EĞİTİMİN GÜLEN YÜZÜ: ZİYA SELÇUK

Ak Parti 16 yıl sonra tarzının dışına çıktı ve 68 yılın ardından Avni Akyol'dan sonra ikinci değerli bir eğitimciyi bakan yaptı. Eğitimcilerin üstündeki tüm kara bulutlar dağılır gibi oldu. Kara bulutlar yalnız eğitimcilerin üzerinde değil, eğitimin özneleri olan öğrenci ve velilerin de üzerindeydi maalesef. Onca yıl güneş tutulması yaşadık desek mübalağa etmiş olmayız. Bu süreçte en çok eğitimciler hırpalandı, öğretmenler itibarlarını, veliler umutlarını yitirdiler. Sayın Cumhurbaşkanı eğitimde işlerin yolunda gitmediğini görmüş olmalı ki nihayet bütün kesimi heyecanlandıran bir ismi, Ziya Selçuk'u Milli Eğitim Bakanı yaptı. Sayın Ziya Selçuk'u anlatmaya gerek yok. O bir duayen, her kesimin sevdiği bir isim. 

Mevcut durumu Cumhurbaşkanı'na mükemmelmiş, her şey yolundaymış gibi sunan, kendisini ve milleti yanıltan, sırtını siyasete yaslayıp, birazcık da sadakatle durumu kurtaran, hiçbir ilerleme kaydedemeyen, inisiyatif kullanmaktan aciz cenahın da aklı karışmış görünüyor. Bir süre sonra lobi faaliyetlerine başlayıp Ziya Hoca'ya bayrak açarlar mı, bunu süreç içinde göreceğiz. Tabii ki bu, Ziya Selçuk'un kuracağı ekibe ve de izleyeceği yola bağlı.

Yapılacak çok iş var ancak en önemlisi öğretmenlerin kurtarılması gereken bir itibarı var. En kısa sürede başarabilecek bir isim Ziya Selçuk. Kendisinin bakan olmasından itibaren öğretmen itibarının ibresi yukarı doğru çevrilmeye başladığını görüyorum.

Okul yöneticilerinin liyakat esaslı seçimi ve yetkilerinin artırılması ile okulun da güçlü kılınmasının eğitim anlayışıyla çelişmeyeceğini düşünüyorum.

Sınav sisteminin o kadar çok değişmesi ve işin iyice sulanmasından dolayı o alana nasıl bir neşter atabilecek o da kendisinin halka vereceği güvenle alakalı bir durum olacaktır.

Türkiye'nin yönetim sisteminin değişmesiyle Milli Eğitim teşkilat yapısının da değişmesi hayatın doğal akışıyla örtüşecektir. 657 sayılı devlet memurları kanunu yerine öğretmen için özel kanun çıkarılması da işlerin daha sağlıklı yürümesi için yararlı olacaktır.

Bakanlık devir teslim töreninde Sayın İsmet Yılmaz, rakamlarla konuşmaya başladı yine, nicelikle alakalı icraatları anlatıp niteliği halının altına süpürdü. Ancak yeni bir dönem başladı ve bu vebali kaldırabilecek, bizi şaşırtacak donanıma sahip vizyon sahibi bir bakanımız var artık.

Henüz bakanlık yemini etmeden, hiçbir icraat gerçekleşmeden eleştirilerin gelmesine de anlam veremedim doğrusu. Sol geleneğin böyle bir alışkanlığı var maalesef.

Tabii herkesin merak ettiği soru, Ziya Hocanın Cumhurbaşkanı ile ne kadar uyumlu çalışabileceği. Cumhurbaşkanının bununla ilgili bir kaygısı bulunsa böyle bir atama yapmazdı şüphesiz. Cumhurbaşkanının bu konuda kendisine alan açacağını ve kendisini fazlasıyla tolere edeceğini sanıyorum. Eğitimde durumun sarpa sardığını ve Ak Part'deki oy kaybının büyük kısmının eğitimdeki olumsuzluktan kaynaklandığını biliyor. Ziya Selçuk'un bu açığı kapatabilecek yegane insan olduğunun da farkında.

Velhasıl kelam dinleyen, durumu iyi ifade eden, ufku geniş olarak bildiğimiz Ziya Selçuk, kısa zaman içinde memleket sevdasından başka hesabı olamayan insanlarla ekibini oluşturup, kurumlar arasındaki işbirliğini sağlayarak çocukları geleceğe hazırlayacak çalışmalara başlayacaktır, buna inanıyoruz. Sonuçta her şey çocuklar için. Eğitim o kadar karmaşık değil, çocuklar gibi basit düşünelim, büyükler gibi basit düşünmeyelim.

DEVLET TİYATROLARI
Çin istihbaratı, Türkiye’deki Uygur sivil toplum k...

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış