By Izzet Karatay on Pazartesi, 17 Nisan 2017
Category: Siyaset

PARADİGMANIN İFLASI

Söylenecek, analiz edilecek çok şey var. İşin ehilleri yorumlarını yapacaklar, yapıyorlar, bırakalım yapsınlar. Ben, bugün farklı bir hususa dikkat çekmek istiyorum:

Neo-İslamcılık, üzerine doktora çalışmaları yapılması gereken, ciddi kitaplar yazılması gereken önemli bir gerçeklik idi. Bu konuda, Türkiye'de çok az çalışma yapıldı. Zaten yapılan hiçbir çalışma da 1982'de ölen İranlı yazar Hamit İnayet'in "Çağdaş İslâmî Siyasî Düşünce" adlı kitabını aşamadı…

* * *

Yaklaşık 15 yıl önce arkadaşlarıma söylediğim şu idi: Göreceksiniz, İslamcılığın felsefî içeriğini Fethullah Gülen Cemaati, siyasî içeriğini de AKP boşaltacak. Kanaatime göre öyle de oldu. Türkiye'de, onyıllarca Seyyid Kutup'tan, Mevdudi'den, Ali Şeriati'den beslenen İslamcı "entelijensiya" AKP iktidarıyla birlikte kendi varlık sermayesini yedi bitirdi. Ali Şeriati'nin "Ebu Zerr"ini elinden düşürmeyenler birden bire "ihaleci" oluverdi. Sadece Şeriati değil, Atasoy Müftüoğlu da sistem dışına itildi; çünkü ihale işinden anlamıyordu… Ali Bulaç, FETÖ tiyatrosuna kurban sunuldu… İslamcı yazarların kitaplarıyla Müslümancılık öğrenen sonradan görme İslamcı müteahhitler, işi o yazarlara, inşaatta gece bekçiliği önermeye kadar götürdüler…

Bu konu, uzun bir konu. Merak edilen ise şu:

1. İslamcı "entelijensiya" nasıl oldu da Ebu Zer olma iddiasından Muaviye zihniyetinin yüceltilmesi noktasına geldi?

2. İslam literatüründe "helal ve haram"ı tayin eden, neyin "farz" olduğunu bildiren Allah'tır. Yoksa, zaten "sünnet" kavramı da saçma olurdu. Peki nasıl oluyor da biri "Evet" tercihinde bulunmanın FARZ olduğunu yazıyor da sus-pus olunuyor? "Hadi oradan! Sen Allah mısın ulan mel'un herif" diyen kaç İslamcı çıktı? Güya bu işin ilmini yapan kaç ilahiyatçı "haaaas(bunallah)" dedi?

3. Kaç ilahiyatçı "Yolsuzluk hırsızlık değildir" dendiğinde "Bu Muaviye hukukudur" diyebildi?

4. "Paradigmanın İflası" kitabını yalayıp yutan, zil takıp oynayan İslamcı "entelijensiya" kendi ontolojik statüsü yok edilirken sağır ve kör taklidi yapıyorsa kendilerine "aslında münafıksınız" dendiğinde utanıyor mudur?

5. O kadar okumuş yazmışları varken kifayetsiz bir muhterisin peşinden gitmeyi nasıl oluyor da gururlarına yedirebiliyorlar?

6. İslamcıların paradigmaları iflas etmiştir. Sürdürülebilir bir fikir sistemleri olmadığı meydandadır. Kâr kudurup sermayeyi yemiştir. Korkmaya, kötümser olmaya gerek yoktur.

7. Gerek yoktur, çünkü adaletin tesis edilmediği hiçbir sistem sürdürülebilir değildir. Yandaşçılıkla, yalakalıkla, tapıcılıkla olsaydı halâ Firavun düzeni yürüyor olurdu.

Related Posts

Leave Comments