VEDA

 Ve o vedadan sonra bir daha kimseyi sevemediğimi düşündüm. 

Günlerce odamdan çıkmadım, eski parçalanmış boyalarımla konuştum, uzun uzun baktım her şeye, her insandan kaçmaya çalıştım.
Zaten karanlıkta boğulurken daha çok battım. 

Bugün güneşli bir güne perdelerimi kapatmadığım ilk gün. Güneşin güzelliğini unutmuşken kendime yeniden hatırlatmak ne unutulmaz bir his. Bu hatırlatma bir çok geçiştirmişliklerimi daha da fazla yüreğime yara etti. 

Saçımı toplayıp mutfağa geçtim. Sessizliği dinledim, kapalı pencerelerden. Dışarının bütün güzelliklerini gösteren sigara pencerimi açtım. Sessizliği çocukların gülüşleri ve kuşların cıvıltısı kesti.

Bir sigara çıkartıp dudaklarımla birleştirdim, arkamı dönüp çayımı diğer tezgaha koydum, yanına da kendimi. Sigaramdan derin bir nefes alıp başımı yukarı kaldırdım. Hiç bir şey düşünmeden, koca bir boşlukta düşünmeye çalıştım.


Sanırsam başarısızlığımın sebebi gerçekten düşünmememdi. Yüzümü pencereme çevirip, çiçeklere su vermeye başladım, durdum bir süre.

Yapraklarımdan akan her bir su damlasının düşüşünü izlemeye başladım. Bitinceye kadar sigaramın külünü de beklettim. Son düşüş, çantamı alıp, dışarıya adımımı attım. Evin önüne son kez bakıp, "Hoşça kalın" diyerek yalan söyledim çünkü bu evde kim bulunduysa hep yalandan hoş kalmamı istedi.

"Belki o kadar kötü değildir." Dedim hep içimden. Birisine affetmesi için yalvarır gibi.

Tren istasyonuna indim. 45 dakika sonra gelecek olan bir yolculuğun elvedası olacaktım. Hani bazı insanlar der ya da demez de sadece ben derim belki. Pek takip edemiyorum kim ne diyor son 7 yıldır.

Bazen de öyle takip edemiyorum ki kendi dediğimi bile unuturum, tıpkı şu an olduğu gibi.

Yürüdüğü Yol, Yol Değil Türkiye'm
OSMAN EFENDI

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış