By Yahya HOÇUR on Salı, 17 Aralık 2019
Category: Yaşam

GEREKİRSE...

Yanlış anlaşılmasın, Allah'tan ve İslâm'dan zerre miktar şüphem yok. Haliyle belli ki, bizlerin Müslümanlığında ve dünyayı okuyuşunda bir arıza var…

GEREKİRSE...

Eskiler anlatırdı, Kâbe'de Hz. Muhammed(sav) zamanında sembolik olarak sadece bir tane şeytan taşlama yeri varmış. Şimdi ise küçük, orta ve büyük olarak sıralanmış üç tane. Yine eskiden ücretsiz olan taşlar, günümüzde hacılara parayla satılıyor. Şeytanı temsilen yapılan ilk  zamanlardaki hatta elli sene önceki dikit oldukça mütevazı fakat yenileri daha büyük ve heybetli.

Yani şeytan, bizim hacılar taşladıkça; geçen zaman içinde kuruyacağı, sakatlanıp gebereceği yerde semirdikçe semirmiş ve sayısı da çoğalmış. Taşladıkça büyümüş ve çoğalmış namussuz...

Aynı İsrail gibi, günde beş vakit, yılda her gün lanet okuyup kahrolması için dualar ediyoruz fakat yıkılmak bir yana büyüdükçe büyüyor, güçlendikçe güçleniyor, Güya biz, en doğru ve en son dinin en doğru mensuplarıyız ama Allah dualarımızı duymuyor.

Yanlış anlaşılmasın, Allah'tan ve İslâm'dan zerre miktar şüphem yok. Haliyle belli ki, bizlerin Müslümanlığında ve dünyayı okuyuşunda bir arıza var…

***

Eskiden ABD ile zıtlaştığımız zamanlarda iktidarda bulunanlar, "Gerekirse İncirlik üssünü kapatırız!" diyerek rest çekerlerdi. Gerçi, İncirlik üssü 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sebebiyle, ABD bize silah ambargosu uyguladığı için 1975 yılında Ecevit ve Erbakan koalisyonu döneminde kapatılmıştı.

Üç yıl sonra ABD ambargoyu kaldırmış, biz de üssü tekrar açmıştık. Bu üç yıllık ambargo sürecinde günümüz iktidarının geçmişi karalamak için ajite ettiği, belki tüp kuyruğu, yağ kuyruğu ve benzin kuyruğu bekledik ama Milli Savunma Sanayimiz için sözde değil özde "yerli ve millî" olan Aselsan ile Roketsan gibi önemli tesisler kurmuştuk.

Günümüzün iktidarı da ABD ile bugüne kadar her zıtlaştığımızda, "Gerekirse İncirlik üssünü kapatırız" diyordu. Önceki gün tarihte ilk defa, "Gerekirse İncirlik ve Kürecik'i kapatırız" diye rest çektiler.

Oysa Kürecik'teki üs, bütün itirazlara hatta vatan haini(!) CHP'nin bile şiddetli itirazlarına rağmen AKP tarafından güle oynaya kurdurulmuştu. Şimdi gerekirse kapatırız diye konuşuyorlar.

Ülkemizdeki ABD üsleri, AKP iktidarında, Arapların Peygamber Efendimizden sonra taşlamak için diktikleri şeytanlar gibi hem büyümüş hem çoğalmış.

***

Yalnız unutmadan söyleyeyim, İncirlik ve Kürecik üsleri, medyada çok gündem olduğu için biliyoruz; fakat ülkemizin farklı illerinde benim sayabildiğim 15 tane NATO üssü var(Bazı kaynaklar irili ufaklı 140 civarında NATO(ABD) üssü olduğunu iddia ediyor). Yani Arapların şeytan taşlama işi gibi taşladıkça, sövdükçe, rest çektikçe çoğalıyorlar…

***

Hanefi mezhebine göre haccın farzları bir şart ve iki rükundan ibarettir. Bunlardan "ihrama girmek" haccın şartı, "Arafat'ta vakfe yapmak" ve "Kâbe'yi tavaf etmek" ise haccın rükünleridir. Yani şeytan taşlamak haccın farzlarından değil vaciplerindendir.

"Buraya kadar geldik, şeytanın başını yarmazsak içimizde uhde kalır" deyip ille de taş atacaksak; Hacda şeytan taşlama zamanı, Kurban bayramının birinci günü tan yerinin ağarmasından itibaren başlar ertesi gün aynı vakte kadar devam eder.

Fakat Arafat'tan dönüş yorgunluğu, uykusuzluk, izdiham ve sıcaktan dolayı şeytan taşlama "çok sabır" gerektiren bir iştir. Bu sebeple gücü yetmeyen kişi taş atmak için vekil tayin edebilir(Tabi asıl olan beden genç, sağlıklı ve güçlüyken hacca gitmektir, gençlikte her haltı karıştırıp bir ayak çukurdayken günahları sıfırlamak umuduyla değil).

***

Buradan bile anlaşılacağı üzere güzel dinimiz, düşmana nerede ve nasıl davranmamız gerektiğini Hac ibadetinde bile göstermiş. Elbette İslam dini O'nu anlayarak yaşayanlar içindir.

Yani demem o ki; gerekirse susalım, susmuş gibi yapalım, renk vermeyelim. Her aklımız estiğinde oy kaygısıyla ulu orta bağırarak palavradan şeytan taşlamaya kalkmayalım ama bir şey yapacaksak da gerçekten yapalım. O zaman varsın bir tüp ve benzin kuyruğu daha olsun. Hepsini aşar geçeriz…

Efendiler, bilmem anlatabildim mi?

Ya gerçekten gücümüz yetiyorsa gereğini yapalım ya da akıllı stratejiler izleyerek ABD'ye taş attırıp canını acıtacak vekiller bulalım. Boş yere elimiz acımasın…

Biz konuştukça, bunlar hem semizliyor hem de çoğalıyorlar…

(Not: Üst fotoğrafta günümüzdeki şeytan taşlama yeri, yandaki fotoğrafta ise 1953 yılındaki görülüyor.)

17 Aralık 2019

Related Posts

Leave Comments