Tutunmayı bilmeli dengini bulduğunda, dengiyle dengeleneceğine inandığında ve bu inancın esrarıyla sarmalandığında insan. Karşılaşacağı duygusal gerçekliğin yarattığı denklik sayesinde varoluşuna sağlayabileceği katkı ile yaşamını sürdürmeyi bilmeli. Zira anlamlı bir bilinçtir bu, bildikleriyle inandıklarını kesiştiren insanın dünyasında.
Bir kadın, bir erkek; bir kalpten bir kalbe giden yolun belirlediği yörüngede âşkın bütüncül devinimini anlamaktır.
Topraktan başlayan bir yaşamı tanımak, ormanlaşana dek filizlenen dünyaları görmektir bazen.
Gördüm ki bir çiçek başka bir çiçeğe rengini verdi ve sonra kokusunu. Köklerinden beslendikçe pamuksu dokusuyla yapraklarını rüzgârın büyüsüne armağan eden, sallandıkça bakışlarını göğün derinliklerine çeviren bir çiçek sırrını başka bir çiçeğe verdi.
Gökyüzünden bir vurguyla indi kalbe giden yolun bağları: " Seni seviyorum " dedi.
Sevgide hayatın anlamı; sevgide duymanın, duyumsamanın, dokunmanın, iletken olmanın geçirgen ritmiyle yüceldi.
" Böyle seviyorum, " dedi yineleyen bakışlarını göğün boşluğundan ayırıp gönlün kapısına yönlendiren Bree Prescott. Archer Hale kendisine armağan edilen bu kutsal hediyeyi kabul edip gönlünün diyarında hane sahibi yaptı.
" Artık bu hanenin sahibi senin sevgindir, " dedi Archer Hale.
Bree Prescott; hanenin sahibi olmakla duyduğu sevinci, göğsünü kabartan övgüyü gönlünün köprüsünden sonsuzluğa geçit veren bir gidişata eşlik etmesi için besledi; destekledi, omzunu sıvazladı, omuzdaşlık ederek kendinden bir parça hâline getirdi.
Gidişata meydan verdiği gidişin aslında kendilerine, büyük âşklarına açılacak kapının anahtarı olduğunun farkındaydı.
Böyle seviyordu kadınlık onuru, şefkati, sadakati ve hevesiyle adamını kadın. Böyle seviyordu Bree Prescott.
Böyle seviliyordu emekçi, destekçi, güçlü, sağduyulu ve sadık bir yüreğin hakimi olarak Archer Hale. O da öyle seviyordu kadınını; dokunduğu yerde güller açmasını sağlayarak köklerinin en derinini suladığı çiçeğin yeşerip kokular saçmasını bekleyerek.
Sevmesini ve bütünleşmesini bilmeli insan kalbinde kalp, elinde el, yüzünde yüz, sesinde ses olanı bulduğunda. Tıpkı Bree ile Archer gibi.
...
Archer; duyma ve konuşma hususunda özel gereksinimli bir bireydir. Kasabada geçirdiği zorlu, travmatik çocukluktan sonra babasından kalan küçücük sermaye ile yaşamını sürdürmeye çalışan genç bir erkektir.
Bree; kentte yaşadığı acı dolu hayattan uzaklaşmak için kasabaya yerleşen ve yerleştiği kasabada Archer ile karşılaşan, karşılaştığı adama âşık olan bir kadındır.
Zamanla Archer'ın da kendisine âşık olmasıyla insana, insanlığa, âşklara ümitvar, vefalı bir mesaj gönderirler.
Bu bağlamdan hareketle yazarın emeğine saygıyı gözetip daha fazla detaya girmeden cümlelerimi tamamlamak istiyorum sayın Tahtapod okurları.
Nerede ve ne zaman gerçekleşeceği bilinmeksizin dengini bulan, denkliği kuran, buldukları ve kurduklarına sadık kalan gönüller için bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. Yaşınız kaç olursa olsun ve her nerede yaşıyor, hangi işi yapıyor olursanız olun; içinizde mantıkla çevrili bir yerlerin harekete geçip duygu dolu yanlarınızla merkezi bir noktada yüzleşebileceğine inanıyorum.
Engin Yeşilyurt
7 Haziran 2026