By Dogan Ay on Cuma, 23 Aralık 2022
Category: Siyaset

DİN VE ŞEKİL

Her sarıklıyı alim sanma.

Her sakallıyı da deden zannetme.

Alnı secdeye gidiyor diye sırtını dönme.

Başında her örtü olanı cennetten gelme huri olarak görme.

İnsanları kandıran dolandıran kul hakkı yiyen adaletsizlik yapan kim olursa olsun şekli biçimi inancı din anlayışı ne olursa olsun karşı çıkabiliyorsan insansın.

Yüce Tanrı adaleti ahlakı iyilik yapmayı tavsiye etmiyor mu?

Adalet yoksa ahlak yoksa alnı secdeden kalksa ne olur kalkmasa ne olur?

İnsanlara hakaret ederek insanlar arasına düşmanlık tohumları ederek nasıl müslüman olunacak Tanrı aşkına?

Bırakın insanları inançlarına göre tasnif etmeyi.

İyiliği yüreğinizde yaşatın.

Eğer dış görünüşe bakmaya devam edersek bu asalak cemaat tarikat cinnetinde yaşamaya razıyız demektir ki şikayet etme hakkımız yok demektir.

Saçının teli görünmüyor diye ahlaklı olduğu varsayımı bizi ne duruma düşürdü.

Küçük bir hikaye:

"Bir leylek, kendine yuva yapmak için yer arıyormuş. epey bir bakındıktan sonra pek ünlü bir âlimin evinin bacasına yapmış yuvasını, hem de bir şeyler öğrenirim diyerek. Bunu gören âlim, "vay sen benim bacama nasıl yuva yaparsın?" diyerek, büyük bir hiddetle, taş ve sopayla saldırmış leyleğe. Leylek zar zor canını kurtarmış ama kaçarken isabet eden taşlarla bir bacağını kırmış. Leylek adalete inanırmış. Mahkemeye vermiş âlimi ve kazanmış davayı. Ladı, âlimin de bir bacağının kırılmasına karar vermiş. Leylek itiraz etmiş hemen, "aman kadı efendi, lütfen ayağını kırmayın, kavuğunu alın yeter." deyince, kadı sormuş, "neden?" leylek cevap vermiş, "kavuğunu alın ki, başkaları da zalimi âlim sanıp bacağı kırılmasın."

Doğan Ay 

Related Posts

Leave Comments