By Dogan Ay on Salı, 07 Mart 2017
Category: Siyaset

AĞRI

Hava soğuk mu soğuk. Büyük ihtimalle eksilerde yine.
Markette giriyorum küçük bir çocuk elinde peçete "Alır mısınız?" dedi çok kibar bir şekilde.
Sokak satıcılarından kolay kolay bir şey almam. Fakat bu çocukta bir farklılık var. Marketten çıktım yine karşımda. "Almayacağım" dedim.
Yürümeye başladım. Fakat aklım marketin önünde kaldı. Yaklaşık bir kilometre yürüdüm. İçimde bir ses geri dön diyor. Hava soğuk dönsem mi? İçimdeki sese kulak verdim geri döndüm. Küçük hâlâ orada. Yaklaştım ver bakalım bir peçete diyerek başladım konuşmaya. 

- Adın ne?
- Feyzullah.
- Okuyor musun?
- Evet. 6 sınıftayım. 
- Sattığın peçetelerden kazandığını ne yapıyorsun?
- Babama veriyorum. Onun işi yok.
- Bugün kaç lira kazandın?
- 12 lira amca.

Okuldan sonra gelip eksi derecede peçete satan Feyzullah ve ....
Biz neyin derdindeyiz Feyzullah neyin derdinde.
Evet hayır kimin için? Kimim işine geliyor?
Feyzullah bu işten karlı çıkacak mı?

Kafam karmakarışık. Ve aklım Feyzullah'ta.

Hayata erken başlamış Feyzullah.
Elleri soğuktan çatlamış dudaklar mor.
Adalet mi dediniz başka kapıya.
Bir yanda Feyzullahlar diğer yanda mazisini arayan ülkücü hareket.
Dünün yiğitleri kağıt topluyorsa kimsesiz rahmetli oluyorsa ülkücü başladığı için yarım bırakmaz diyenler görün gözünüz duyun kulağınız yaralansın vicdanınız varsa.
Feyzullah neler düşündürdü bir anda. Neler yaşattı yüreğime.
Arada bir fark yok.
Acı hepimize.
Bu utanç hepimize.

Doğan Ay

Related Posts

Leave Comments