İYİ Kİ VARSIN EREN, KEŞKE DEVLET DE OLSAYDI

Artık şehitlerin ya böyle genç falan olması ya da şehit sayısının çift haneli rakamlarda olması gerekiyor konuşulması için. Günlerdir televizyonda alt yazıda geçen şehit sayılar var ama kimsenin umrunda değil.  Eren Bülbül... Trabzon'da terör örgütü PKK tarafından 15 yaşında, hayatının baharındayken şehit edildi. Eren'in sosyal medyada paylaştığı bir gönderide "Birisi de çıkıp 'İyi ki varsın Eren' demiyor" sözünden yola çıkıp "İyi ki varsın Eren" diyebiliriz. Erenler iyi ki var, Fıratlar, Aybükeler, Necmettinler, Neşeler, Ömerler iyi ki var. Ama hiçbiri yok.  İyi ki varsın derken aslında iyi ki vardın ve yok oldun demiş olmuyor muyuz onlara? Siz canınızı veriyorsunuz ve biz sizi an...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Selim Uysal @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

1189 Okuma
0 yorum

FIRATLAR ÖLMESİN DİYE "FIRAT İÇİN ADALET"

" Bu dünyada bir nesneye yanar içim, göynür özüm,  Yiğit iken ölenlere gök ekini biçmiş gibi..." Yunus Emre Nihayet dün, tam 880 gün sonra karar açıklandı ve katil Nurullah Semo cinayetten ağırlaştırılmış müebbet, örgüt üyeliğinden ise 15 yıl hapis cezası aldı. Bu bir "oh" dedirtse de mücadele henüz bitmedi. 20 Şubat 2015 tarihinde bir Cuma günü, Ege Üniversitesi'nden gelen saldırı ve bıçaklanma haberi ilk bakışta birçoğumuza ne kadar da basit gelmişti değil mi? Basit değil aslında da, alışılmış, kanıksanmış daha doğru bir tabir olur sanırım. Zaten senelerdir süren bu tip saldırılar, meydana gelen olaylar özellikle sınav dönemlerinde artar, doruk noktasına ulaşırdı. Medya organlarında "...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Selim Uysal @ tahtaPod | Tüm hakları saklıdır.

703 Okuma
0 yorum

İNSANLARA DAİR ÖN YARGILARIMIZ VE BAŞIMDAN GEÇEN İKİ OLAY

Çoğumuz bazen ya da bazılarımız çoğu zaman insanları giyim kuşamları yüzünden yargılarız. Bu yargılama bazen eleştiri, bazen beğenmeme, bazen de ona dair etnik, dini, ekonomik, kültürel, ideolojik, siyasi etiketlemeler yapmamıza neden olur. Açık giyinen, kapalı giyinene, küpe takana, saç uzatan erkeğe, sakallıya, çarşaflıya, mini etekliye, dekolteliye, takım elbiseliye hemen zihnimizdeki hazır etiketi yapıştırırız. Aklımızda oluşturduğumuz kalıplara uymaları gerekir çünkü. Ancak son günlerde iki olaya şahit oldum ve sizlerle de paylaşmak istedim. İlki Ramazan'ın son günlerindeydi. İşten çıkmış, uzun bir metrobüs yolculuğunun ardından iftara yetişmek için hızlı hızlı eve yürüyordum. Metrobüs ...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Seliim Uysal @ Tüm hakları saklıdır.

434 Okuma
0 yorum

​16 NİSAN REFERANDUMU VE KUTUPLAŞAN TÜRKİYE'Yİ BEKLEYEN TEHLİKE

Türkiye, geçtiğimiz Pazar günü son derece önemli bir referandumu atlattı. Atlatılmasına atlatıldı ama tartışmalar bitmedi ve uzunca bir süre de bitmeyeceğe benziyor. Bir yanda referandumda Hayır cephesini oluşturan CHP'nin ve MHP'li muhaliflerin mühürsüz oy pusulaları hakkındaki itirazları, diğer yanda Evet cephesindeki AKP ve MHP'nin %51'lik oy üzerindeki paylaşım tartışmaları gündemi sıcak tutmaya devam ediyor. Vatandaşlar referandum öncesindeki son derece yoğun ve gergin ortamdan sıkıldıklarından olsa gerek, genel anlamda bir "oh" çekmiş durumdalar. Ancak politik duyarlılığı yüksek kesimlerde az önce bahsettiğimiz tartışmalar aynı şekilde kendisini gösteriyor. Bu durum, referandum öncesi ...
Devamını okuyun
636 Okuma
0 yorum

ÇANAKKALE SAVAŞI YEMEK LİSTESİ GERÇEĞİ

Çanakkale Savaşları'na ait olduğu söylenen yemek listesi gerçek mi? ​ ​Çanakkale Savaşları'na ait olduğu söylenen bir yemek listesi senelerdir internet ortamında dolanıp duruyor. Bu liste aynı zamanda TSK da dahil olmak üzere birçok resmi kurumda, devlet dairesinde de çerçevelenip asılmış durumda. Bu listeye göre askerimizin doğru düzgün yiyeceği yok. Peki Çanakkale Savaşları, 1.Dünya Savaşı'nın henüz başı sayılabilecek tarihlere denk gelmesine ve başkente de yakın bir yerde cereyan etmesine rağmen Osmanlı Devleti, askerine yemek veremeyecek kadar da mı güçsüz ve fakir durumdaydı? Söz konusu tabloyu hiç araştırmamıştım. Ancak bundan birkaç yıl önce askerliğimi yaptığım sırada yanında görev a...
Devamını okuyun
Etiketler:
889 Okuma
0 yorum

ÜLKÜCÜYLE HASBİHÂL

Yazmayacaktım ama dayanamadım. Doğaçlama bir yazı olacağından uzun da olma ihtimali var. "Destan yazmış be" diyecekler şimdiden kusura bakmasınlar o yüzden.

Bir ara anlatmıştım Ülkücülükle, Türk Milliyetçiliği ile tanışma hikayemi. Bu sefer ayrıntılarına girmeyeceğim ama birkaç noktayı anlatmam gerekiyor ki sonrasında söyleyeceklerim daha iyi anlaşılsın. Benim aile ve akrabalarımda tek bir Ülkücü dahi yoktur. Dolayısıyla birileri gibi baba, dayı, amca referansım hiç olmadı. Nasıl becerildiğini bilmediğim "doğuştan ülkücü" de olamamıştım zaten. 

Devamını okuyun
1360 Okuma
0 yorum

ÇAĞIMIZIN GASPIRALI İSMAİL'İ: TURAN YAZGAN

​Dünya yaratıldığından beri üzerinde yaşayan insanlar arasında, idealist, çalışkan ve başarılı insanlar olagelmiştir. Ancak bu idealist insanlar arasında da farklılık gösteren, diğer idealistlerden daha yükseğe, yani zirveye çıkanlar olmuştur. Onların bu konuma gelmelerinin sebebi sadece hedeflerinin olması değildir. Başkalarının hedeflediği ve istediği şeyleri yapabilmiş olmalarıdır onları farklı kılan.Yani diğerleri sadece ister ve hayal ederken, onlar işe koyulmuş, çalışmış, yılmamış ve sonunda başarmışlardır. Bunu yaparken de çevreleri işin birer meşale olmuşlar, bazen yüzbinleri, bazen milyonları, bazen ise koca bir milleti arkalarından sürüklemişlerdir.

Devamını okuyun
13006 Okuma
0 yorum

-Yiğit Türk Genci Sezer Erdem'e...-

Erdem senin göbek adın, soyadın,
Yirmi üç yıl buna uygun yaşadın,
Oturmadın, dinlenmedin, yılmadın,
Her zamanki gibi yine gül Sezer,
Merak etme, bayrak bizde bil Sezer,

Devamını okuyun
3087 Okuma
0 yorum

BU BİR 11 KASIM YAZISIDIR

Bugün 11 Kasım 2016... Bu da bir 10 Kasım yazısı değil, 11 Kasım yazısı...

10 Kasımların klasikleşen sözleridir "Atam izindeyiz", "Hasretle anıyoruz", "Olmasaydın olmazdık" gibi sözler... Bazen de özlem şarkılarla dile getirilir "Bir daha gel Samsun'dan" denilerek. Ancak olmazsa olmazımız "Anmak değil anlamak lazım" şeklindeki "Hmm çok doğru" dedirten sözdür. Hatta bu söz söylenince veya okununca tasdik sözleri dökülür dudaklardan. "Anlayamadık Atam" der birisi mesela, diğeri "Anlasak böyle olmazdı zaten" diye destekler.

Düşünsenize... Yaptıkları ve söyledikleri çok net bir şekilde kayıtlara geçmiş olan, üstü kapalı mesajlar vermek yerine çoğu zaman açık açık yol ve hedef gösteren bir tarihi şahsiyeti onlarca yıldır neden anlayamadık? Yoksa gerizekalı mıyız? Her 10 Kasım'da "Atam seni anlayamadık" diyen bizler, bir sene sonra yine aynı şeyi söylüyorsak, koskoca bir yıl boyunca onu anlamak için hiçbir şey yapmamışız demektir. Ağır geliyor biliyorum ama bizde kesin bir zeka sorunu var. Yaptıkları ortada, söyledikleri ortada, hatta söylediklerinin birçoğu gerçekleşmiş ve gerçekleşmeye devam ediyor. Onun yaşadığı döneme benzer bir dönemden geçiyoruz. O halde hâlâ anlamamakta ısrar niye? Derslerde görmüş olduğu sorunun sadece rakamları değiştirildiğinde yapamayan öğrenci misali, düne göre sadece isimlerin ve cisimlerin değiştiği ama şartların benzer olduğu bir dönemde karşımıza çıkan sorunları çözmekte zorlanıyoruz. Sonra da kendimizi acındırmaya çalışıyoruz.

Devamını okuyun
1320 Okuma
0 yorum

FIRAT'IN GİTTİĞİ GECE...

​(Bu satırlar o kara günün kara gecesinde, yürekten gelen seslerin küçük bir kısmının kalemin ucundan sızışıdır.)

​Saat gece yarısına geliyor.
Karlı İstanbul sokaklarında tek başıma yürüyorum.

Sokaklarda arabalar geçiyor, insanlar dolanıyor.
Bazı kafelerde oturanlar var.
Hemen yanımda yeni yapılmış bir rezidans yükseliyor.
Karşıma bir yarışma programının afişi çıkıyor.

Devamını okuyun
1236 Okuma
0 yorum
© Tüm Hakları Saklıdır | tahtapod.com | tahtapod.net | tahtapod.org
Bumerang - Yazarkafe