By Kartal Yolcu on Pazartesi, 22 Mart 2021
Category: Siyaset

SÜREÇ

Halkın Emek Partisi (HEP)
Demokrasi Partisi (DEP), ÖZDEP,
Halkın Demokrasi Partisi (HADEP),
Demokratik Halk Partisi (DEHAP),
Demokratik Toplum Partisi (DTP),
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP),
Halkların Demokratik Partisi (HDP),

Bu partiler zincirini, süreçlerini, çoğumuz unuttuk ya da bilmiyoruz.

Bu partilerin hepsi:

Dünyanın en kanlı, en vahşi terör organizasyonunun yasal uzantıları mı? KESİNLİKLE EVET.

Bu partilerin hepsi ismi batasıca terör örgütünün birer "askerlik şubesi" gibi faaliyet gösteriyor mu? KESİNLİKLE EVET.

Bu partilerin hepsi, terör örgütünün genç sempatizanlarının "Teorik Eğitim" merkezi mi? KESİNLİKLE EVET.

Bu partilerin binaları, gençlik ve kadın kollarının çalışma odaları, aynı zamanda terör örgütünün "lojistik" merkezleri mi? KESİNLİKLE EVET.

Bu partilerin dışında, yine bu partiler ile bağlantılı olan veşimdiye kadar çeşitli isimlerle faaliyetgösterenonlarca kültür merkezi ve diğer organizasyonları, tamamen "bölücülük" üzerine mi kurgulandılar? KESİNLİKLE EVET.

Peki bu partilerin kapatılması, yöneticileri hakkında açılan davalar bu partilerin, Türkiye çapında%2.4 oy oranından, örneğin 2015-2017 arasında %10 ve üzeri bir noktada konsilide olmasına engel oldu mu?KESİNLİKLE HAYIR.

Bu malum partiler, gün geldi vebazı siyaset bilimcilerin "Çekirdek iller" olarak nitelendirdiği bölgede %50 ve üzerinde oy oranına sahip oldu mu?KESİNLİKLE EVET

Bütün bu parti kapatma süreçleri, bu partilerin ana karargahı konumunda olan, "Dünyanın en kanlı, en vahşi terör organizasyonunun" uluslararası siyasi arenada ve dış kamuoyunda meşruiyet kazanmasına engel mi oldu? Yoksa tam tersi mi?

Terör örgütü bağı çok açık ve net olarak bilinmesine karşın, bu yapının ileri gelenleri ile "memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar" masaya oturup pazarlıklar yaptı mı?KESİNLİKLE EVET

Ve yine "memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar", kıçlarından uydurdukları "bilmem ne süreci" adı altında bu yapıyla açık temaslar sağladı mı?KESİNLİKLE EVET

Bu "memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar", aman bu süreç zarar görmesin diye TÜRK sözcüğünün ayaklar altına alınmasına, yok edilmesine katkı sundu mu? KESİNLİKLE EVET

Yahu "memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar"ın emrinde olan polis teşkilatı, araç plaklarındaki mavi taban üzerine Türk bayrağı yapıştıranlara ceza kesti, bunu hatırlıyor musunuz? Elbette UNUTTUNUZ.

Bu "memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar", seçim süreçlerinde, "Dünyanın en kanlı, en vahşi terör organizasyonunun" başı olan şerefsiz ile örgütü arasında insan, mektup, telefon bağı dahil, iletişim kurdurup bu şerefsizin mektuplarını seçim meydanlarına okuttu mu? KESİNLİKLE EVET

Bu "memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar" Terör örgütünün başı olan şerefsiz ile aynı oranda suçlu olan kardeşi ile söyleşi yaptırıp, bu söyleşiyi devletin Televizyonunda yayınladı mı ? KESİNLİKLE EVET

Bu "memleketin dahilinde, iktidara sahip olanların", UFKU ve onun ötesini görmek yerine, "şahsî menfaatlerini" gözettiklerine dair bir şüphe var mı ? KESİNLİKLE EVET

Son bir kaç yılda,"Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir." mi? Tüm bu "sahte milliyetçilik" girişimleri, "fakr ü zaruret" i maskeleyip,sadece Peynir ve Tavuk fiyatlarının son günlerde %50 dan fazla zamlanmasına karşın, "cambaza bak" diyerek salak oyalamak olabilir mi? BENCE KESİNLİKLE EVET.

Related Posts

Leave Comments