By Kartal Yolcu on Pazartesi, 01 Haziran 2020
Category: Yaşam

KAKTÜS ÖĞRETİSİ 2

1. KARE: Saat 22.00 kaktüsün çiçek açma töreni için yerimi aldım. elimde kahve ile başladım.
2. KARE: Saat 01.00 kaktüsün çiçek açmasını keyifle izledim bu sefer elde çay. Ritüel devam ediyor...

Yarın öğle saatlerinden sonra bu çiçek sönecek yok olacak.

Kaktüsler size sabrı öğretir. Bir küçük kaktüs alırsınız, sevgiyle ilgiyle yıllarca bakar büyütürsünüz. Bir gün kaktüsün kenarından, üstünden siyah tüylü bir çıkıntı belirir. O siyah tüylü çıkıntı ilk bakışta size çirkin gelebilir.

Ve uzamaya başlar o tüylü şey, bir hafta geçer ve o tüylü uzantının ucunda, renkli beyazımsı ipeksi bölge belirir. O bölge de genişler ve dersiniz ki "bu gece bir şölen var".

O şölen, kaktüsçüler için bir ritüel, bir ayindir... Başına oturur bir müzik açar gecenin ilerleyen saatlerinde o tüylü çirkin uzantının eşsiz güzellikte bir çiçeğe dönüştüğünü izlersiniz. Gözünüzü pek ayıramazsınız o anlardan.

Çiçek kendini göstermeye, içinin aralandığı anlarda, kanatlarını ayırmaya başlarken çiçeğin "sarsıntılarını" izlersiniz. Gerçekten çiçeğin hareketi olur. Her aralanma anında çiçek yaylanır gibi bir sarsıntı geçirir. Arka arkaya bu sarsıntıları gözlemlersiniz.

Çiçek yarım santim, bir santim, iki santim derken, aralandıkça içindeki evreni izlemeye başlarsınız. İçinde bambaşka bir dünya vardır.

İşte tam bu sıralarda burnunuzu yaklaştırdığınızda çok hafif enfes bir koku sunduğunu fark edersiniz. Bu koku doğasında diğer uçucu canlılara bir ortaklık teklifidir. Onlara "Gelin benim içimde size uygun tat, var besin var, ama acele edin bir an önce alın onu" der.

Onlar gelir bu besini alırken kaktüsün de bu ortaklıktan beklentisini verir. Neslinin devamı için gerekli tozlaşmayı onlar sayesinde yapar.

Sabah olur, güneş tepeye yükseldikçe çiçekteki ıslaklık canlılık yok olur, çünkü çiçeğe verilen nem, kaktüse gereklidir. Kıt kaynakları optimum değerlendirmesi gerekir. Çiçek bir gün sonra yere düşer, bir şekilde yerde sürüklenir, ayrışır tohumlar saçılır. Uygun ortamı bulan tohum hayat bulur, bulamayan ise yerde yaşayan canlılara besin olur... İşte hayat...

Ne mi öğretti? Sadece sabır mı?

Hayır; "CARPE DİEM", anı yaşa. Daha doğrusu; "yaşadığın zaman diliminin farkında ol, o zaman dilimi yani AN dediğimiz olgu seni mutlu ediyorsa, işte onun, o zaman diliminin değerini bil. Mutlu yaşadığın o dilimi duyumsa" ... İşte kaktüsün öğretisi budur.

Gün gelecek o zaman dilimlerinin değerini bilmezsen, daha fazlasına tamah etmek istediğin için o dilimi duyumsamazsan , korkarsan, o zaman dilimleri senin için bitmeye başladığında kahrolacaksın bunu bil.

Ne kadar genç, yakışıklı, güzel, zeki, kariyer sahibi, mal mülk sahibi olursan ol, bir gün bu çiçek gibi yere düşecek ve hepsi bitecek. Ne yaşarsan incitmeden huzurla yaşa ve her iyi geçen zaman diliminin değerini bil. Çünkü hayat hep mutlu anları yaşatmaz.

Kaktüs bunları öğretir size.
Ben çevremde çok tanık olmuşumdur, Vaktin değerini bilmeyen, güzel mutlu neşeli geçen zaman dilimlerini değerini anlamayan ve haris ruhları nedeniyle o zaman dilimlerini çoğaltmayan, mutsuz, hastalıklı, kahrolmuş tiplere çok tanık oldum...

Related Posts

Leave Comments