By Nurşen Karakaş on Perşembe, 26 Ekim 2017
Category: Yaşam

SEVGİLİ ÜLKEM OKU

Sevgili ülkem okullar çocuklarınla dolu. Ama sen öyle şaşkınsın ki bu yıl! Eğitim içeriği bu gün bir düzenlemeye, yarın başka türlüsüne, öbür gün hiç birine benzemeyene dönüşüyor. Diken üstündesin, ya evladım başaramazsa-sınavı alamazsa endişesinin acısı böğründe.Niye benim başıma geldi deme lütfen. Sorun sadece senin şartlarında değil, ülkenin gelmişinde- geçmişinde…

Bilgi çağını geride bırakmaya hazırlanırken gel birlikte bakalım, ülkece ne kadar başarmışız?

2016 yılı TÜİK istatistiklerine göre nüfus ülkemizin nüfusu79.814.871kişi. Çocuk ve yetişkin olarak iki kategoriye bakarsak %28,7'yi oluşturan 0-17 yaş arası çocuk nüfus 22.891.140, 18+'yı oluşturan 56.923.731 kişi.

Tüik'in verilerine göre çocuk nüfusun ilk okullaşma oranı 2012-2013 döneminde %100'lerde seyrediyor imiş. Bu oran 2016 yılına geldiğinde %95'e gerilemiş. Çocuk grubunda ilk-orta ve liseeğitimi alanların sayısı 16.379.852 kişi. Okullaşmanın sürdürülmesi açısından oran ilk okulda %95 iken lise evresinde %79,79'a düşüyor. İlk okula uğurladığımız her yüz evladın 15'ini lisede geri çekiyoruz.

"Senin köyüne kasabana eskiden öğretmen gönderilirdi, hatta bazı bölgelerde okul az uzaktı da dertleniyordun. Ne zordu karda kışta ayağı çıplak başı kabak beciklerini okula göndermek… Halbuki iyiydi biliyor musun? sabah çay katığını sen yaptırırdın. Akşam eve senin kucağına dönerdi çocuklar. Terliği senden yer ama yorganını da sen örterdin üzerine. Öğretmen, senin diğer şehirlere, bigiye görgüye açılan az kapılarından biriydi. Sen de öğrenirdin.

Şimdi… Taşımalı sistem küçük bölgelerden öğretmenin ayağını çekilmesi ile sonuçlandı. Büyüklerin öğretmenden öğrenme kapısı kapandı. Çocuklarını yurda yuvaya verdin, analı babalı yetim gibi büyüyor, sevgiyi saygıyı toplumsal yetenekleri geliştiremedikleri, pedagojik gelişimini sakatlayıcı ortama mecburlar. Sonra göreceğiz, daha ne dertlerimiz olacak bu yüzden!"

Okullaşma oranındaki %5'lik noksandan hareketle 6.511.288 okul dışı çocuğun içinde yer alan 862.097 çocuğumuzu okul kapısına getiremiyoruz. 0-5 yaş arası nüfus sayısı verilerde yer almıyor. Çocuk nüfusundan okula gidenleri ve okul çağında olmakla birlikte okullaşma imkanından mahrum olanları çıkarırsak, (6.511.288-862.097) 5.649.191 0-5 yaş grubu çocuğumuz genel nüfusun % 7'sini oluşturuyor. 0-5 yaş grubunun ihtiyacı olan okul öncesi eğitimi ölçemiyoruz.

Sevgili ülkem ilginç bir şey var aşağıda

2016 verileri:
    


            kişi sayısı 

          genel nüfusa oranı

15+ Yaş ve okur yazarlığı Bilinmeyen

493.038

% 0,6

15+ Yaş ve Okuma Yazma Bilen Fakat Bir Okul Bitirmeyen

3.285.842

% 4,1

15+ Yaş ve Okuma Yazma Bilmeyen

2.462.604

% 3,1

toplam

6.241.484

% 7,8

6+ Yaş ve Bilinmeyen

496.317

     % 0,6

6+ Yaş ve Okuma Yazma Bilen Fakat Bir Okul Bitirmeyen

8.126.281

     % 10,2

6+ Yaş ve Okuma Yazma Bilmeyen

2.482.432

     % 3,1

toplam

11.105.030

     % 13,9

genç nesilde okul eğitimi veremediğimiz vatandaş sayımız

4.963.546

% 6,1

6+ yaş grubunda okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen gruptaki artışın hangi nedenlere bağlı olduğu hakkında meraklanman gerekir diye düşünüyorum. Yaşlı nüfusun okula erişimi, tarihsel sosyo-ekonomik nedenler vs. ile açıklanabilir ancak 6-15 yaş aralığındaki bu artış meraka değer. Cinsiyet, bölge, ekonomik ve sosyal çevre dağılımı nedir? Niçin ülke nüfusunun %6,1'i okuldan uzak kalmış olabilir?

Canım ülkem, buradan sonra eğitim alabilen vatandaş sayımıza 6+ yaşa göre bakalım olur mu?

Temel ve mesleki eğitim %35,4'ümüzde yok. Sosyal, kültürel alanda gelişim rehberi televizyon. Ne nasıl yapılır konusundaki beceri ebeveynler ve çevremizden devralabildiğimiz kadar. 

                kişi sayısı

       genel nüfusa oranı

6+ Yaş ve İlkokul

19.805.044

% 24,8

6+ Yaş ve İlköğretim


8.481.757

% 10,6

  toplam


28.286.801

% 35,4

Okur-yazarlığı olmayan, olan ve ilkokul seviyesinde eğitim alan toplam nüfus genel nüfusun %56'sı. Aşağıda orta okul, meslek okulları ve liseye gidenler var.Dikkatli bak, her bir eğitim bölümü %7-9 aralığında azalarak bir üstdereceye geçiyor. 

       kişi sayısı

       genel nüfusa oranı

6+ Yaş ve Lise Ve Dengi Meslek Okulu


13.717.008

% 17,2

6+ Yaş ve Ortaokul Veya Dengi Meslek Ortaokulu


8.473.020

% 10,6

toplam

22.190.028

% 27,8

Eğitim imkanına kavuşan toplam % 89'luk nüfusun %27,8'i orta/lise ve meslek okulları seviyesinde eğitim hayatını sonlandırıyor.

Sonraki aşamada üniversite şemsiyesi altındakitoplananları görüyoruz.Eğitiminiüniversiteye dek ulaştırabilmiş nüfusun genel nüfusa oranı %11,2. 

        

kişi sayısı

genel       nüfusa oranı

6+ Yaş ve Yüksekokul Veya Fakülte

8.922.146

% 11,2

Ön lisans ve lisans eğitimi alanların ancak %7,5'uğu, genel nüfusun ise binde 8'i yüksek lisansa dahil olabiliyor. Bu rakam 5 ve 6 yıllık fakülteleri de kapsadığı için kendi içinde bir kez daha inceleme yapmaya muhtaç. Yüksek lisans yapmış kesim entelektüel değeri olan birikimi sağlayacak, bilim yapacak kadroların zemini. Zorunlu okul süresinden( tıp-veterinerlik gibi bölüm okuyanlar zorunlu yüksek lisans eğitimi yapıyor) ayrı olarak bu eğitim seviyesindeki niteliğin belirlenmesi gerekir. 

        kişi sayısı

        genel nüfusa oranı

6+ Yaş ve Yüksek Lisans (5 Veya 6 Yıllık Fakülteler Dahil)

        673.405

         % 0,8

Yüksek lisans seviyesinden doktoraya taşınabilmiş nüfusumuzbinde ikiler seviyesinde. Her dört yüksek lisans öğrencisinden 3'ü bilimsel gelişime devam etmemiş, edememiş. 

                kişi sayısı

            genel nüfusa oranı

6+ Yaş ve Doktora

171.486

 % 0,2

Eğitim istatistiklerinde yer alan veri grubu 6+ grubu nüfusun %89'una denk geliyor. Kalan %11 ile ilgili açık bilgi yok. Tahmini olarak 0-5 yaş grubunu %7 olarak hesaplamamıza ilave edince %96'ları yakalayabiliyoruz.Kalan %4'ümüzün hangi seviyede eğitildiği bilgisi yok. Bak rakam ile söylüyorum, 3.192.595 kişi ülke eğitim verileri içinde yer almıyor.

Canım Türkiye'm,

Eğitimde bu güne kadar aldığımız yol yukarıda yazılı. Biliyorsun bilginin değeri üzerine düşünmüyoruz. Ülke; bilgi, entelektüel sermaye birikimi, teknoloji gelişimi açısından kısır kalıyor. Bir şekilde bu döngüyü kırabilenler 'Türkiye'de kendilerini ifade edemiyeceklerini, emeklerinin karşılık bulmadığını' bahane ederek ülkeden kaçmanın yollarını arıyor. Çoğunlukla da kendilerine hiçbir yatırım yapmamış olan ülkelerin gönüllü kabulü ile karşılaşıyorlar. Gelişmek bir yana, sür'atle geriliğin uçurumuna yuvarlanıyoruz.

Yüz yüze olduğumuz sorunları aşacak bir yol geliştiremiyoruz. İstismara o kadar alışığız ki, 'hayır bu yanlış!' deme yetimizi geliştiremiyoruz. Batı bizi kıskanmıyor, biz gelişemiyoruz. 

Sen her gün çocuklarını okula uğurlarken 'bizim gibi çaresiz olmayın adam olun' tembihini yapıyorsun. Oysa ;

Ne yapacağız peki? Devam edeceğiz. Her şeye rağmen canımızı dişimize takıp, olanca gücümüzle evlatlarımızı okula göndereceğiz. Bin türlü yol deneyeceğiz, yılmayacağız. Bilgisizliği, görgüsüzlüğü, geriliği aşmak zorundayız. Bizi biri değil, bizlerin bireysel donanmışlığı kurtaracak.2017 Türkiye eğitim ortalaması 7 yıldan biraz fazla, ilköğretim 8 yıl.Eğitilmemiş Türkiye ile başaramayız.

Hadi her birimiz yeniden başlayalım. Yorucu olsa da her birimiz bir şeyin ucundan tutup değiştirmeye, geliştirmeye, düzeltmeye çalışalım. Yalnızca evlatlarımız değil, bizler de okullu- okulcu, öğrenci- öğretici, eğitilen- eğitici olalım. Ülkemizin bize ihtiyacı var.


Nurşen Karakaş 
01.09.2017

Related Posts

Leave Comments