By Okan Kilit on Cuma, 25 Ocak 2019
Category: Söyleşi

LİNÇ - 2

Ne güzel söylemiş Wang Chung: 

"Edebiyat, anlaması kolay yazması zor olmalıdır; anlaması zor yazması kolay değil."

Yılmaz Özdil bu tarife birebir uyuyor.
"Mustafa Kemal" kitabının kolay anlaşılır olması o kitabın kaliteli olduğunu gösterir, kalitesiz olduğunu değil.
Şiirle ilgilendiğimi beni takip edenler bilir. Size şiirden örnek vereyim.
"Çocuklar inanın çocuklar
Güzel günler göreceğiz, güneşli günler
Motorları maviliklere süreceğiz
Güzel günler göreceğiz, güneşli günler"
Ne kadar basit duruyor değil mi?
Hadi şimdi herkes otursun Nazım gibi şiir yazmaya çalışsın, bakalım kaç kişi yazabilecek.

Yılmaz Özdil gibi kalem oynatmak kolay iş değil. Kolay olsaydı benzeri çok olurdu. Adam yıllardır Türkiye'nin en çok okunan köşe yazarı.
Edebi yeteneği olmasa bunu başaramazdı. Edebi yönü olmayan bir yazı akademik bir metne döner ve okuru sıkar.
Bu yüzden "Yılmaz Özdil nasıl roman türünde bir Mustafa Kemal kitabı yazar" demeyin. Yılmaz Özdil'in köşe yazılarını birleştirdiğimizde, insanları okurken bir an bile sıkmayan bir kitap ortaya çıkıyor. Edebiyat ile haşır neşir olmasa böyle bir sonuç çıkar mı ortaya?

....

Bu kitap neden çok sattı?
Çünkü bu kitap bir boşluğu doldurdu.
Ülkemizde ev hanımlarının, yeni yetişen neslin, nasıl diyeyim manav Hayri Amcanın okurken anlamakta zorlanmayacağı, sıkılmayacağı bir Atatürk kitabı yoktu.
Özdil linçine dahil olan arkadaşlar Şevket Süreyya Aydemir üçlemesinin ve Nutuk'un okunması gerektiğini söylüyor.
Kaçırdıkları bir nokta var. Biz kitap okuma alışkanlığını edinmemiş bir millet değiliz.
Okuma eylemi roman ile başlar. Bahsettikleri kitaplar kaynak kitaplar.
Aydemir'in üçlemesi ne kadar biyografi roman tarzında kaleme alınmış olsa da kaynak kitaptır.

Bir insanı anlama süreci roman gibidir.
Giriş - Gelişme - Sonuç
Giriş bölümü merak uyandırmalıdır, hayranlık uyandırmalıdır. Gelişme bölümünde derinlere inmek istersiniz ve en son sonuca bağlanır kanaatinizi oluşturursunuz.

Aydemir'in üçlemesi gelişme bölümü, Nutuk ise sonuçtur.
Giriş bölümünü yazmak zor iştir. Heyecan ve merak uyandırabilirseniz okur yolculuğa devam eder, uyandıramazsanız eşikten döner.
Bizde giriş bölümü yoktu, Özdil bu boşluğu doldurdu ve millet kapıya yığıldı.
Belki bundan sonra Özdil'in sayesinde Aydemir üçlemesi ve Nutuk daha çok okunacak. 

Güzel bir şey değil mi bu? Milletimizin Atatürk'ü anlamak istediğinSiz hayranı olduğunuz bir sanatçının her şeyini araştırmıyor musunuz? Böyle düşünün.

Atatürk'ü sadece bir kurtarıcı olarak sevmek yetmiyor artık. İnsanlar Atatürk'ü daha yakından tanımak istiyor, anlamak istiyori görmüş olduk. Bu bence çok umut verici bir gelişme.

Tabi bu kitabı itibarsızlaştırmaya çalışacaklar. Bunun olacağını telefon ile sıklıkla görüştüğüm dostlarıma söylemiştim.
1.400.000 satışa ulaştı bu kitap. Bir kitap bir haneye girdiğinde, o kitabı sadece kitabı satın alan okumuyor. Siz bu sayıyı üçle çarpın.
Bu linç kampanyası bu yüzden başlatıldı. Düzenin beyleri bu sebepten rahatsız oldu.
Ha bizim bazı muhalif arkadaşlar neden rahatsız oldu orasını anlamış değilim.

Para mevzusuna artık girmek istemiyorum.
Kitap çok sattı çok kazandı, hiç satmasa hiç kazanamazdı.
Koleksiyon baskısı şaşılacak derecede kısa bir zamanda tükendi.
Koleksiyon baskı "Kült eser" olma iddiasıdır ve bunu millet onaylar. Sadece para için yapılmaz. Asıl amaç kalıcılığın ispatıdır.
Zaten yapılan bağışlar ortada. Bu konuyu daha fazla uzatmanın alemi yok.
Bir pop müzik starı Özdil'in kazandığı parayı bir turnesinde kazanıyor. Yazarlık popçuluktan daha az meziyeti olan bir meslek mi?

Şahsen ben yazarın kazandığına bakmam, Türkiye'nin kazancına bakarım.
Türkiye yazardan daha çok kazandı.

Ben bu kitabı itibarsızlaştırma çabalarının sonuç vereceğine inanmıyorum.
Millet kitabı benimsedi.
Millet Atatürk'ü okumak, anlamak istiyor. Emin olun, okudukça her şey daha güzel olacak.

Okan Kilit

Related Posts

Leave Comments