By Berat Şendil on Pazar, 19 Mart 2017
Category: Kültür ve Sanat

Er ist Wieder Da (Bakın Yine Aramızda) Filminin Düşündürdükleri

Bir dönemin savaş makinesi, artık adı şeytanla eş değer olan, Onlarca canlının, hayallerin kanını elinde tutan adam Adolf Hitler! Peki ya kötülük ve yıkımla eş anlama gelmiş olan bu kişi günümüz dünyasına gelse ne olur? Filmin sorduğu soru bu! 

Film Hiterin kendi sığınağının olduğu yerde uyanmasıyla başlıyor. İlk karşılaştığı insan topluluğu çocuklar oluyor. Gariptir; Hitler kendi zamanında çocuklara aşırı önem verir, her lider gibi ideojisinin gelecekteki teminatı olarak görürdü. Fakat bu çocuklar için Hitler görüntü bakımından sadece komik bir deli. Aslında filmin çoğunluğunda bir olay bu, Hitler kime kendisinin Hitler olduğunu söylese, ya da kendi ideolojisini anlatsa aldığı tepki sadece kahkaha. Bunun anlamı üzerine duralım; İnsanlar Hitlere neden güler? Yada insanlar yakıp yıkacağını anlatan bir adamın elini kolunu bağlamak yerine neden onun videosunu çeker? Çağlar boyu mizah anlayışı değişti, ve bu çağda mizahın çoğu ögesi eski acılardır. Nietczhe'nin ünlü sözünü hatırlamakta fayda var;" İnsanoğlu hayatta o kadar acı çeker ki, canlılar arasında yalnız o, gülmeyi icat etmek zorunda kalmıştır." 

Ama bu Post-Modern Dünya insanlarının Hitlere neden komedyen mesleğini layık gördüğünü açıklamıyor. O zaman şu konuyu şöyle ele alalım; Gülmek bir dışavurumdur, muza basıp kayan adama gülerken sen muza basmadığın mutlusundur, yada biri sopa yerken gülüyorsan sebebi sana kimsenin vurmamasıdır. Burdan ele alırsak, İnsanlar Hitlere gülüyor, çünkü hepsi içinde bir Hitler taşıyor. Ve onların Hitlerleri yerine tek bir Hitler hepsinin Hitlerini okşuyor. 

Filmde önemli bir olayda Hitlerin karış karış Alman topraklarını gezip vatandaşlarla konuşmasıdır. Herkesin dilinde mülteci karşıtlığı vardır ama kimse ''ırkçı'' gözükmemek için bunu sesli dile getirmez. Yabancı karşıtlığının altında sadece ''öteki düşmanlığı '' arayanlar fikirsel açıdan eksik ve yanlıştır. Zira ekonomik açıdan dengeli olmayan bir toplumda dışarıdan gelenlere karşı elbette bir karşıtlk söz konusu olacaktır. Zira karnı aç olan adamdan iyilik beklemek olmayan tavuğun uçmasını istemekle eş değer bir iştir. Filmde halkın ''komedyen '' Hitlere hak vermesinin nedenlerinden biri de bu. Yaşam koşullarından memnun değiller, tepki verince hemen belirli bir sıfatla damgalanma korkusu içindeler.

Filmin belki de herşeyi anlatan iki sahnesi var; Biri yahudi ninenin Hitleri gördüğü sahmne, öbürü de gazetecinin Hitlere vurduğu sahne. Hemen ilk sahneyi inceleyelim; Hitler gazetecinin gotik kız arkadaşının evine gazeteciyle birlikte kalmaya gidiyor. Ve evde yahudi bir yaşlı kadın var. Hitlerle göz göze geliyor, kendi şeytanıyla. Ve hemen uyarıyor orada olanları ''Ona inanmayın! O zaman da ilk başta herkes ona gülüyordu '' Yaşlı kadının uyarıları önemli, çünkü görüyoruz ki şiddet sıcak olduğunda ''tehlikeli '' ama soğuduğunda sadece komedi unsuru oluyor.

Hitlerin bir binanın üstünde vurulduğu sahne herşeyi açıklar nitelikte, gazeteci ona ne kadar ''kötü '' olduğunu anlatırken onun ağzında şu kelimeler çıkıyor; ''Ben sana hiç Hitler olmadığımı söyledim mi? /Size asla yalan söylemedim'' Filmin en çok atıf yaptığı yer de burası zaten. Hitler halkına yalan söyleyen bir lider değil, aksine en başından beri yapacağı şeyi söyleyen dürüst bir lider. Filmin en çok atıf yaptığı şey de bu zaten, Hitler zorla gelmedi, onu Alman halkı, hatta Modern Avrupa yarattı. Ve o aslında her modern avrupalının (her insanın) kalbinde yatan bir histir Hitler, bir insan değil.

Film Hitlerin arabasıyla modern Avrupa sokaklarında gezmesiyle bitiyor. Bu film bize Faşizm ve Öteki kavramlarını iyice sorgulamamızı sağlayan bir filmdir


19. 3. 2017

Related Posts

Leave Comments