By Mehmet Soral on Cuma, 16 Şubat 2018
Category: Siyaset

SÖYLENENLERİN SÖYLETTİKLERİ

2019 genel seçimleri 16 Nisan referandumunun rövanşı olacaktır.

Yani, "Tek adamlı partili Cumhurbaşkanlığı sistemi"ne mi devam edeceğiz yoksa "Güçlendirilmiş Demokratik Parlamenter Sistem"e mi döneceğiz oylaması olacaktır.
...
Dolayısıyla, şahsen benim İYİ PARTİ'nin mensubu olarak kurumsal kimliği altında verdiğim mücadeledeki asıl amacım Sayın Meral Akşener'i "Güçlendirilmiş Demokratik Parlamenter Sistem"e dönme mücadelesinde siyasi önder olarak görüp, gerekli desteği vermektir.
...
Tekrarlıyorum ki; Erdoğan'nın 2019 dan sonra da Cumhurbaşkanlığının devamı halinde genel seçimlerde İYİ PARTİ 200 milletvekili çıkarsa dahi benim için hiç bir anlamı olmayacaktır. Nedenini öğrenmek isteyenler "Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi"ni bir daha okusunlar.
Dolayısıyla, kurulan teşkilatlarda o yanlışlıklar olmuş, bu eksiklikler varmış dedikodusuna hiç aldırış bile etmiyorum.
...
2019 seçim sonuçları ilan edilene kadar, İYİ PARTİLİLER olarak, diğer tüm hususları ertelemek şartıyla tek seçek karşısında iki farklı karardan birisini vermek durumundayız; Sayın Meral Akşener'in "Güçlendirilmiş Demokratik Parlamenter Sistem"in ilk cumhurbaşkanı olmasını istiyormuyuz, istemiyormuyuz.
...
Mahalli seçimlere gelince; zerre kadar kafamı yormuyorum bile; niye yalan söyleyeyim ki." "Türkiye" ve" Türklük" ile hesaplaşmaya girişildiği bir süreçte; iktidarda Erdoğan iken İstanbul Belediye Başkanı İYİ PARTİ'li olsa ne yazar.


Biz bir kısım Türk milliyetçileri olarak
Şimdi bizler, bir kısım cesur yürekli Türk milliyetçileri olarak, maalesef irademiz dışında "Birisi" sayesinde yine "Birisinin" ayakları altına itildiğimiz yerden kalkmayı başardık; sıra geldi bunun hesabını sormanın onurlu mücadelesini vermeye,veriyoruz da.

Eğer Hande Fırat demokrasi kahramanı ise...
15 Temmuz'un basın kahramanı Hande Fırat'dan bir kahramanlık daha bekliyoruz; 16 Nisan 2017 den beridir kendine sansür uygulayan medyaya karşı Meral Akşener'i programına çağırsın.
...
Hande hanım sahici kahramansa, bunu yapar diye düşünüyorum. Öyle ya; karşısında namlusu kendisine yönelmiş ne bir fetöcü silahı, ne de CNN'e yönelmiş bir tank namlusu. Yoksa bunlardan daha vahim başka bir tehdit mi var ki; Meral Hanım'ı TV'ye çıkaramıyorlar.
...
Sanmıyorum; alabildiğine genişletilmiş özgürlüklere sahip bir ülkemiz ve demokrasimiz var(!)

HDP üzerinden korku salma kurnazlığı
Ben senin bu cümleni üfüren aklını sevim e mi.
Aktrol gazeteci CHP'li sözcüye "HDP, ikinci turda CHP'nin adayını desteklerse; CHP bunu nasıl izah edecektir."
...
Trol kardeş sorun CHP'nin bunu nasıl izah edebileceği değil, sorun sizin de tahmin ettiğiniz akıbetinizin dizlerinizde yarattığı çözülmedir.
...
Eğer AKP fetö'yü devletin her tarafına yerleştirip, sonra da 15 Temmuz hain kakışması ile karşı karşıya kalmışsak; ve de AKP bundaki payını millete izah edebilmiş ve üzerinden bir de seçim kazamışsa; CHP de İYİ PARTİ de kendilerine verilen her oyun nereden gelirse gelsin izahını anamızın ak sütü gibi helal görüp, izah edebilir.

...
Aktroller şimdi de HDP'nin özelikle önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki kilit rolünü çok iyi gördükleri ve de HDP seçmeni üzerine herhangi bir umut besleyemeyeceklerine kesin kanaat getirmiş olmalılar ki; bu sefer bize yar olmayan CHP ve İYİ PARTİ'ye de yar olmasın dercesine; muhtemel bir desteği de mani olmak için HDP'nin desteklediği her partiyi potansiyel suçlu ilan etme stratejisini yürütmeye çalışıyorlar.
...
Vallahi, o zaman ben de derim ki; PKK otuz beş yıldır Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı akıttığı kan ve gözyaşı, kıydığı canlar da dahil olmak üzere yaptığı ittifaklar ile her türlü kalleşliği deneyip, yapmadığını bırakmadı ama hiç bir iktidar devlete sızmasına da; yerleşmesine de fırsat vermedi. Dahası hiç bir iktidar PKK'ya "Ne istediniz de vermedik" deme ihtiyacı duymadı.
...
Kaldı ki 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimi aslında "Tek adamlı partili Cumhurbaşkanlığı sistemi"ne devam edelim mi, etmeyelim mi referandumu şeklinde olacaktır. Erdoğan dışında diğer adaylar "Güçlendirilmiş Demokratik Parlamenter Sistem"e dönmeyi vaad ediyorlar. Dolayısıyla, Saray koalisyonu karşısında "Demokrasi bloku" oluşacağından, AKP'nin bütün köprüleri yıkıp, sadece bir geçenek bırakarak, herkesi tek köprüden seçmeye zorlaması karşında HDP ile demokrasimizin oylamasında aynı paralele düşmüş olmak CHP ve İYİ PARTİ için bir handikap değil, aksine AKP ve MHP için utanç vesilesi olmalıdır.


Sene 2019 ve Meral Hanım Cumhurbaşkanı
Bir an için zamanı erkene çekip, düşünelim lütfen. Sene 2019 aylardan kasım;Türkiye'de seçimler olmuş ve Meral Akşener
Cumhurbaşkanı.
...
Hayal etmek bile alnımın ortasında uzun zamandır yer etmiş ağrının, bir bedeni terk eden ruh misali terk-i diyar ederek, yerle yeksan olduğunu hissettim.
...
Saygı dilinin hakim olduğu; ağır ağır, oldukça sakin bir tonla; üstüne üstlük bir de kadın sesinden, şiirsel anlatımla ülke ve millet meselelerini dinliyoruz Sayın Cumhurbaşkanımızdan. Kin yok; nefrete yok; öfke yok. Düşünebiliyormusunz; tarifini yaptığım günler hakkımız ve yaşamak için de ille de uzayı keşfetmemize gerek yok; dalında asılı meyve misali uzanıp alacağız.
...
Zamanı erkene alıp, bunları hayal edince ne kadar da yorgun ve bitkin olduğumu fark ettim. Aslında AKP seçmeni de dahil bir an için AKP'siz, Erdoğan'sız ve trolsüz Türkiye düşünecek olsalar; onlar da ne kadar yorgun düştüklerini fark edeceklerdir. Bütün mesele yeterince cesur olup, değişimi hayal edememeleridir. Çünkü sadece biz muhalifler değil, AKP'liler de dahil olmak üzere 12 Eylül rejim şartlarından daha beter, tehditkar şartların kabul edilmesi ve bunlar eşliğinde yaşamayı sürdürmek olası değil.
...
Ama bu iş oyla oluyor diyenlere; yazdığımız her cümleyi tekrar tekrar gözden geçirme ihtiyacı duyup, tehdit hissederek muhaliflik yaptığımız bir ortamda; vatandaşa "Bu günden daha güzel günler bizi bekliyor, düşün peşimize" diyebilmemiz mümkün mü.
...
Cumhurbaşkanlığının en güçlü muhalif adayı 25 Ekim 2017 den bugüne ulusal yayın yapan (Halk TV) hariç hiç bir TV kanalına çıkarılmıyorsa; bir kafes içine hapsedilmiş halka, kafesin dışındaki gerçek dünyanın, gerçek güzelliklerini nasıl anlatacağız peki.


İlker Başbuğ ne dedi ki
Saray koalisyonunun kopardığı fırtına karşısında İlker Başbuğ'un söylediklerini tekrar tekrar dinledim.
...
Şahıs ismi vermemiş, parti ismi vermemiş ama her ne hikmetse alınanlar sadece Saray koalisyonu.
...
Annenin "Bunu kim yaptı" sorusuna esas suçlu çocuğun "Ben yapmadım" telaşı ile bir anlamda itiraf etme hali.
...
Bu ne tahammülsüzlük Allah aşkına. Türk Ordusu'na komutanlık yapmış, asker psikolojisini en iyi bilen, üstelik de hükümetin "Ne istedilerse verdikleri" tarafından mağdur edilmiş birisi; askerin görevini gönül rahatlığı içinde yapması ve onlara moral desteği için düşüncelerini açıklamış.
...
Sayın Saray koalisyonu; bu ülkenin insanı olup yine bu topraklarda yaşıyor olmamız sizin himmetiniz ile bizlere sağlanmış bir lütuf değil ki. İlker Başbuğ da ülkemizin birinci sınıf vatandaşı ve onun da Türk milletini, ordusunu sahiplenme duygusu ve hakkı vardır; bu saiklerle fikrini, düşüncesini açıklama özgürlüğüne sahiptir. Koskoca Türk Ordusuna komutanlık yapmış bir paşayı azarlamak yerine, eskiden de uyarılarını dikkate almayıp, mağdur ettiğiniz gibi tekrar aynısının olmamasını dikkate alarak bence tecrübelerinden yararlanmayı düşünseniz daha iyi bir iş yapmış olursunuz; zira aldatılan o değil, siz olmuştunuz.
...
Saray koalisyonunun kin ve öfkesinin arkasındaki gerçek nedeni tamamen ve tamamen kendilerine muhalif olan herkesi susturmaak için psikolojik baskıya yönelik, bir anlamda tehdittir.
...
Beyler biz muhalifler bu ülkede sığıntı falan değiliz ve sizlerin lütufu ile de yaşamıyoruz. Elbette İlker Başbuğ da dahil olmak üzere devletimiz, milletimiz için duyduğumuz endişeleri her vesile ile dile getireceğiz, getirmeye de devam edeceğiz. Kim demiş ki; devletimizi siz muktedirlere bahşettiğimizi.

...
Meselenin aslı şu; İlker Başbuğ ve O'nun şahsında çıkabilecek veya gösterile bilinecek güçlü cumhurbaşkanı adaylarına ''Sakın aklınızdan bile geçirmeyin; tepkimizden de anlayabileceğiniz gibi engel olmak için eski dosyalarınız da dahil olmak üzere, her şeyinizi engel olmak adına ortalığa döker, saçarız.''
Çünkü İlker Başbuğ'a isnat edilen kumpas davası hala neticelenmiş değil. Bir anlamda denilmek istenen ''Bu davaya, senin aleyhine olacak şekilde kaldığı yerden devam edebiliriz.''

''Ey ABD İncirliği kapatıyoruz'' desene
İncirlik, Kürecik üslerini kaldır; biz de o zaman niye Osmanlı tokatı diyelim ki; milletçe hep beraber, doğrudan ve büyük keyifle "Reis'in tokatı" deriz, böylece tüm muhalifler arkanızdan gelir, "Hain" olmaktan kurtuluruz(!)
...
Ha, diyeceksin ki "Kolay mı öyle". O zaman da gaz alma, verme seanslarına son vereceksin. Sonra yalancı çoban misali, usulünüze milleti alıştırırsanız, gün gelir kurdun kuzuyu boğazladığına kimseyi inandıramazsınız; sesinizi duyan "Bırakın canım, onun her zamanki hali" derler.

''Türkiye'' ve ''Türklüğümüzü'' sorun yapanlar
İsimlerinde "Türkiye" ve "Türk" geçen sivil toplum örgütleri ve kamu kuruluşlarından bu iki kelimenin çıkarılması projesi devreye sokuldu. Ancak varlık nedeni bu değerler üzerine olan MHP'nin, hala resmi görüşünün, değerlendirmesinin ne olduğunu öğrenemedik.
...
Lider, doktrin, teşkilat deyip MHP'de kalanlara soruyorum; bu proje karşısında "doktrin"el bir açıklamanız olmayacak mı.
Not: Ümit Özdağ ve Metin Fevzioğlu'nun basın açıklamasından yararlanabilirsiniz.
Mehmet Soral
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Leave Comments