1973'te Samsun'da doğdum.

1981'da Almanya'ya geldim.

Öğretimimi Almanya'da tamamladım.

Frankfurt Goethe Ünüversitesi'nde İktisat ve Siyasal okudum

İMAM YELLENİRSE...

Mustafa Azgın, 51 yaşında. 1987'de askerliğini yaptı. Askerliği esnasında katıldığı bir NATO tatbikatında mayın patlaması sonucu sağ kol ve ayağı ile sol gözünü kaybetti. Mustafa Azgın 'vazife malulü gazi' olarak normal protez kullanıyordu, ta ki 2009 yılında, 'vazife malulü gazilerin de terör gazilerinin yararlanabileceği haklardan yararlanma' imkanı doğuncaya kadar.  Mustafa Azgın, hayatına biraz olsun rahatlık sağlaması için, kendisine tanınan bu haktan yararlandı ve SGK aracılığı ile biyonik kol protezi aldı. 2011 yılında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri protez kol ve bacak ödemeleriyle ilgili yaptıkları incelemelerinde, vazife malulü gazileri, terör gazisi statüsün...
Devamını okuyun
6371 Okuma
0 yorum

JİNGOİSM VE BAŞKA HASLETLER...

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun tweetleri dünya görüşü ayrımı yapmadan bir çok vatandaşımız tarafından kabul edilemez olduğu gibi benim için de kabul edilemez.  Maalesef ne güzelim vatanımızda ne de Atatürk'in kurduğu parti CHP'de böyle bir zihniyetin varlığı yeni değil.  Lakin bu olay vatanımda Kaftancıoğlu'nun zihniyetinden daha da nefret ettiğim bir zihniyetin varlığını tekrar gösterdi bana. Kaftancıoğlu Türk'e kustuğu kini saklamıyor.  'Tarihte Bugün: Ermeni Soykırımı başladı. Katledilen Ermeni vatandaşlarımızı anıyoruz, 19.15'te Taksim'de' demiş mesela. Ve bakıyorum, ' milliyetçiliğin ' birileri tarafından ' ayaklar altına alınmasını ' alkışlayan bir güruh,...
Devamını okuyun
15140 Okuma
0 yorum

YENİ YIL VESİLESİ İLE....

"Gülümse ve mutlu ol," dedi yukarıdan bir ses, "daha kötüsü olabilirdi." Gülümsedim ve mutlu oldum,... Daha kötüsü oldu. *** Tabii ki ben de bu akşam gerçekleşecek olan takvim değişimi (yani yeni yılın gelmesi, yani yılbaşı... Çünkü bu akşamın manası benim için bundan ibarettir. Ne dini, ne de manevi bir anlam yüklerim) vesilesi ile, önümüzdeki 365 günün başta Türk ve Türk dünyası olmakla tüm masumlara, insanlara daha az acı, daha az ızdırap, ölüm ve korku dolu geçmesini temenni ediyorum. Lakin, bunun bizlerin, yani insanların elinde olduğunu bildiğim için dileğimin gerçekleşeceğinden çok da umutlu değilim. Demek istediğim şu ki; Tanrı'ya inanmak, kadere inanmak, insanı şuursuz, kendi irades...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© M. Alp @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

124 Okuma
1 yorum

NOEL BABA HAKKINDA GERÇEKLER!...

Güzel memleketimizde varsın birileri protesto amaçlı Noel Baba maketlerini sünnet falan etsin, ben olaya biraz daha mantıkla yaklaşmak istiyorum. Dünyada uçabilen hiç bir geyik türü tanınmamakta. Lakin günümüzde bilinen ama hala tanımlanmamış olan 300.000'i aşkın yaşayan organizma var. Bunlar genelde böcek ve mikroplar olmasına rağmen bu gruba uçan geyiklerin dahil olduğu kesin olarak reddedilemez. Yani varlıklarına bugüne dek sadece Noel Baba'nın tanık olduğu uçan geyiklerin var olma ihtimali zayıf da olsa mevcut! Hem bugüne kadar Reinhold Messner haricinde kimsenin görmediği Yeti'ye inanan insanlar var, uçan geyik neden olmasın? Konuyu kolaylaştırmak için çocuk kelimesinin tanımlamasını ''...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© M. Alp @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

572 Okuma
2 yorum

TRUMP NEREYE KOŞUYOR?

Arap Baharı başladıktan ve Suriye'ye sıçradıktan sonra 27 Eylül 2011 tarihli yazımda  '' Suriye'nin geleceğini Libya'ya benzetenler 2009'da devlete karşı olan isyanları bastırmayı başaran İran'ı unutmaktalar! Özellikle Suriye ile İran'ın ilişkilerini göz önünde bulundurulduğunda Suriye'nin Libya'nın izinden gideceğine o kadar da emin olmamak gerek. ''  diye yazmıştım. Aradan 6 seneyi geçen bir zaman sonra o zamanki değerlendirmemin doğru olduğunu anlaşılıyor. Arap Baharı'nı başlatanların bu projede en büyük hatalarının Rusya ve ŞİÖ'yi hafife almak veya hesaba katmamak olduğunu düşünüyorum. Çünkü bugün baktığımızda olayda (şimdilik) tek kazananın İran olduğunu görmek mümkün. IŞİD'in...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© M. Alp @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

122 Okuma
1 yorum

DONALD TRUMP'TAN 'DÜRÜSTLÜK(!)' DERSİ...

Resime bakarak hemen "Hah işte biliyorduk, yahudi bu!...' diyecek olanlara peşinen söyliyeyim; Donald John Trump, musevi değil presbiteriyendir. Presbiteriyenlik ise hıristiyanlığın psikoposluğu reddeden, ihtiyarlar meclisi ile yönetilen kalvinist bir mezhebi ve protestan kilisesinin en büyük cemaatidir. Yani Trump hıristiyan'dır. Her ne kadar kendisi inancı için 'Harika bir din' dese de, kendisinden önceki cumhuriyetçi başkanlara nazaran en az dindar tavır sergileyenidir. Yani Trump dindarlığı yüzünden değil, dindar olmamasına rağmen seçildi desek abartı olmaz. Dolayısıyla, Trump'ın ABD elçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e almasının ve Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımasının dini bir sebeb...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© M. Alp @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

876 Okuma
0 yorum

MELEKLERİN CİNSİYETİ

Memleketimizin eski Başbakan yardımcısı kendine suikast düzenleneceğini iddia etti. Bu iddia ile ülkenin en mahremine girildi, en gizli sırlarına el konuldu. Bilgisayara sonradan ekleme sahte delillerle bir çok şerefli Türk subayı hapishanelerde yattı. Kimileri evlatlarının düğününe katılamadı, kimileri annelerinin cenazelerine. Kimileri ise kahırlarından kanser oldu ve öldü. Bu subaylara karşı eskiden tutukladıkları pkk teröristlerin tanıklığı kabul edildi. Yarbay Ali Tatar kendisine atılan iftirayı kendine yediremedi, intihar etti. Bunun üzerine vicdan yoksunları '...mermiye kafa atanlar nereye… Hesabı ödemeden nereye'... diye alay edebilecek kadar aşağılaşmaktan çekinmedi. Ve sonra ülkeni...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© M. Alp @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

10214 Okuma
0 yorum

ALEVİ VATANDAŞIM YALNIZ DEĞİLDİR!

  Gezi olayları sırasında medyaya düşen resimlerden beni çok etkileyen kare, muhtemelen bir evin balkonu veya penceresinden çekilmişti ve resimde polis protestoculara karşı müdahalede bulunurken, polis saflarında sivil kıyafetli, elinde bir kalas yukarıya bakan 30'lu yaşlarda bir adam görünmekteydi. Resimden anlaşıldığına göre, bu adam polisle birlikte protestoculara müdahalede bulunuyordu.  Bu resmi görünce aklıma, okuduğum tarih kitaplarında anlatılan 1920'lerin Almanya'sı, daha doğrusu Hitler'in sonradan 'SA' diye isimlendirilen örgütünün kökü olan 'Kahverengi Gömlekliler' geldi. Bu 'Kahverengi Gömlekliler'in Weimar Cumhuriyetinde hiç bir meşruiyetleri yoktu. Tek özellikleri Hit...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© M Alp @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

603 Okuma
0 yorum

ZİNCİRLERİ KIRAN

Kölelik,... Gerçek manada kölelik, el veya ayak bileklerindeki zincirler demek değildir. Gerçek manada kölelik, ne "yap" denileni yapmadığın zaman sırtını parçalayan kırbaçtır, ne de kişinin mal gibi satılmasıdır. Gerçek kölelik kişinin aklını, zihnini başkasına teslim etmesi ile başlar. Bileklerinizdeki zincirleri kırma fırsatınız doğar, kırbacın yırttığı deri ve et iyileşir, bir gün sizi mal gibi satanları bulur çektiğiniz çilenin hesabını sorarsınız… Ama aklınızı, zihninizi birine teslim ettiyseniz, özellikle bunu zora uğramadan, sırf rahatınız bozulmasın diye veya korkularınıza yenik düştüğünüz için yaptıysanız, işte bundan kaçış, kurtuluş, neredeyse imkansızdır. Çünkü bunu yapanlar, köl...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© M. Alp @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

194 Okuma
0 yorum

NATO MEVZUU

"NATO'nun ve hele Amerika'nın bir Hint kumaşı olmadığını herkes biliyor. Fakat kara kışta bizi donmaktan koruyacağı için, dondurucu soğuklar geçinceye kadar bu çulu sırtımıza almaya mecburuz."

H. N. Atsız
(NATO'ya Hayır! Peki Ya Sonra? - Gözlem, 19 Aralık 1968)

Aslında bu konuya uzun zamandır değinmek istiyordum, lakin Türk siyasi sahnesine yeni ayak basan partinin konuyu doğrudan başlık olarak programına alması Türkiye - NATO ilişkileri hakkında düşüncelerimi kaleme almama vesile oldu.

Dolayısıyla bu bir 'İyi Parti yandaşı' yazısı olarak algılanmasın.

Açıkça söyleyeyim, parti programının 'Dış Politika' bölümüne NATO'yu başlık olarak koymak şart mıydı, ne düşünerek bu şekilde parti programına eklendi bilmiyorum. Söz konusu maddede yeni oluşumun açıkça 'Türkiye'nin NATO şemsiyesinde olması milli politikalar ve stratejiler uygulamasına engel olmadığı gibi İttifak üyeliğimiz diğer ittifak ve mekanizmalardaki ülkelerle kendi milli çıkar ve ulusal güvenliğimizin gereği olarak kurulacak ilişkilere ve iş birliği çabalarına da aykırı değildir.' diye beyan etmesine de bir itirazım yok. Hatta genel hatlarıyla hemfikirim. NATO ile alakadar madde de en fazla 'NATO bir siyasi yapılanma olup üyelerinin müşterek savunma ihtiyaçlarını da karşılamaktadır.' diye yazan bir önceki cümleyi eleştiririm. Bu da ifadenin yanlış olduğundan değil, her ne kadar müşterek savunma ihtiyaçlarının NATO tarafından karşılansa da bunun şartlı ve koşullu olduğunu bildiğim için ve bağımsız bir Türkiye'nin her konuda kimseye ihtiyaç duymadan kendi ihtiyaçlarını kendisinin karşılaması gerektiğini düşündüğümdendir. 

Peki, neden ben de Türkiye'nin NATO'da kalması gerektiğini düşünüyorum? Evvela olayı teorik manada incelemek gerekir. NATO Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın 51. maddesi doğrultusunda 1949'da imzalanan Kuzey Atlantik Antlaşması ile meşruiyet kazanan bir örgüttür. NATO'nun kendi egemen toprak hakimiyeti yoktur. Antlaşma gereği üyelerin hepsi kendi egemenlik ve bağımsızlıklarına hakimdirler. Ayrıca NATO yine kuruluş antlaşması gereği üye ülkelerinin demokratik hukuk devleti şeklinde yapılanmasını ön görür. Dolayısıyla Türkiye'nin NATO üyesi olması teorik olarak kendi egemenlik ve bağımsızlığını her hangi bir şekilde kısıtlamaz. Yani bir AB örneğinin aksine NATO üyeliği Türkiye'yi kendi iradesinden üstün bir irade kabullenmeye mecbur kılmaz.

Devamını okuyun

Telif Hakkı

© M. Alp @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

477 Okuma
0 yorum
©  Tüm Hakları Saklıdır | tahtapod.com | tahtapod.net | tahtapod.org