1989 -
Kaybolan Yıl

1989 -
Kaybolan Yıl

“4 Haziran 1989’da hepimiz 'Tank Adam’dık. Hepimiz tankları durdurmaya çalıştık. Başarısız olduk. Birçoğumuz öldü; bıçaklandık, vurulduk, ezildik...“

Meydan

Çin yönetimi katliamın onuncu yıldönümünde, öğrencilerin dans edip “rüşvetçi memurları bitirin! Li Peng, çık dışarı!" diye bağırdıkları meydanın taşları değiştirdi… 

O gün Başkan Li Peng çıkmamıştı ancak aynı taşlar üstünde tankları dans ettirip, kükretmişti.

Katliamın 25. yıldönümünde ise meydanı “teröristlere karşı” hızla giden arabaları durdurabilecek kadar ağır ve altın sarısı boyanmış engellerle süsledi.

Sanal alemde "görmemişin altın rengi" diye dalga geçenler oldu ama bunu yaparken, "meydan" kelimesini kullanamadılar çünkü popüler mikroblog servisi Weibo katliamın yıldönümünün etrafındaki haftalarda sansür uyguluyordu. Aynı "o gün", "o yıl" ve "yas" veya "acı" manasına gelen, Çince "daon" teriminin yasaklı olduğu gibi. Yasağa uymayan ve sansüre takılanlar tutuklandı.

Bu yıl, katliamın 30. yıldönümünde yaklaşık 50 kişi gözaltına alındı.
Tiannanmen Meydanı

Li Hai - öğrenci

Bugün 60 yaşında ve Pekin'de yaşıyor. Pekin Halk Üniversitesi'nin öğrencisi olarak protestolara katılmış. ABD'li bir insan hakları örgütü için protestoların değerlendirilmesine katkı sağladığı için ispiyonculuktan ceza alarak 9 sene hapis yatmış.

Li Hai - öğrenci

Bugün 60 yaşında ve Pekin'de yaşıyor. Pekin Halk Üniversitesi'nin öğrencisi olarak protestolara katılmış. ABD'li bir insan hakları örgütü için protestoların değerlendirilmesine katkı sağladığı için ispiyonculuktan ceza alarak 9 sene hapis yatmış.

Image

Li Hai - öğrenci

Bugün 60 yaşında ve Pekin'de yaşıyor. Pekin Halk Üniversitesi'nin öğrencisi olarak protestolara katılmış. ABD'li bir insan hakları örgütü için protestoların değerlendirilmesine katkı sağladığı için ispiyonculuktan ceza alarak 9 sene hapis yatmış.

Toplumsal Amnezi

Çin, 1989'un Haziranından önceki haftalar ve aylar kadar bir daha asla özgür olamadı. Süreç hem bir halk hareketi, hem de bir halk bayramıydı. Herkesin protestolara katılmak için bir sebebi vardı.

Öğrenciler özgürlüğü arzuladıkları için, işçiler enflasyonla tükendikleri için eylem yapıyordu. Yozlaşmış, rüşvetçi, adeta insanların kanını emen kadrolar herkesin ortak isyan noktasıydı. Meydanda yüz binlerce insan toplandı. Öğrencilerden biri öfkeyle bağırdı: “Ne istediğimizi bilmiyorum. Tek bildiğim daha fazlasını istediğimiz!

Ama 3-4 Haziran tarihleri arasında zafer partinin oldu. Çinli gençliğin sahip olduğu tüm azim, idealizm, hayaller, adil yaşam arzusu bu tarihlerde kalıcı olarak yok edildi, kökünden kazındı. Katliam, komünist partiye çok değerli onlarca yıl hediye etti. Devlet halka yeni bir anlaşma dayattı: "Zengin ol - çeneni kapa".

Bugün Çin'i karakterize eden ekonomik açıklık ve siyasi durulganlığın eşsiz karışımının temeli, işte o dayatılan anlaşmayla atıldı.

Yani bugünkü Çin’in temeli 4 Haziran 1989’da atıldı. Bir yanda ekonomik büyüyen, gittikçe zenginleşen, büyük şehirlerinde cepheleri ışıltılı binalar, binaların içinde büyük paralar dönen Çin, diğer yanda İyice yaygınlaşmış yolsuzluk, ahlaki kriz, toplumun devlete ve kendine güveni kaybettiği özü çürümüş Çin…

1989 gençliğinin idealleri yerini aşırı bir materyalizme bıraktı.  Aslında, “yerle bir edilerek süngülerle, kurşunlarla öldürülen, tankların altına ezilen gençlerden boşalan alana maddiyatçı, umursamaz, hedonist bir toplum yerleştirildi” demek, daha doğru olur.

En şaşırtıcı şey ise, toplumun yaşadığı ortak amnezi…

Yani katliamla ilgili olarak uygulanan terör, beyin yıkama ve baskı işe yaramış ve bunun sonucu olarak Çin’de, 1989 katliamını hiç duymamış genç, aydın, eğitimli bir kitle vardır. Çin'in en büyük sanal ansiklopedisi olan Baidu Baike'de 1988 ve 1990 yılları yer alır ancak 1989 yılı yoktur

Evet, dünyayı sarsan Tiananmen katliamı Çin tarihinden silinmiştir.
En azından Çin'de unutuldu.

Wu Jue - anne

75 yaşında, Pekin'de yaşıyor. Oğlu 20 yaşındayken 1989 protestoları esnasına vuruldu. Wu Jue „Tiananmen Anneleri“ grubunun üyesi olduğu için sürekli baskı ve gözetim altında yaşıyor. Aynı grubun diğer mensupları gibi.

Wu Jue - anne

75 yaşında, Pekin'de yaşıyor. Oğlu 20 yaşındayken 1989 protestoları esnasına vuruldu. Wu Jue „Tiananmen Anneleri“ grubunun üyesi olduğu için sürekli baskı ve gözetim altında yaşıyor. Aynı grubun diğer mensupları gibi.
Image

Wu Jue - anne

75 yaşında, Pekin'de yaşıyor. Oğlu 20 yaşındayken 1989 protestoları esnasına vuruldu. Wu Jue „Tiananmen Anneleri“ grubunun üyesi olduğu için sürekli baskı ve gözetim altında yaşıyor. Aynı grubun diğer mensupları gibi.

Kahramanlar

Kendilerini öyle hissediyorlardı: Kahraman...
Yeni keşfettikleri halkın gücünden sarhoş olmuşlardı. Özellikle öğrenci önderleri; radikal söylemlere eğilimli Chai Ling, sessiz düşünür Wang Dan ve karizmatik Wu'er Kaixi halktan aldıkları destek sayesinde öz güven patlaması yaşıyorlardı.

İçlerinde en göze batanı Kaixi idi. Dramatiğe meyilli ve kadınlara zaafı olan doğuştan bir lider. Soylu bir Uygur ailesinin oğluydu. Mangal gibi yüreği vardı.

Açlık grevinde olan Wu'er Kaixi ve diğer öğrenci önderleri protesto gösterileri sırasında Büyük Halk Salonu'ndaki görüşmelere pijamalarıyla gelmişlerdi. Başkan Li Peng'de oradaydı. Tavrı çok katıydı. Sarf ettiği bir sürü boş laf ne kadar öfkeli olduğunu gizleyemiyordu. Sandalyesinde sessiz sedasız oturan Wu'er Kaixi birden bire patladı, Li Peng'in sözünü kesti ve canlı yayında ona haddini bildirdi.

Bütün ülke nefesini tutmuştu. Bir yanda 'bir öğrenci', diğer yanda koskoca başkan...

O gece öğrenci liderlerinden hiçbiri ölmedi. 

Wu'er Kaixi içinde ölü ve yaralıların toplandığı bir ambulansa itildi. Hong Kong'lu gangsterlerinin gizli ağı onu ve diğer öğrenci liderlerini sınırdan öteye kaçırdı.

Bazıları ABD'ye gitti. En çok arananlar listesinde 1 ve 2 numara olan Wang Dan ve Wu'er Kaxi bugün Tayvan'da yaşıyorlar. Hayatlarının büyük bir bölümünü ailelerinden, vatanlarından uzak sürgünde geçirdiler. Son yıllarda Wu'er Kaixi ailesini, görmek için Çin sınırına gitti ve görevlilere teslim oldu. Hala listede olmasına rağmen içeri alınmadı, tutuklanmadı... Çin onu görmezden geliyordu.

Öğrenciler Tiananmen Meydanı'nı yedi hafta boyunca işgal etmiş, karşılığında tanklar ve ölüm gelmişti.

Çin Kızıl Haç'ı 2600 kişiden bahsederken, kent hastanelerini ziyaret eden İsviçre büyükelçisi kurbanların sayısını 2700 olarak telaffuz ediyordu. Daha sonra, Çin hükümetinin baskısıyla, her ikisi de sayılarını geri çekti.

Olayların Gelişmesi

Her şey 15 Nisan 1989'da eski parti lideri Hu Yaobang'ın ölümü ile başladı. Reformcu olarak tanınan Hu halk tarafından sevilen bir liderdi. Prostesto gösterilerinden iki yıl önce, 1987’de yönetimi fazla 'yumuşak' bulunduğu için gücü elinden alınmış, iktidardan düşürülmüştü. Hu'nun ölüm haberiyle meydanda akın eden öğrenciler, anma törenini kısa sürede bir gösteriye çevirdiler. Daha fazla demokrasi talep ettiler ve meydanda kamp kurdular. Sovyetler Birliği Genel Sekreteri Michael Gorbachov Mayıs ayı ortasında devlet ziyareti için Pekin'e geldiğinde meydan yüz binlerce insan tarafından işgal edildiği için Çin devlet yönetimi Gorbachov'u Halkın Büyük Salonuna arka kapıdan alma mecburiyetinde kalmıştı.

Protestolar devam ederken, parti içinde öğrencilerle nasıl başa çıkılacağı konusunda yöntem mücadelesi patlak verdi. Başbakan Li Peng ve partinin perde arkasındaki ağır topu Deng Xiaoping sert bir tavırdan yanaydı, daha liberal olan Komünist Parti lideri Zhao Ziyang ise daha yumuşak bir tavrı tercih ediyor, kan dökülmesini istemiyordu. 19 Mayıs'ta meydana, öğrencilerin önüne çıkarak onlara ağlayarak konuşma yaptı, umutsuzluğu önlemek istedi.

Zhao Ziyang bir gün sonra görevden alındı. Li Peng Pekin'de özel hal ilan etti. Pekin'in etrafından 150.000 asker görevlendirilmiş, Halk Kurtuluş Ordusu birlikleri çoktan pozisyon almıştı. Polis ve ordunun meydanı temizlemek için ilk girişimi 2 Haziran gecesi gerçekleşti ama başarısız oldu.  Ertesi gece tekrar geldiler ve bu defa gerçek kurşun kullandılar.

Çin Kızıl Haç'ı 2600 kişiden bahsederken, kent hastanelerini ziyaret eden İsviçre büyükelçisi kurbanların sayısını 2700 olarak telaffuz ediyordu. Daha sonra, Çin hükümetinin baskısıyla, her ikisi de sayılarını geri çekti.

Boa Tong - parti kurmayı

81 yaşında, Pekin'de yaşıyor. 1989'da ılımlı parti başkanı Zhao Ziyang'ın en yakın danışmanlarından biri olarak askerin müdahalesine karşıydı. Katliamdan bir hafta önce, yani 28 Mayıs'ta tutuklandı ve 1996'ya kadar hapis cezası çekti. Bugün hala ev hapsine mahkum.
Image

Boa Tong - parti kurmayı

81 yaşında, Pekin'de yaşıyor. 1989'da ılımlı parti başkanı Zhao Ziyang'ın en yakın danışmanlarından biri olarak askerin müdahalesine karşıydı. Katliamdan bir hafta önce, yani 28 Mayıs'ta tutuklandı ve 1996'ya kadar hapis cezası çekti. Bugün hala ev hapsine mahkum.

Boa Tong - parti kurmayı

81 yaşında, Pekin'de yaşıyor. 1989'da ılımlı parti başkanı Zhao Ziyang'ın en yakın danışmanlarından biri olarak askerin müdahalesine karşıydı. Katliamdan bir hafta önce, yani 28 Mayıs'ta tutuklandı ve 1996'ya kadar hapis cezası çekti. Bugün hala ev hapsine mahkum.

Meydan ve Güç -
Birbirinden Ayrılmaz İkili

Tiananmen Meydanı'nın ismi 'Cennetin Barış Meydanı' anlamına gelir. Bu isim önce saray kapısının adıydı daha sonra isim kapının bulunduğu meydana verildi. Meydandaki protesto eylemlerinin uzun bir tarihi vardı. Versay Antlaşması'nı protesto eden öğrenciler 4 Mayıs 1919'da da Tiananmen Meydanı gösterileri için kullanmıştılar. Daha sonra Mao Meydanı genişletmiş, bireyin tek başına kaybolacağı, önemsizleşeceği kadar büyük bir meydan haline getirmişti. Halkın kalbini, nabzını tutmak isteyen, bu meydana hakim olmalıydı. "Orta ve Güney Gölü" (Çince: Zhongnanhai) kenarındaki eski saray bahçesinin bir bölümünde hala ülkenin yönetiminin lojmanları bulunmaktadır. 

Ülkenin en güçlü adamlarından biri olan Mareşal Ye Jianying'in evlatlık kızı Dai Qing'in çocukluğu bu bölgede geçti. Katliamın ertesi günü Komünist Partisinden istifa eden Qing ilerleyen zamanda gazeteci oldu ve sorgulamaya başladı. Bugüne kadar mesleğinde çalışma yasağı var. Dai Qing  bugün 'göz göre göre gelen bir katliamın tarihçesinden' söz ediyor, Xiaoping’in ta başından daha ılımlı olan parti lideri Zhao Ziyang’ın görevden alınması için uğraştığına inanıyor ve “Çin'de kimsenin bugün böyle büyük bir olaydan bahsetmemesi nasıl olabilir?” diye soruyor. “Ülkenin geleceğini değiştiren bir olay. Bugün faşistler gibi konuşan generallerimiz varsa, o gün yüzünden. Çok tehlikeli zamanlarla karşı karşıyayız." diyor.

Bao Tong eskiden Zhongnanhai'daki lojmanlarda yaşayanlardan biri. Kendisi bir zamanlar Komünist Parti lideri Zhao Ziyang'ın asistanı ve güç çemberinin en içinde olanlardan biriydi. Zhao Ziyang ile beraber siyasi sürgüne gitti. O da Çin'de bugün hakim olan yolsuzluğun, eşitsizliğin, devlet güvenlik aygıtının muazzam şişkinliğinin kökenini o günlerde görüyor.

Zhang Shijun - asker

Bugün 50 yaşında ve Çin'in doğu eyaleti Shandong'da yaşıyor. Katliamdan 1 gün sonra, yani 5 Haziran günü askeriyeden istifa etti ve sonra 3 sene işçi kampına mahkum edildi. 2009'da o dönemin başkanı Hu Jintao'ya mektup yazıp, 1989'da ölenlerin resmen anılmasını talep ettiğinden beri Çin istihbaratının gözetimi altında.

Zhang Shijun - asker

Bugün 50 yaşında ve Çin'in doğu eyaleti Shandong'da yaşıyor. Katliamdan 1 gün sonra, yani 5 Haziran günü askeriyeden istifa etti ve sonra 3 sene işçi kampına mahkum edildi. 2009'da o dönemin başkanı Hu Jintao'ya mektup yazıp, 1989'da ölenlerin resmen anılmasını talep ettiğinden beri Çin istihbaratının gözetimi altında.
Image

Zhang Shijun - asker

Bugün 50 yaşında ve Çin'in doğu eyaleti Shandong'da yaşıyor. Katliamdan 1 gün sonra, yani 5 Haziran günü askeriyeden istifa etti ve sonra 3 sene işçi kampına mahkum edildi. 2009'da o dönemin başkanı Hu Jintao'ya mektup yazıp, 1989'da ölenlerin resmen anılmasını talep ettiğinden beri Çin istihbaratının gözetimi altında.

Katliamın Günümüze Etkisi

Tiananmen Katliamından bu yana, parti ile halk arasında açıkça ifade edilmemiş, tek taraflı halka dayatılmış bir anlaşma mevcut.

Anlaşma basit: Siz politikadan uzak durun, biz ekonominin büyümesini sağlarız.

Ancak uzun süre boyunca yeni oluşan orta sınıfı kntrol altında tutan bu anlaşma, artık sınırlarını zorlamakta. Politik reformların eşlik etmediği kontrolsüz büyümenin yıkıcı sonuçları her gün daha görünür hale geliyor: Çevre tahribatı, hava ve yiyecek kirlenmesi, her zamankinden daha büyük bir yolsuzluk…

İki yıl önce Guangdong’da bir televizyon muhabiri bir kız çocuğuna büyüyünce ne yapmak istediğini sorduğunda, kız, “Birçok şeyi ücretsiz olarak elde edebilmek için rüşvetçi memur olmak istiyorum" cevabını aldı.

Resmiyette çok düşük maaş alan Çinli memurların, görevleri köy kasaba veya ülkenin en ücra köşelerinde olsa bile, çoktan 'rüşvet milyonerleri' oldukları biliniyor. Birçoğu ailelerini yurt dışına gönderiyor ve zimmetine geçirdikleri paraları offshore hesaplarına aktarıyor, bütün parayı güvene aldıktan sonra kendileri yurt dışına kaçıyorlar. Halk arasında bu memurlara "çıplak memur" deniyor. Ülkeden her yıl yurt dışına gayrı resmi çıkarılan paranın 400 milyar dolar üzerinde olduğu tahmin edilmekte. Halk Kongresi'nin en zengin 50 üyesi neredeyse 100 milyar dolara sahip - dünyanın hiçbir parlamentosunda, hatta Amerikan Kongresinde bile, daha zengin halk temsilcileri yok.

Kendini ebedi lider seçtiren parti lideri Xi Jinping’in önderliğindeki yönetim, yolsuzlukla mücadele planlamıştı. Xi avlayacakları ‘sineklerden‘ (alt kadrolar) ve ‘kaplanlardan‘ (üst seviye bürokratlar) bahsediyordu ama gerçekte değişen pek bir şey olmadı? Alman NDR kanalı ve Süddeutsche Zeitung Gazetesi’nin Çin yönetiminin offshore hesapları hakkındaki haberlerinde, ebedi başkan Xi Jinping'in kayınbiraderi, eski başbakan Wen Jiabao'nun oğlu, kızı ve damadı da yer alıyordu tıpkı Tiannanmen Kasabı olarak nam salan Li Peng'in kızı gibi.1989'da sıkıyönetim ilan eden başkanın sülalesi bugün Çin'deki en zengin ailelerden biri.  Karayipler'de posta kutusu şirketleri açmışlar.

Bu yolsuzluk dosyasının sonuçları halka tam ulaşmadı. Çin’in internet polisi, Süddeutsche Zeitung gazetesi de dahil olmak üzere, tüm medyayı bloke ederek haberi geniş çapta engelledi.

Çinliler ne partinin kanlı geçmişiyle ilgili, ne de yönetimin offshore hesapları hakkında hiç bir bilgiye ulaşılamıyor.

Yönetim korku ve sansürü gücünü korumanın en etkili araçları olarak kullanıyor.

4 Haziran'dan sonra, Çin'de birkaç tutuklama dalgası yaşandı ve on binlerce insan çalışma kamplarına gönderildi. Bunlardan biri, "Katliam" şiiri için hapsedilen ve 2011 yılında Almanya'ya kaçan yazar Liao Yiwu’dir. Kamplarda gardiyanların tutsaklara zorla "berrak suda erişte" ismini verdikleri, idrara atılmış tuvalet kağıdı parçacıklarını içirdiklerini anlatıyor. Mahkumları bambu sopa ile etleri patlayıncaya kadar dövüldükten sonra taze yaralarına bolca tuz basıyorlarmış. Böyle işkence görenlerin yaraları bir kaç gün sonra pişmiş ete benzediği için buna "sıcak tabakta iki kez pişmiş domuz" diyorlarmış.

Dünyaya ‘demokrasi bekçisi’ kesilen batının pazar payı kaybetmek korkusuyla sesini çıkarmadığı Çin’de durum budur. Çin, 1,4 milyar nüfusu olan ve 20. yy'ın takviminde bir yılı eksik olan bir ülke.

Çin'de 1989'da dünyayı değiştiren olaylardan biri yaşandı.

Ve 1,4 milyar insandan hiç biri bu olayı bilmiyor ve daha da kötüsü, kimse ilgilenmiyor.

Kaynak
Süddeutsche Zeitung, sueddeutsche.de | ARD, ard.de | stern magazin, stern.de | Neue Züricher Zeitung, nzz.ch