By Mehmet Alp on Pazartesi, 13 Kasım 2023
Category: Siyaset

SİYASAL KEMALİZM

20 küsür senedir manevi değerlerimizin siyasi çıkar uğruna erozyona uğratıldığı ve suistimal edildiği bir süreç yaşıyoruz.

Aslında öncesi de var ama son 20 küsür yıldır durumun artık göz ardı edilemez bir hal aldığı aşikar.

Buna rağmen yaşananları doğru analiz edip anlayan kitlenin hala küçük bir azınlık olması ise üzücü olduğu kadar tehlikeli.

Tehlikeli çünkü bu gidişata millet olarak daha ne kadar dayanabileceğimiz son derece şüpheli.

Toplumdaki gerginlik her gün artıyor ve artık adeta bariz şekilde hissedilir ve çıplak gözle görülebilir bir boyuta geldi. Bu gidişata dur denmesi ve sorumlularına karşı hukuki ve yasal önlemler alınması gerekirken, toplumu uyarmaya ve gelecekteki tehlikeleri göstermeye çalışanlar, bir takım kime ve neye hizmet ettikleri bilinmeyen sosyal medya cazgırları tarafından alenen hedef gösteriliyor ve maalesef toplumun sulh ve barışını temin etmekle mükellef olan yetkililer ise, toplumun sinir uçları ile oynayan cazgırları yerine hedefe konanlara karşı yasal işlem yapıyorlar.

Ve tehlike bu kadar ile de sınırlı değil.

Nasıl bugün Siyasal İslam insanımızın dini hassasiyetini kullanarak milletimiz, devletimiz ve birliğimiz için bir tehlike oluşturuyor ise, kendilerini bu Siyasal İslam'a karşı bir cephe olarak konumlandıran, lakin insanlarımızın milli ve cumhuriyetimiz ile alakadar hassasiyetlerini suistimal eden bir anlayışın da varlığı inkar edilemez.

Bu zihniyet "Siyasal Kemalizm" diye adlandırılabilir ve aynı Siyasal İslam'da olduğu gibi aslında bu zihniyetin de yeni bir olgu olmadığını ve toplumumuzda mazisi olduğu söyleyebiliriz.

Siyasal İslam'ın artık salt siyasi karar mekanizmasında etkinliği çoktan aşmış ve artık Türk Milleti'nin örf, adet ve töresine, yaşam biçimine tehlike oluşturur bir (sub)kültür haline gelmiş bulunmakta.

Şehirden şehire taşınan ve gittiği şehirlerde etrafında tavaf yapılan Kabe maketleri,
değişik törenlerde kesilen ve afiyetle yenen üstünde ayetler yazılı Kur'an-ı Kerim şeklinde yaş pastalar,
tesettürlü DJ'ler,
TV'lerde yayınlanan Popstar Alaturka tadında "Güzel Kur'an okuma yarışmaları",
daracık kıyafetli, dikkat çekici makyajlı, altında lüks SUV arabası ve her türlü lüks ve pahalı çantası ve telefonu ile hava atan ama başı tesettürlü hanımlar ve ayak bilekleri üstünde pantolonlu, daracık takım elbiseli, sakalı, alınmış kaşları ve elinde Osmanlı Tuğralı imameli gümüş tespihlerle lüks, spor arabalarına binen ve sırf siyasi tercihlerinden ötürü trafik kuralları başta olmakla kanunun üstünde olduğuna inanan beylerden oluşan bir yeşil sözde burjuva,
lüksün ve her türlü şaşanın eksik olmadığı kına gecelerinde altın varaklı bardaklarında alkolsüz helal "şampanyalarını" tokuşturan tesettürlü gelin adayları,
doğacak bebeklerinin cinsiyetini gerek orada bulunanlara gerekse sosyal medyadan ilgilenen ve ilgilenmeyen herkesin gözüne sokmak için düzenlenen şımarık eğlenceler,
yani saymakla bitmeyen ve her gün bir yenisi üzerine eklenen görgüsüzlükler ve bu görgüsüzlüklerin daima bir "dindar, muhafazakar" süs ile ortaya çıkması, toplumumuz da dini yozlaşmanın ne derece ilerlemesinin göstergesidir.

Buna karşılık Siyasal Kemalizm'in cumhuriyetin kuruluş değerlerini ve Mustafa Kemal Atatürk'ün anısını ve düşüncesini ne derece yozlaştırdıklarını bariz bir şekilde görmek mümkün.

Mustafa Kemal Atatürk'ün anı ve öğretisi bir çok alanda dikkate alınmaması,
Gazi Paşa'nın dünya görüşü ile asla bağdaşmayacak uygulamalara bir tür partizanlık, taraftarlık kılıfıyla tepkisiz kalınması,
Türk Milleti'ni bölmek isteyenlere verilen tavizlere ses çıkarılmaması,
bazı illerimizi ulu önderin kullandığı isimlerle değil, bir kesim etnik bölücünün ağzı ile adlandırılmasında çekince bulunmaması,
sözde bir "aydınlık" anlayışı ve bugün Siyasal İslam'ın gösterdiği sapkınlıkların bahanesi ile Türk Milleti'nin, Anadolu'nun maneviyatına genelleyici bir hor bakış cumhuriyet ve Kemalizm ile bağdaşmaz.

Nasıl yukarıda verdiğim örnekler dini yozlaşmanın bariz gösterisi ise,
Kemalizmi, Atatürkçülüğü cumhuriyet değerlerine sahip çıkmadan Atatürk'ün sayesinde sahip olduğumuz hürriyeti rakı masasına, vals dansına,
rahmetli Gazi Mareşal Mustafa Atatürk'e az buçuk benzeyen birinin saçma sapan şovuna sosyal medyada para vermek veya böyle birine düğünde, dernekte, toplantılarda şov yaptırmak da milli maneviyatımızın yozlaşmasına yol açar.

Maalesef günümüzde çok ciddi şekilde kurucu lider Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına hakaret ederek cumhuriyetimize alenen saldıranlar var. Üzücü olan bir başka güruhun bu değerlerimize sahip çıkıyor gibi görünürken sergiledikleri hafifliktir. Ne Gazi Mareşal Mustafa Kemal, ne Kemalizm, ne de Cumhuriyet böyle ucuzluklarla tabiri caizse "ayağa düşürülmemelidir".

Din Siyasal İslam'ın algısının aksine bir partinin tekelinde olmadığı gibi, ne Mustafa Kemal Atatürk, ne de Cumhuriyet Siyasal Kemalistlerin oluşturduğu algının aksine asla tek partinin tekelinde değildir. 

Related Posts

Leave Comments