By Halil İbrahim Bayrakçı on Çarşamba, 09 Ağustos 2017
Category: Ekonomi

DÜNYA GÖZ TEMERRÜDE DÜŞTÜ

Dünya Göz Hastanesi, 2014 yılında kupon ödemeli 3 yıllık tahvil ihraç etmişti. 86 milyon TL'lik tahvilin dün ödeme günü geldi ve KAP'a yapılan açıklamaya göre Dünya Göz bu ödemeyi gerçekleştiremedi. Zira grup yaklaşık 800 milyonTL'lik borç yüküyle karşı karşıya ve bu borcu yapılandıramıyor...

Neden yapılandıramıyor? Sıkıntı nedir diye sorabilirsiniz... Kurumsal borç yapılandırmada bir tane sıkıntı vardır: Borçlunun gelirlerinin düzensiz ve yetersiz
olması.

Demek ki Dünya Göz hastanesini gelir akımları düzensiz ve yetersiz, tıpkı son zamanlarda tahvil ödemelerinde temerrüde düşen Kabtek Varlık Kiralama, Pakpen Plastik, TGS Dış Ticaret, Varyap, Bis Enerji gibi... ve gene demek ki Dünya Göz Hastanesinin tahvil ödeyememe durumu istisnai değilmiş.


Bu noktadan itibaren iki temel soru karşımıza çıkıyor:

Şirketlerin tahvil ihraç ve miktarı SPK'nın onayı ve denetimi sonra olmaktadır. SPK tarafsız uzmanlarıyla (?) tahvil ihraç edecek firmanın mali yapısını denetler ve sonra bu tahvile karar verir. Şirket tahvilleri kamuya açık ve bağımsız denetimlerden geçtikleri için güvenilirdirler, güvenilir olmak zorundadırlar.

Soru 1: SPK tahvil ihraçlarında görev ve sorumluluklarını yerine getirmiyor mu? Eğer öyleyse, çıkarılmış tahvillerin ödeme güçlerine ne kadar güvenebiliriz?

İşin garibi, tahvil ödemelerinin yapılamadığı dönem, Türkiye cumhuriyet tarihinin gelmiş geçmiş en büyük ticari kredilerindeki genişleme dönemidir. Aşağıdaki grafiği incelerseniz, Kredi garanti fonu bahanesiyle 207 milyar TL'lik bir devasa kredi paketinin Şubat ayından itibaren piyasaya sürüldüğünü göreceksiniz.

Soru 2: Son altı ayda 207 milyar TL piyasaya ticari kredi verilmişken, hala tahvil borçlarını ödeyemeyen firmalar varsa, bu kredi genişlemesi kesildiği zaman ki kesildi artık, önümüzdeki aylarda tahvil borçlarını ödeyememiş başka firmalarla da karşılaşır mıyız? Tahvil piyasasında ne kadarlık bir risk altındayız?

En başta SPK, siyasiler, işler tıkırında diyen ve/veya etliye sütlüye karışmadan durumu idare eden piyasa ekonomistleri, profesyonelleşememiş, ahbab çavuş ilişkisindeki şirket yetkilileri kısaca bu tablonun sorumlusu kim varsa herkes bu sorulara cevap verebilir? Hepiniz bu tablonun suçlususunuz...

Halil Ibrahim Bayrakçı

Related Posts

Leave Comments