By Dogan Ay on Pazar, 09 Eylül 2018
Category: Siyaset

SURİYE ENSAR MUHACİR

"İki arkadaş Mekke'yi merak etmiş. "Yahu herkes gidiyor, bir de biz gidelim. Bakalım ne var orada" demiş ve yola çıkmışlar. 

Orayı gez, burayı dolaş derken sıra şeytan taşlamaya gelmiş.

Arkadaşlardan biri başlamış şeytana saydırmaya. Attıkça hırslanıp küfretmeye, küfrettikçe daha iri taşlar atmaya başlamış. En sonunda iyiden iyiye gaza gelip, ayakkabısını çıkarıp fırlatmaya niyetlenmiş.

Yan tarafındaki diğeri onun bu halini görünce koşup ayakkabıyı atmadan kolundan yakalamış, "Sen ne yapıyorsun ya?" diye sormuş sinirle...
"Ne yapacağım ya görmüyor musun şeytan taşlıyorum"demiş arkadaşı.
"Ya birader sen onun kim olduğunu biliyor musun?" diye tekrar sormuş.
"Kim olacak yahu, şeytan işte" diye cevap alınca burnundan soluyarak, "Yahu saçmalama, o da eskiden bir melekti, unuttun mu?" diye hatırlatmada bulunmuş.
"Eee, yani ne demek istiyorsun?" diye şaşırınca, arkadaşı uyarmış:
"Yahu yarın araları düzelir, biz kötü oluruz kardeşim. Taş atma demiyorum atarken kendini belli etme!"

-Elbette dış politika uzmanı değilim. Elbette kimseye akıl verecek konumda olmadığımı da biliyorum. Sadece sıradan bir vatandaş olarak dışarıdan seyrettiklerimi yaşadıklarımı yazıyorum. Her konuyu bilen her konuya burnunu sokan birisi değilim.- dedikten sonra.

Bizim Suriye politikamız tam fıkradaki gibi.

Kim kiminle dost kim kiminle el ele kim kiminle yatıp kalkıyor belli değil. Arada olan bize oluyor.

3 milyon doğurgan muhacir yetmiyormuş gibi sınırımıza dayanmış en az bir milyon Suriyeli daha geliyor. Bunun adına da ensar muhacir diyerek milletin dini duyguları kullanılıyor.

Yahu anlayın artık onlar muhacir falan değil. Onlar vatanlarını savunmaktan aciz kaçak korkak sürü.

Artık bu ülke daha fazla muhacir kaldıracak durumda değil. Yok illa yardım edeceksiniz sınırlarımız dışında mülteci kampları kurun bu dert bitsin. Ensar muhacir derken Türkiye'nin her anlamda başına büyük belalar örülüyor. Halihazırda birçok yerde yaşanan sıkıntılar artarak ülkenin tamamına yayılmak üzere.

Bu işin bir başka boyutuda biz kiminle nasıl hareket ederek içine düştüğümüz Ortadoğu bataklığından çıkabiliriz? Rusya ile ABD arasına sıkışmış bir durumdayız. Yarın bu iki arkadaş kucaklaşırsa ne yapacağız? Diş politikada günübirlik karalar alinnaz. Rusya İdlip'i vuruyor ama Esat kalacak diyor. ABD Esat gidecek derken YPG ile kol kola. İran yıllardır ABD ile düşman gibi!

Rusya Esat diyor biz Rusya ile masada Suriye konusunu görüşüyoruz. Peki yarın. Yarının garantisi var mı? Yok. Olamaz da.

Peki biz…

İşte işin püf noktası. Biz…

Yarın ne olabilir diye bir öngörüsü olmayan biz. Hamasetle yandaş medyanın gazıyla herşeyi yönlendirdiğini zanneden biz.

Güzel ülkemin her karışını Suriyeli ile doldurup sonra ensar muhacir hikayesine inanan biz. Güya onlar mazlum biz de o mazluma kucak açan büyük devlet. Yahu kardeşim ensar aç ensar işsiz ensar ekonomik krizde ensar çocuğunu nasıl okuturum diye düşünüyor ensar asgari ücretle yaşamaya çalışıyor. İşte biz…

Peki ne oluyor?

Muhacir denilen güruh her sene bir çocuk yapıyor birinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor.

Yapmayın etmeyin. Bu ülkenin geleceğine ipotek koyuyoruz uyanın.

İnanmıyorsanız Kilis Gaziantep Hatay Şanlıurfa çevresini bir inceleyin ne göreceksiniz !

Muhabbetle efendim.

Doğan AY

Related Posts

Leave Comments