By B. Melih Emre on Çarşamba, 18 Ekim 2017
Category: Şiir

Zifir Afak

Bu nasıl memleket, bu nasıl millet?
İçi boş sözlere kanıp geçeriz.
Fakirlik olmuşken yakada illet,
Gül tohumu eker, diken biçeriz.

Sap ile samanı harmana katıp,
Şükrederiz, bomboş mideyle yatıp.
Manavgat Çayı'nı ellere satıp,
Bizler suyu şişe ile içeriz.

Rahmet okutuyor, halef; selefe,
Alışverişlerde bozuldu kefe.
Sonunda bizleri koydular tefe,
Somali'den bile daha naçarız.

Kaderimiz oldu çamurda sekmek,
Artık haz veriyor, acıyı çekmek.
Acıkan insana çöptendir ekmek,
Taşların içinden pirinç seçeriz.

Bize akmaz hazinenin vanası,
Yedikçe şişiyor zengin danası.
İnler iken vatandaşın anası,
Dışarıya mavi boncuk saçarız.

Kürsüde nutuk bol, sözler muamma,
Uyuşan topluluk aldırmaz zamma.
Her şeyimiz tamam, zenginiz amma(!)
Şehirden kaçarak köye göçeriz.

Anlatsam fayda yok, yakışmaz susmak,
Moda oldu şimdi masumu asmak.
Yiğitlik sanılır gırtlağa basmak,
Polat Alemdar'la göğe uçarız.

Kırk incir dikilir halkın bağrına.
Yine de kölelik, gitmez ağrına,
Ne kadar seslensen gelmez çağrına,
Zalim efendiye kucak açarız.

Elbise içinde kaybolur beden,
Bunların hesabı sorulmaz neden?
Sana lanet eder, mezarda deden,
Bu gidişle kendimizden kaçarız.


B. Melih Emre

Related Posts

Leave Comments