By Okan Kilit on Salı, 19 Nisan 2016
Category: Şiir

Altaylar'dan Ötesi Bilmez Bizi

​takipsiz şimdi Alageyik
toroslara dargın
dolu dizgin koşuyor
Tanrı dağlarına
bilir ki bin kere can verdi Halil
düzenin namlusunda
yakarışı ünler eski çağları

Altaylardan ötesi bilmez bizi
berisinde kendimi ararım
toprağı yara yara

Tuna'da abdest alsın
umutların sevdiğim
dur kıyama
selam götür
yaşlanmadan göçen canlara
beş vakit olsun kurtul esaretten
dualar adımlarıma yoldaştır

halamın seccadesinde sevmişim dini İslamı
bu yüzden dinsiz der düzen adıma
toprak kokan bakışların
rızasını ararım köhnemiş meydanlarda
Karacaoğlan'ın sazı lazım değil bana
bir Köroğlu bir Ayvaz düşelim yola
Çamlıbel de kurt ulur
namlu doğrulur kuzuya
düşer tetik
söver mazim yüzüme
özüm ol ki
sözüm olsun tarihe

ela gözlerinde izledim yurdumun matemini
ben yıkıldım sen ağladın
yeşil tülbentin hırsızların ellinde sancak
bir rüzgar esti
kokusu süzüldü yanaklarımdan
gözyaşım Turan kadar mübarek

altmış üç çocuk hıçkırıyor dudağında
Hocalı mısın ?
Bişkek yaylasında Aybüke mi adın
bir rüzgar alır taşır saçlarına
Kerkük'ün yasını
bezirganların elinde üç kuruşa satılan
feryadın mı
Ak sakallı bilgeler
Türk demiş neslime
ismim kadar yalnızım bugün

köşe başında vuruluyor hayallerim
dudağımdan süzülüyor soylu emanet
minderimi hazırlarken gökyüzünde dervişler
Selanik ezgisi çınlıyor kulaklarımda
bakışlarıma değiyor duruşu
kollarını kaldırmış
toprağa diz vuruyor Mustafa Kemal
düşüyorum ölüyorum
ve mavi gözlerinde diriliyorum
tut elimden sevdiğim sonsuzluğa yürüyorum
sevdanın en hası ile...

Okan KİLİT​

Related Posts

Leave Comments