By Serhat Kahraman on Çarşamba, 23 Eylül 2020
Category: Siyaset

MİDE GENİŞLİĞİ, MİLLÎ HAFIZA YOKSUNLUĞU

Beşerdeki mide genişliği, ya çaşıtlıktan (yani ajanlık vazifesinden) ya da millî hafıza yoksunluğundan kaynaklanmaktadır.

Millî hafıza, millî kin, millî vicdan (ve sair) eksikliğinden kaynaklanan ruhî hastalıklardan birisi de mide genişliğidir. Evet, bu bir hastalıktır. Bedenî değil, ruhî bir hastalıktır. Zira millî hafıza, millî kin, millî vicdan gibi kıymetlerin tamamının bünyede bulunuşu ile millî ruh ortaya çıkar.

Millî ruha sahip olan kimse; mazi adlı dereden suyunu içmiş, oradan gıdasını tastamam almış, atiye maziyle bir köprü kurarak yürüyen kimsedir. Mensubu olduğu aileye (Türk'e) yapılan fenalıkları kat'iyen unutmaz. Unutamaz! Millî hafızası buna müsaade etmez. Etmediği için de midesi her şeyi kaldırmaz, kusar.

Nasıl ki, demir eksikliği, vitamin eksikliği, protein eksikliği insan bünyesinde türlü hastalıklara gebeyse; bu millî hafıza eksikliği de mide genişliği hastalığına ve dolayısıyla ruhî bir hastalığa gebedir.

Onun için biz;

Adam var, midesi dar.

Adamcık var, midesi geniş.

Adam var, midesi dar olduğu için her şeyi hazmedemez ve kusar.

Haksızlıklara, pervasızlıklara tepkisiz kalamaz, midesine sancılar girer.

Adamcık var, midesi geniş olduğu için hazmı en üst çıtadan kuvvetlidir ve gelene geçene buyur çeker.

Bananeci, tepkisiz, eyyamperest bir tiptir.

Midesi dar olan, köşeli adam sınıfına girer.

Midesi geniş olan ise, köşesizler sınıfına girer.

Diyoruz…

Yuvarlanmak, hoplamak, zıplamak ve icabında bukalemun gibi renkten renge girmek midesi genişlerin esas özelliklerinin başında gelir. Bunun tam zıttı da midesi darların esas özelliklerindendir.

Maalesef mazideki misallerin devamı niteliğinde bugün de midesi geniş olanların sayısı, midesi dar olanlardan hayli fazladır. Ve maalesef midesi geniş olanlar, midesi dar olanlardan çok daha itibar, iltifat ve rağbet görmektedir. Bu da bananeci, okumayan, araştırmayan, sorgulamayan bir toplumdan beklenilen ve kesinlikle şaşırılmayacak bir durumdur.

Mesela, geçenlerde bir vekil.

Hem Türk Milleti'nden yana olduğunu ifade ediyor, hem de kalkıyor Türklüğe, ATATÜRK'e, Türkiye Cumhuriyeti'ne hakaretler yağdırarak gebermiş pkklı bir soysuzu ölüm ve doğum günlerinde anmakta sakınca görmüyor.

Avrupa'da ikamet eden bir gurbetçi.

Hem Türk Milliyetçisi olduğunun iddiasıyla yürüyor, hem de Türk Milleti'nin derdini derdi bilmiş vatan, millet, bayrak sevdalısı bir yiğidi tutup, soysuzluğuyla, ahlaksızlığıyla, yine Türk Milleti'nin dününe bugüne sövgüsüyle bilinen bir şerefsizle kıyas etmeye yelteniyor.

Ya bunlar, sözün girizgahında da işaret ettiğim gibi şimdiki meşhur tabirle "kripto", bizim tabirle çaşıt tayfasından; ya da ruhen doğru düzgün beslenmemekten kaynaklı bir mide genişliği hastalığına tutulmuşlar.

Bunların "hümanizm" kokan hareketlerine bakarsak ve hatta bunlara uyup,

Sapıtırsak;

İngiltere ve Fransa'nın desteğiyle "Kürtçülük" güden, "Kürdistan" hayaliyle ATATÜRK ve Cumhuriyet'e isyâna kalkışan, gâvurun gönderdiği silahlarla Malazgirt ve Singeç'te 89 Türk neferinin şâhadetine sebep olan Seyid Rıza ve yandaşlarını hoş görmemiz, onların da doğum günlerinde, ölüm günlerinde anmalar tertip etmemiz icap eder.

Sapıtırsak;

Ermeni Asala örgütü tarafından katledilen Türkler'i,

1963 yılında Rum EOKA tarafından katledilen 364 Türk'ü,

Pkk terör örgütü tarafından katledilen öğretmen Neşe ALTEN'leri… Daha binlerce canımızı,

Burada saymakla bitiremeyeceğim olayı unutup, sineye çekip, midesi geniş bir şekilde hazmetmemiz icap eder.

Halbuki; "o..." senin babanı vurmuş, kardeşini kesmiş, karına kızına ilişmiş, camilerini yakıp yerine bostan ekmiş, yaktığı camilere köylülerini doldurup öyle ateşe vermiş…

Şimdi sen de kalkmışsın, hainliği ATATÜRK tarafından tescilli olanların bugünkü hain torunlarına methiyeler düzüyorsun öyle mi? Şimdi sen ATATÜRK'ü seviyorsun öyle mi?

Yersen… Gargara yaparsan...

Sana arkadaşların mübarek(!) olsun ey midesi geniş, ey millî hafıza yoksunu mahluk!

Tanrı, Türk'ü korusun ve midesi darları, midesi genişler karşısında güçlü kılsın.

Ve Ulu Tanrı, Türk'ü; millî hafıza, millî vicdan, millî kin, millî ruh gibi kıymetlerden mahrum bırakmasın.

Serhat KAHRAMAN / 01.12.2019

Related Posts

Leave Comments