By A. Yağmur Tunalı on Perşembe, 27 Ağustos 2020
Category: Siyaset

KÖR TUTTUĞUNU BELLİYOR

İki ölçüsüzlüğü bir arada yine gördük.

Biri müjdeyi abartarak ensemizde boza pişirdi.
Yalan yanlış şeylerle tatmin aramaya girişti.
Müjde verirken bile ona buna çattı.
Topyekün sevinmenin önüne set çekti.
Doğruyu yanlışlarla sundu.
Yani, yine elimizi yüzümüze bulaştırdık.

Bunu yazdım.
Yazınca da bana demediklerini bırakmayanlar gördüm.
Yumuşak bir ifadeyle özetleyeyim: "Hayır arkadaş sadece alkışlayacaksın!" demiş oldular.
Akrabam, akıllı bir genç öğretmen bile, benim gibilerini milletin affetmeyeceğini söyledi, iyi mi?
Sanırsınız ki memleketi yakınlarıma, ona buna ben parselledim.
Fetöyü ben besledim.
Herkesle ülkeyi ben düşman ettim.
Ve çıkacak sayfalar dolusu kötülüğü yapan köşesindeki bu garip yazar..
Kafaları ne hale getirdik, varın anlayın!

Buradan makul bir netice çıkmaz.
İyilik çıkmaz.
Aldanır ve aldatılırız.
Bir kategori bu.

Diğer kategoridekiler de durur mu?
O da arkadan geldi.
Bir baktım, tivitır kaynıyor: "Ben tek müjde bilirim arkadaş! Cumhuriyet'in ilanı."
Baktım, kimler kimler paylaşmamış.
Dehşete düştüm.
Hiç olmazsa o kafaların biraz normalleşeğini, çünkü kaybedince düşüneceklerini ve makul ölçüye geleceklerini düşünürsünüz değil mi?
Tenkıdlerini akılla yapacaklarını düşünürsünüz.
Düşünmüyorlar, halbuki bu toptancılığa gelinceye kadar memlekette eleştirilecek onca şey var ki..
Hükumetimiz günde üç beş hata etmekten çekinmiyor.
Çünkü köye deyneksiz girdi.
Fren mekanizması iptal.
Buna rağmen, bu koskoca adamlar ne yapsa iyi: "Ben tek müjde bilirim: Cumhuriyet'in ilanı!.."
Allah Allah!

Kardeşim hiç mi düşünmezsiniz?
Bu lafın bir manası var mı?
Ne dediğinizin farkında mısınız?

Açık söyleyeyim: Bu sözün hiçbir değeri yoktur.
Bu laf ölçüsüz bir abartma bile değildir.
Bu söz, Atatürk'e ve Cumhuriyet'e yazık etmenin en ileri ifadesidir.
Bu sözde Atatürk de yoktur, Cumhuriyet de.
Hele Türklük hiç yoktur.

Biz büyük tarihimizde büyük küçük milyonlarla müjde gördük.
Rejim değişikliklerinin bazıları da bu müjdeler arasında sayılabilir.

Aslında hiçbir rejim kutsanamaz.
Cumhuriyet'in de iyi uygulanmışı, kötü uygulanmışı var.
Nitekim şimdi de aynı rejimdeyiz ama kötü bir uygulama olduğu açık.
Sovyetler Cumhuriyetti.
Çin hala Cumhuriyet.
Ve daha çok örnek hala var.

Burada söz konusu edilen elbette rejim değil, getirdikleri.
Bunu anlıyorum ve haklılar.
Evet bizim Cumhuriyetimiz olağanüstü bir yeni başlangıçtı.
3. Selim'den beri gelen Türk yenileşmesinin zirvesidir.
Atatürk o çizginin en radikal ismidir.
2. Mahmud'un yerinde o olsa belki ancak onun kadarını yapabilecekti.
"Gavur Padişah" denmesini göze alan büyük hükümdar, Atatürk çizgisinin hazırlayıcısıdır.
Atatürk şahane tamamlamıştır.
Ömrü vefa etse daha neler yapacağını görecektik.
Emsalsiz bir Türk büyüğüdür.

Fakat bu bile "tek müjde" gibi değerlendirilemez.
Türk Tarihi için bu kabul edilemez bir ahmaklık cümlesidir.
Doğruluğu tartışılır ama "en büyük müjde" kabul etmeyi anlarım.
"Müjdenin büyüğü" demeyi anlarım.
Kaldı ki bunlar bile yanlıştır.
Emsalsiz isimlerimiz çoktur.
Büyüklüğümüz de oradan gelir.

Unutmayalım: Ölçüsüz laflar, abartmalar akıl işi değildir.

Cumhuriyet devrinde de müjdelerimiz çoktur.
Bu gaz da bir müjdedir.
Az veya çok, ne kadar bulunursa kazançtır.
Yalnız abartmadan, küçültmeden, olduğu gibi anlamak ve sevinmek doğrudur.

Sonucu tekrar edeyim: Hükumetin konuyu sunuşu da, genel tavrı da "Benim için tek müjde Cumhuriyet" diyenlerin psikolojisi de bize fayda getirmez.
İyi bir şeyi kötü göstermek bu abartmayla olur.
Tersi kör anlayış da hemen açığa çıkar.
İki aptallık arasında kalırız.
Nitekim kaldık.

Bu ideolojik körlüğün en fenası bir bakanın dediğidir.
Dolarla işimiz olmadığını söylediği halde orada oturabilen, görülmemiş dâhi ekonomi bakanımız, "Eksen biz olacağız.." demiş.
Ne dediği yine belli değil, bu da manasız bir laf.
Buna karşı aynı mantıksızlık "tek müjde" diyenlerin körlüğü..
İkisi de özde aynı.

Yalnız, bakan devlet yönetiminde.
Orada o körlük bozar.
Nitekim bozuyor.
Daha fazla açmayayım.
Bunları konuşacağız.
Konuşmalıyız.
Yoksa kör tuttuğunu belliyor.
Yazıktır!

Bize düşen eleştirmektir.
Hatta alkışlarken de eleştirmektir.
Gaza gazı çok verenler arasında ayar ve ölçü için biz bunu yapacağız.
Ya alkış ya yuh kamplarını dağıtmazsak yanarız.

Vuracağımız yer orasıdır.

Related Posts

Leave Comments