyaya ışıldadı, cıvıldadı, yürüdü koştu.. Düşüp uf! oldular, kalkıp neşe oldular… yolda, mahalle arasında oynuyorlar, reis bey seyrediyor… Ne güzeller, güzel büyüyorlar! Zöhre 15'inde, görücüsü evde. Hoş eve gelmese de olurdu ya, karar verilmişti. 2011 denen bir yılda okulda olsa orta son çağında gelin verildi Zöhre. Hani bakkala göndersek ardından baktığımız yaşlarda. Akşam başka ruh hali ile uyuyup sabah başka bir duygu dünyası...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Nurşen Karakaş @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

167 Okuma
0 yorum

YILAN BİZE DOKUNDUĞU NOKTAYA KADAR BİN YAŞASIN(!)

Kıl kadar hakkın, ahrette, sahibine iade edileceğine inananlar ülkesindeyiz. Aynı zamanda hakların iadesini de ' ancak ahrette görebiliriz' e indirgeyenlerin ülkesiyiz, ne yazık! Verilen aklı bilgiyi kullanmayıp orada hangi yüz ile hangi hakkı isteyeceksek… Bireyin yaşamına yön verme özgürlüğü ve toplumun bireye sağladığı özgürlük kullanma alanına hak diyoruz. Hemen ardında da bireyin bu hak kullanımlarının sorumluluğunu üstlenmesi görevi yerini alıyor. Hak ve sorumluluk kavramı coğrafyaya, toplumlara, kültüre, dinlere göre değişen göreceli bir kavram. Hiçbir durumun evrensel bir tek doğrusu yok. Ne kadar çevresel tanımlama yapılabiliyorsa o kadar hak, ne kadar hak kullanılıyorsa o kadar kul...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Nurşen Karakaş @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

155 Okuma
0 yorum

Irmağının Akışına Ölür(müy)üm Türkiyem!

Anılarımda, ışıltısı gök yüzünden gelen ışığa karışmış bir akarsu var. Bana göre  büyük nehirdi, babama göre köyün deresi... Benim nehrim sonraki yıllarda bölgenin atık  taşıyıcısı oldu. Tanık olduğum ilk ölümüydü. Yıllar sonra fark ettiler ki atıktan kurtulamıyorlar  bunun yanında uzun bir kanalizasyon oluşturmuşlar, bu kez nehrime çöpleri her noktadan  değil de Karadeniz'e yaklaştığı bir noktadan boşaltmaya başladılar. Geçen on beş yılda  büyük nehir benim için de dere oldu. B… dere! Allahtan kış selleri bir ölçüde aldı götürdü,  çöpü pasağı. Dallarda sallanan naylon, bez vs. o kadar çabuk yok olmasa da koku dağıldı. Dış dünyaya açıldığım zamanlarda gördüm ki,...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Nurşen Karakaş @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

216 Okuma
0 yorum

Halâ Avuçlarımızda Güzel Bir Koku Kalmış

Yolun yarısını geride bıraktığım bu günlerde zihnim hep avuçlarımızdan akıp giden güzel şeylerle meşgul. Zihnimin derinlerinden çağırıp izlesem de güzellik, içinde yaşasan da güzellik… Keşke ele yele vermeyeydik dediğim ne çok şey var. Envanterini çıkarıp bir yerlere kayıt düşmeli… Ana yurdumuzda göçeriz, biz. Anam babam Karadeniz'in doğu ucunda hayat bulmuş. Otuzlu yaşları bulmadan ailelerinin rızkı için batısına doğru kaymışlar. Ben çıngır çıngır bir dere kenarında oynamaya başlayacakken çıkmışız köyümüzden. Bağımız tamamen kopmamış, aile nadiren ziyaret için geri döndüğünde, görüş alanıma giren her şeyi bütün uzaklığımıza rağmen sevdiğim ana- baba köyü aklımın sardığı* ilk gidişimdeki hat...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Nurşen Karkaş @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

307 Okuma
0 yorum

REEL SEKTÖR NEYE BENZER?

Bu gün ofiste çalışırken birlikte çalıştığım kardeşim dedi ki;; asıl önemli haberi duydun mu abla? Baturay kapanıyor! Biliyordum… Baturay benim 32 yıldır alışveriş yaptığım kırtasiye. Öncesinde de en az 35 yıllık geçmişi var. Son derece işinin başında insanlar; çocukluğunu, gençliğini, orta yaşın ilerilerine burada taşıyan tezgahtarlar rafları topluyorlar. Yıl başından itibaren işsizler. Niye kapatıyorsunuz sorusuna tek cevap ' döngüyü çeviremiyoruz Nurşen hanım, mecburuz!' Binlerce işyeri döngüyü- yaşamlarını korumak için on binlerce tuhaf yöntem denedi. Son başarıları, sessiz sedasız kepenk indirebilmek olacak. Pek çoğu kredi, piyasa, tefeci borcu batağında çırpınıyor. Haciz batık kıyameti...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Nurşen Karakaş @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

191 Okuma
0 yorum

GÖÇ YAZISI

goc0_20171106-194340_1
İstemeyerek yola düşen pek çok insan için, Kalktı göç eyledi gönül kervanı Dahi görüşmemiz güç oldu gitti Düzüp yer etmiştik bağı bostanı Bütün emeğimiz hiç oldu gitti Aşık Hicrani Canım Türkiye'm! Ana yurdum gönül bağım... Kalkıp göç edenlerin, görüşmesi güç olanların, bağı bostanı düzüp yer edenlerin, emekleri hiç edilenlerin sığınağı, geçidi ülkem. Gücü az, kaynağı sınırlı, engin merhameti engin sıkıntıya dönüşen ne yapacağını bilemez insanlarım bakın hele, çevremizde neler oluyor? Bizi bilirsiniz misafiri severiz. Hatta öyle severiz ki halen, gelince oturacakları bir oturma odası- salon, temiz bir yatak, biri gelirse ikram edilecek lezzetli bir yemek tedariki en umursamaz evde bile potan...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Nurşen Karakaş @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

203 Okuma
2 yorum
©  Tüm Hakları Saklıdır | tahtapod.com | tahtapod.net | tahtapod.org