By Okan Kilit on Salı, 31 Mayıs 2016
Category: Şiir

ANLATMAK SENİ

​anlatmak seni
Yesevi dergahından çıkarak
Bektaşi divanında diz kırarak
veya şehrin en kalabalık caddesinde
Mendil satan çocukların saçlarını okşayarak

İnan, kaybolurdum keder denilen ummanda
sormasaydım sesine kendimi
nasıl kaçardım yarından 
şiire dokunan dudakların 
anlatırken mazimi 

beyaz bir güvercindi sanki
avuç içlerinden göğe salınan Turan özlemi
"Hu" der yıldızlar, "Hakk" der gökte hilal
tülbentinin nurunda son bulurken
Tasavvuf ehlinin çilesi

çeğrende hayat bulan sevda
ve dava
gözyaşınla ıslattığın tomurcuğun filizlenmesiymiş

hayallerim çocuksu telaşına emanet
saçlarımdaki akların sebebi
sır olarak kalsın aramızda
yalnızmışım işte
milyonları kucaklamak istemiştim oysa

öylesine saf, öylesine temiz
bakışları özünden almış rengini
tebessümü Mevlana'nın sevgi çeşmesi
yaşa sen, yaşa ve yaşatsın nefesin
Tanrımdan dileğimdir
vatanım yüzüne benzesin...

Okan KİLİT

Related Posts

Leave Comments