MUJİK


Eski kabuğundan kurtulabilmenin köklü yollarından biridir aydınlanmak; köhnemiş yalnızlıkların, çürümüş değerlerin, kökleri kurumuş hayatların yenilenmesidir ışıklanmak. 


Nasıl yaşadığını belirleyen gelişmiş toplum olma raddesi ve bilinçlilik düzeyi ki bir bireyi kapsadığı gibi bir ülkenin, bir devletin varoluş öyküsünü de sınırlarına dahil etmektedir. 


Ne kadar sınıfsal farklılığın azlığı veya büsbütün ortadan kaldırılma girişimi, o kadar sosyal ve ekonomik eşitlik içerisinde yaşam süren bir toplum demek. Kaldı ki bunun tarifi iyiye gidiştir. Dolayısıyla ne kadar iyiye gidiş; o kadar refahı yüksek, huzurlu nesil demektir. Böylece paradigmal bir gerçeklik nezdinde âdeta bir toplum yeniden yaratılmış olur. Fakat tüm bu iyimser ve olumlu beklenti içeren yorumlara rağmen kayda değer bir gelişme yaşanmaz; aksine çatışan, boğuntu bir sonuç ortaya çıkar. 


Kent aydını, Rus köylüsü(Mujik) tartışmasında bir sonuca varılmadan her gün bir araya gelmekle gerçekleştirilen sosyolojik, felsefik ve psikolojik çıkarımlar zamanla kısır bir döngüye dönüşür.


Tüccar, avukat, doktor, mimar etiketiyle her akşam bir masa etrafında birleşerek Rus toplumunun geleceğini tayin edebilmek adına toplumun farklı yapıdaki sınıflarını ele alarak " Nasıl daha iyi bir toplum yaratabiliriz? " sorumluluğu üzerinde tartışılır; fakat yukarıda belirtildiği gibi olumlu bir netice elde edilemez. 

...


Maksim Gorki tarafından Bolşevik İhtilali öncesinde kaleme alınıp ilk baskısının 1899 yılında yapıldığı bu eser tamamlanamayıp yarıda kalmasıyla tanınırlığını sürdürür. Rus köylüsünün yaşam standartlarındaki zorluğun diyaloglar ve bazı bazı monologlar eşliğinde satırlara döküldüğü eserde aydın kesiminin sert bir şekilde eleştiriye tabi tutulduğu görülür. 


Neden mi?


Mimar, doktor, avukat etiketleri yanında köy kökenli oldukları hâlde köylünün derdiyle hemhâl olamadıkları ve istenilen eşik düzeyine erişemedikleri, gerekeni sosyolojik ve ekonomik pergelde yerine getiremedikleri için. 

...


Nitekim diyerek sonuca gidersek ne söyleyebiliriz veya sonuca giderken bize ne gibi sorular yöneltilebilir?


" Her şey bir yana biz bu eseri tamamlanamadan âdeta yarıda kesilmiş olduğu hâlde neden okumalıyız?" diye soracak okura nasıl bir yanıt verilmeli?


1) Bazı yarım bırakılmışlıklar ki, tamamlanması için kendini okura yorum yapılması mahiyetiyle sunar.


2) Bazı yarım bırakılmışlıklar ki, her ne kadar güdük(eksik) bir senaryoyu akıllara getirse de o güne ve zamana dek taşıdıkları, verdikleri mesajlarla âdeta kendini tamamlamış hissettirir.


3) Bir toplumun sınıfsal farklılıklar baz alınıp en temelden hareketle nasıl daha mamur hâle getirilebileceğinin beyin fırtınası çalışmasını satır aralarında görmek adına Mujik romanını tüm okurlara öneriyorum sayın Tahtapod.


Engin Yeşilyurt

13 Temmuz 2026