By Abdullah Alagöz on Pazar, 21 Ocak 2018
Category: Siyaset

AFRİN HAREKATI VE DEVLET AKLI

Türk Silahlı Kuvvetlerinin Afrin bölgesine karşı giriştiği harekatta başarılı olmasını, bu harekatın ordumuzun muzafferiyetiyle sonuçlanmasını cenabı haktan niyaz ediyor ve dua ediyoruz. Sonuçta Türk ordusunun giriştiği bir harekatın iktidarı muhalefeti olmaz. Güneyimizi kuşatan ve bekamızı ilgilendiren emperyal oyunu bozmak Türk devleti, hükumeti ve milletinin öncelikli sorunudur.

Devletler, bekasını ilgilendiren konuları kısa orta ve uzun vadeli politikalarla bertaraf etme stratejisini hep uygulayagelmişlerdir. Ortadoğu üzerinde oyunlar sadece bugün değil iki yüzyıldır uygulanmaktadır. Emperyal güçlerin bu oyunlarını, küçük ve orta ölçekli ülkeler farklı ittifaklarla dengeleyerek ötelemeye hep çalışmışlardır.

Bu strateji Cumhuriyet hükumetlerinin dış politikasında hep esas alındı. AKP hükumetleri ile her alanda olduğu gibi dış politikada da devletin çivisi çıktı. Batının dikte ettirdiği Büyük Ortadoğu projesi yürürlüğe kondu. Bu projenin eş başkanlarından biri de Cumhurbaşkanımız oldu.

Emperyal güçler tarihte olduğu gibi oyunlarına yerli işbirlikçiler bulmuşlardı. Demokrasi adı altında bu kadar diktatörün olduğu ülkeler içinde Irak ve Suriye'nin seçilmiş olması tesadüf değildi. Petrol kaynaklarını kontrol altına alma ve İsrail devletinin güvenliğini sağlama alma adına daha küçük devletçiklerin oluşması gerekiyordu. Arapların İsrail üzerinde baskılarını azaltma ve problemli alanlar oluşturarak enerjilerini boşa çıkarmak için sürekli kullanılan bir enstrümanı tekrar devreye soktular.

Kürt devletini kurma projesi için emperyal güçlere göre şartlar olgunlaşmıştı. Irak bölünmüş ve oradaki ayrılıkçı sözde devlet, en büyük desteği Türkiye Cumhuriyeti hükumetlerinden alıyordu.

Suriye hükumetinin politikalarına savaş açan Türkiye Cumhuriyeti hükumeti oraya demokrasiyi getirme derdine düşmeye başladı. Oysa diğer kadim dostları; Katar, BAE, Suudi Arabistan gibi ülkeler daha katı diktatörlerdi.

AKP iktidarlarının yanlış ve gafletle sonuçlanan politikaları sonucunda ülkemizde çözüm adı altında devreye sokulan ihanet projesi Suriye'nin kuzeyinde bir kürt koridorunun oluşmasına ve bunca şehit vermemize de sebep oldu.

Devlet aklı; reise bu yaptıkları hataları yüzüne vurması ve uyarması sonucunda ihanet projesinden vaz geçildi. Güney doğu bölgemizdeki hükumetin teröristlere göz yumması sonucunda hendekler, tahkimatlar 500 şehit vermemize ve maddi kayıplarımıza sebep oldu. O bölgemiz demografik değişiklere uğradı. Bunun etkisi daha uzun yıllar etkisini gösterecektir.

Suriye'nin kuzeyinde YPG, PYD gibi oluşumların filizlenmesine güçlenmesine AKP hükumetleri hem ekonomik hem askeri hem de siyasi olarak destek verdi. Peşmergeleri, davul zurnayla günlerce şov yaparak vatan toprakları üzerinden teröristlere desteğe gitmesini hepimizi canlı yayınlarla seyrettik. Onların yiyeceklerini, içeceklerini valilerimiz karşıladı. Bir gece de "Esat" adı değişti ve "Eset" oldu.

Yine devlet aklı, devreye girdi. Güneyimizi kuşatan bu şer güçlere karşı "Fırat kalkanı "harekatı ile kısmen oyun bozuldu. Afrin , Münbiç ve Fırat'ın doğusunu bu ihanet şebekesinden temizlemek gerekmektedir. Bu konularda iktidar muhalefet aynı noktadadır. Ancak Irak hükumeti Kuzey Irakı devre dışı bırakmasaydı ve Rusya ile İran'la işbirliği yapılmasaydı dahası dolaylı olarak Suriye hükumeti ile işbirliğine girilmeseydi ne olurdu?

Ülkelerin dış politikaları ideolojik bağnazlıklara ve ütopyalara kurban edilmeyecek kadar nazik konulardır. Emevi Camiinde Cuma namazını kılamadık(!) Afrin'den Kamışlı'ya kadar olan bölgelerden teröristleri temizliyoruz. Bütün bunlar, AKP iktidarlarının yanlış uygulamaları ve devlet aklını devre dışı bırakmasından kaynaklanmaktadır.

Şanlı ordumuzun bu bataklığı kurutacağını ve sağ salim vatanımıza döneceklerini diliyorum. Allah, ordumuza güç kuvvet versin.

Allah, basiretsiz ve ideolojik bağnazlıklara bulaşmış insanlardan ülkemizi de korusun. 

Leave Comments