By Mehmet Alp on Pazartesi, 06 Nisan 2020
Category: Yaşam

PES!

Tahminim her şeyden anlayan ve her şeyi bilenlerin oranının en yüksek olduğu nüfusa sahibiz.

Bizde bir futbolcu aynı zamanda ekonomisttir, sanat eleştirmenidir, tıp uzmanıdır ve biraz toplumda gideri olacağını bilse Einstein'dan daha iyi teorik fizik bilir.

Aynı durum tabii ki gazeteciler, şarkıcılar vesaire için geçerlidir. Yeterki toplumda biraz tanınmış olsun.

Hal böyle olunca bu tür paylaşım yapmaktan çekiniyorum. Ukala ve her şeyi bilen bir intiba uyandırmaktan korkuyorum ama karşı karşıya olduğumuz bilgi kirliliğine tahammül etmek de gerçekten zorlanıyorum.

Lütfen rica ediyorum, bir şeyi paylaşmadan evvel bir düşünelim. Özellikle bu ortalıkta dolanan iddiaların bir çoğunu kontrol etmek çok kolayken.

Senelerdir İsrail'de kanser yok saçmalığı vardı, şimdi İsrail'de corona hastası yok saçmalığı yerini aldı.

Oysa Google'a 'israil'de corona vakası' diye yazmanız bu iddiayı çürütmeye kafi olacakken neden böyle bir yalanın yayılmasına alet oluyoruz?
Çok merak edenler 'john hopkins university corona map' diye yazar ve dünyanın hangi ülkesinde hatta ülkelerde hangi bölgelerde ne kadar vaka var takip edebilir.

Bunu İsrail'i savunmak için yazdığımı iddia edecek olanlara sormak istiyorum, acaba böyle yalanları yayarak insanların gözünde asla yenilmez, insan üstü güce sahip bir İsrail yaratarak nasıl bir propagandaya hizmet ettiklerini hiç düşündüler mi?

Aynısı bir çok başka konu için geçerli;
Vay efendim Corona salgını 5G teknolojisiyle alakadarmış ve yayılıyormuş?

Böyle bir iddiayı kanıtlamalarını zaten beklemiyorum da, böyle bir sonuca varmalarını sağlayacak ve az buçuk mantıkla izah edilebilecek hangi veri var?

Almanya'da 5G ihalesi geçen sene Kasım, Aralık aylarında gerçekleşti, tüm Almanya'da toplam belki 4-5 tane 5G anteni var, bunlar da bildiğim kadarıyla henüz faaliyete geçmemiş, ama vaka sayısı 100 bine dayandı?

Eeeeee?

Yok Fransa'da coronanın ilacı keşfedilmiş...

Yok öyle bir şey;
Bildiğim kadarıyla sıtma ilacı ile grip ilacı karışımı bir tedavinin %100 başarı gösterdiği söyleniyor lakin bu toplam 33 vakada denenmiş.

Zerre kadar ilaç sektörünün nasıl işlediğini, yani bir tedavi veya bir ilacın piyasaya sürülmesi için gereken onayı almadan kaç sene kaç kişinin üstünde denenmesinin gerektiğini bilen herkes bunun kayda alınmaya değer bir rakam olmadığını bilir. Ayrıca sıtma ilacının da çok ağır yan etkileri var, bildiğim kadarıyla tansiyon ve kan dolaşımı sıkıntıları yaşayan insanlarda ölüme sebep olabilecek kadar tehlikeli olduğu söyleniyor (doktor olmadığım için bu bilgide çok iddialı değilim).

Yok Türk doktorları aşı (ilaç) keşfetmiş de üretime başlanmış da...

Bakın, tabii ki herkes gibi ben de bu ilacın bulunmasını isterim ve bu buluşunu Türk imzası ile gerçekleşmesini benden fazla sadece bu konuda çalışan bilim insanlarımız isteyebilir ancak. Ama yok böyle bir şey. En azından gerçekten haber yapılacak bir şey yok. Dünyanın en donanımlı laboratuvar ve kurumları en en erken 2021'den bahşediyor, ki ben o zaman bulunabileceğine bile inanmıyorum, kaldı ki bu tür bir çalışma için milyar USD'lik ARGE gerekiyor. Şimdi, üzülerek söylüyorum, bilim insanlarımıza böyle bir maddi imkanı sağlandığına gerçekten inanıyor musunuz?

Şimdi tabii 'Sana ne, sana neden battı?' diyebilirsiniz.

Birincisi, saçma sapan, aslı astarı olamayan bu saçmalıkların gerek resim, gerek internet bağlantısı, gerekse video veya ses dosyası olarak her Allah'ın günü mesaj kutuma düşmesinden gına geldi.

Ama asıl beni daha da rahatsız eden olay, bir milliyetçi olarak milletimin bu kadar dezenformasyon ve bilgi kirliliğine maruz edilmesi.

Tahammül edemiyorum artık.

Bir kaç tana zıpırın google reklamı için 3 tıklama daha fazla alacağım diye milletimi bu derece aptal yerine koymalarına, kıçlarından asılsız asılsız sansasyon uydurup insanımızı enayi yerine koymaya utanmamalarına tahammül edemiyorum!

Ama daha da az tahammül ettiğim insanımın zerre kadar sorgulamadan bu saçmalıkların yayılmasına alet olması.

Ve bu tavır maalesef sadece böyle bilimsel konularla sınırlı değil. Daha bugün aklı sıra 'Türkçülük' taslayan bir denyonun sayfasından fesli manyağın uydurduğu, Alpaslan Türkeş'in aslında Hüseyin Feyzullah isminde olduğu saçmalığını yaydığına şahit oldum ve aynı şerefsiz Alpaslan Türkeş'in aslında Hindistan'a sürgüne gitmediğini, Avrupaya gittiğine ve 'döndükten sonra!!!' ihtilal yaptığını saçmalıyordu.

Arkadaş senelerdir çok mantıklı şekilde, verilerle kanıtlayarak ülkenin ekonomisinin moka battığını, bilim ve teknolojiden gittikçe uzaklaştığımızı, hukuk devletinin her geçen gün daha da darbe aldığını, senelerdir birinin Türkiye'nin en köklü partilerinden birini asıl fikrinden uzaklaştırdığını, tek görevinin iktidarın varlığını korumak olduğunu anlattık ama kimseyi inandıramadık. 

Ama birileri çıkıp Türklerin aslında uzaylı olduğunu söylüyor, hiç bir tarihi veya folklorik araştırma ve veri gösteremeden kıçlarından saçma sapan bayramlar, Ayazatalar ve hatta tarih veya din uyduruyor ve millet de bunu paylaşıyor!

Pes!

Hani bu corona ülkede yeni duyulurken herkese 'üzüm sirkesi fayda ediyormuş kanka, çok sağlam bilgi...' diye gönderilen bir video vardı...
İnşallah onu ilk göndereni bulursunuz. 

Bulursanız bir sorun bakalım ne olmuş üzüm sirkesine...




Related Posts

Leave Comments