EVLİLİK GEREKLİ VE KURTARICI BİR KURUM MU


Kimin evliliği iyidir, kimin evliliğinde sorunlar yoktur; kim istediği gibi yaşıyor bir evin içerisinde ve evliliğin belirlediği sınırlar dahilinde? 


Mutlu muyuz?

Hayır!


Mutlu musun?

Hayır!


Mutlular mı?

Hayır!

...


Bu bir evlilik kurumudur; temelleri pek sağlam olduğu için öyle her depremde yıkılmaz; en kritik fayın üzerinde bile olsa dayanma gücüyle hayatta, ayakta kalır. Bu öyle bir şey ki sağlam olduğu kadar iyi, iyi olduğu kadar hoştur. Bu seni sonsuza dek diri tutar, mutlu eder; çünkü bu, evlilik kurumudur!


Tek başına ne yapacaksın bu hayatta ha? Evde mi kalacaksın? Kur yuvanı, mutlu ol! Bak komşunun oğlu kızına, bak nasıl da şıp diye evlendiler! Peki ya sen? Gele gele geldin otuzuna; otuz da yetmedi, bu defa gele gele geldin otuz beşine; daha ne bekliyorsun? Evlensene oğlum, kızım! 


Evlenmek iyidir; çünkü evlilik bir kurumdur


Neden bir kurumdur, biliyor musun? 


Bir şeyin kurum olması, geleneksellik içerir, köklülüğü işaret eder ve bunun yanında saygınlığı yansıtır. Köklü olan şey güven verir, saygın olan şey güven verdiği gibi saygıyı, özümsemeyi de beraberinde getirir. Bu yüzden hem bizde hem de dünyanın diğer ülkelerinde evlilik; bireysel ilişkinin ötesinde toplumsal norm, hak ve yükümlülükler taşıdığı için sosyal ve hukuki bir kurum olarak tanımlanmaktadır. Fakat evliliğin bir kurum olarak tanımlanması sorunsuz ilerleyeceği, kesin mutluluk bahşedeceği, sonlanmayacağı anlamı taşımamaktadır. İşte, bunun örneklerinden biri birazdan aşağıda yer alacaktır. Birazdan aşağıya adını yazarak hakkında yorum yapacağım film buna örnek olacaktır.


Filmin adı: BLUE VALENTINE(AŞK VE KÜLLER) 


Romantik/dram kategorisinde yer alıp 1 saat 52 dakika süren 2010 yapımı Blue Valentine filmi; her şeyin çok güzel başladığı sevinciyle mutlu bir evliliğin bahar ayı sinyallerini verse de sonrasında hiçbir şey göründüğü gibi gitmez


Filmi iki kısma ayırıp öncesi ve sonrası bölümlendirmesiyle seyretmenin konuya hakimiyet açısından etkili olacağını düşünüyorum. Öncesi; evliliğin hemen öncesi ve ilk bir iki yılını içerirken sonrası; evliliğin gittikçe kötüye gitmesi ve 5. yıldan sonra nefret, irkilme, pişmanlık duygularının ağır basmasını içeriyor.


Filmin yönetmeni Cianfrance sahnelerin gerçeklik algısı ve etkin nüfuzu için çekim evvelinde oyuncuları bir ay boyunca aynı evde bütçe paylaşımı yaparak yaşatma yoluna gitmiş, bu metodolojik girişimi ile sahnelerin izleyici üzerindeki gerçeklik hissini artırmayı planlamıştır. Planladığı gibi gitmiş, filmdeki dramın yükü gittikçe izleyicinin sırtına binmeyi başarmıştır. Böylece gerçeklik hissinin taşları bir bir yerine oturmuştur. 


Cindy kök ailesinden getirdiği bazı psikolojik problemlerine günlük hayatın gelecek kaygısı kotardığı bir kariyer planıyla yaklaşırken Dean anda kalmanın ötesine geçmeden her şeyi günlük tüketip bitirmenin sorunlu evrelerinde bir ilişki yaşamak ister. Başlarda tüm evliliklerde görülen "güzel şeyler, mutlu yaşantılar" rutini zamanla çekilmez bir hal alınca evlilik sorunlar yumağına dönüşür. Cindy sorumluluklar bağlamında kadın kimliğine özenle sığdırdığı evliliğinin Dean tarafından istediği gibi sahiplenilmemesine içerler; içinde biriktirdikleri evliliğin ilerleyen yıllarında kümülatif bir öfkeye, bileşik bir nefret duygusuna dönüşür. Boşanma isteğinin devreye girdiği evlilikte Cindy'e karşı Dean, evliliği kurtarmaya çalışır ancak kurtarmaya çalışırken kontrol edemediği öfkesi yüzünden bir şeyleri yıkıp dökerek partnerini olumsuz etkiler.  


Dramın, yıkımın, yürek parçalayan acının yıpratıcı seyri bir evliliğin bitiş düdüğünü çalar ve aşkla başlayan bir evlilik ilişkisi sevgi öğesine temas etse de ayrılıkla sonuçlanır. 


BU FİLMİ NEDEN SEYRETMELİSİN NOKTASINDAN HAREKETLE FİLMDEN ÇIKARILACAK BAZI ÖNEMLİ NOTLAR


1) Evlilik sadece sorumluluk almak ve monoton bir seyri sürdürmek değildir. 


2) Evlilik; özen gösterme, değer verme hususunda sorumluluğun partnerlerden biri tarafından yüklenilmesi değildir.


3) "Her evlilikte sorun olabilir" düşüncesi yanında bazı evliliklerde sorunlar, boşanmaya neden olacak ağır şartlar içerebilir.


4) Hiçbir evlilik ilk günkü tatmini, huzuru, mutluluğu vermez; zamanla evliliğe dair derinden hissedilen çatırdamalar, bir çöküşün kaçınılmaz olduğunu gösterebilir.


5) Bazı evliliklerde kadın toparlayıcıdır bazı evliliklerde ise erkek. Fakat tek tarafın toparlayıcılığının yetersizliği, evlilikte olumsuz sonuçların doğmasına sebep olabilir. 


Engin Yeşilyurt