By Okan Kilit on Salı, 23 Ağustos 2016
Category: Siyaset

Yoksulların Hareketi Engellenemez!

​Sahi siz ne vaat ettiniz milletime! Bir tane sloganımız kaldı mı yoksuldan yana?

​Kaç varoşun gönlünde ki fırtınayı dindirdi nutuklarınız?
Varoş diyorum kimse alınmasın, başka dille anlatılmaz meramım.

Unutmayın bu dava yoksulların, ezilenlerin davasıdır.

Sizce tekstil fabrikasında genç kızlık hayallerini solduran dikişçi Ayşe, sizin iktidarınızda hayatının değişeceğine inandı mı? Acaba bir kere olsun "Bunlar iktidara gelirse, beni günde üç saat fazladan çalıştıran patronumun ümüğünü sıkar" dedi mi?

Çocuğu yaşında ki patronundan küfür yiyen Hasan Amca sizlerde umut ışığı gördü mü? O'na "Bunlar iktidara gelirse kimse benim gururu mu ayaklarının altına alamaz" dedirte bildiniz mi?

Siz hiç, babasının parası ile en lüks mekanlarda o biçim kızlarla gezen zübbeleri, cebinde çay parası bile olmayan varoş delikanlısının öfkesiyle izlediniz mi?
Özellikle Güneydoğu köylerinde yetişen gençlerin, kendisini toplumun dışına itilmiş bir fert olarak hissettiğinin farkında mısnız?

Mesela onlara yönelik ne vaadiniz oldu? Belki o gençlerin bir çoğunun misyon kazanmak için PKK'ya katıldığının bile farkında değilsinizdir?
Terör örgütleri böyle alanlarda büyür, gelişir.
Hatta kimisini Terörist yapmak için "Onların yaşantısına bak, birde senin yaşantına bak!" demek yeterlidir.

Senin insanını alır, insanlıktan çıkartırlar!

​Sahi siz ne vaat ettiniz milletime!

Bir tane sloganımız kaldı mı yoksuldan yana?
Kalmadı!

Çünkü Milletvekili olmak büyük paralar ister!
Araç giydirmek lazım, afiş bastırmak gerek, falan filan. Bir dünya masraf!
Yani sizinde mantığınız değişti.

"Vekil adayı zengin olmalı!",
"Zengin olsun ki, masraflar karşılanabilsin!"

Zengin vekil olur, varoşu yönetir.
Oysa geçmişte bizim partimiz böyle miydi?
Zaman olmuş Başbuğ Genel Merkez binasının kirasını ödemekte zorlanmış. Bu yokluğun sebebi neydi acaba hiç düşündünüz mü?

Çünkü Başbuğ insanı parasına göre değil, bilgi birikimine ve davaya sadakatine göre değerlendirirdi.
Yazının başında demiştim ya "Bu Dava Yoksul Hareketidir!"…

Başbuğ Tandoğan mitinginde milyonları nasıl elele, yürek yüreğe, yürüttü hiç düşündünüz mü?
Başbuğ "İşçim fabrikaya ortak olacak" diyordu.
Başbuğ "Bu Sömürge Düzenini Yıkacağız" diyordu.
"Tarım kentleri kuracağız, şehirlerde ki imkanlar ve sosyal yaşantıyı köylerimizde de olacak" diyordu.
Hani kendi aranızda "Önceden Güneydoğu'dan vekil çıkartır, belediye alırdık" diye konuşuyorsunuz ya, işte vekil çıkartıp, belediye almamızın sebebi, millete radikal çözümler ile gitmemizdi. Bizim Köycülük, Tarım Kentleri gibi projelerimiz vardı.
Yani o insanlar diyordu ki "Bizi bu hayattan, kurtarsa kurtarsa Türkeş kurtarır"

Sizce Güneydoğu'da Tarım Kentleri projesi hayata geçirilseydi, PKK o bölgemizde yuvalana bilir miydi?

Evet, sıradan değil, sıra dışıydık.

Ne yani, yoksa siz dar ağacında can veren yiğitlerin bir siyasi parti için mi hayatlarından vazgeçtiğine inanıyorsunuz?
Onlar bu Allah'sız düzeni yıkmak için dar ağacına yürüdüler. Kimsenin gözünde bir siyasi parti değildi MHP.

Bana "Neden bu kadar muhalifsin, ne istiyorsun" diyorsunuz.
İnanın öyle makam, koltuk derdim yok benim.

Ben duvarlara "Kahrolsun Kara Emperyalizm" yazmak istiyorum. Sadece bu işte, hepsi bu.
Bunu sağlayabilir misiniz?

Şimdi kimisi diyecek ki, sanki iktidar partisi yoksulun halinden çok mu anlıyorda gidip onlara oy veriyorlar?!

Şimdiden cevap vereyim
Sistem partilerinin arasından, belki bir işimizi görür diyerekten, güçlü olanı seçiyorlar.


Okan KİLİT

Related Posts

Leave Comments