1973'te Samsun'da doğdum.
1981'da Almanya'ya geldim.
Öğretimimi Almanya'da tamamladım.
Frankfurt Goethe Ünüversitesi'nde İktisat ve Siyasal okudum

DONALD TRUMP'TAN 'DÜRÜSTLÜK(!)' DERSİ...

Resime bakarak hemen "Hah işte biliyorduk, yahudi bu!...' diyecek olanlara peşinen söyliyeyim; Donald John Trump, musevi değil presbiteriyendir. Presbiteriyenlik ise hıristiyanlığın psikoposluğu reddeden, ihtiyarlar meclisi ile yönetilen kalvinist bir mezhebi ve protestan kilisesinin en büyük cemaatidir. Yani Trump hıristiyan'dır. Her ne kadar kendisi inancı için 'Harika bir din' dese de, kendisinden önceki cumhuriyetçi başkanlara nazaran en az dindar tavır sergileyenidir. Yani Trump dindarlığı yüzünden değil, dindar olmamasına rağmen seçildi desek abartı olmaz. Dolayısıyla, Trump'ın ABD elçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e almasının ve Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımasının dini bir sebeb...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© M. Alp @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

596 Okuma
0 yorum

MELEKLERİN CİNSİYETİ

Memleketimizin eski Başbakan yardımcısı kendine suikast düzenleneceğini iddia etti. Bu iddia ile ülkenin en mahremine girildi, en gizli sırlarına el konuldu. Bilgisayara sonradan ekleme sahte delillerle bir çok şerefli Türk subayı hapishanelerde yattı. Kimileri evlatlarının düğününe katılamadı, kimileri annelerinin cenazelerine. Kimileri ise kahırlarından kanser oldu ve öldü. Bu subaylara karşı eskiden tutukladıkları pkk teröristlerin tanıklığı kabul edildi. Yarbay Ali Tatar kendisine atılan iftirayı kendine yediremedi, intihar etti. Bunun üzerine vicdan yoksunları '...mermiye kafa atanlar nereye… Hesabı ödemeden nereye'... diye alay edebilecek kadar aşağılaşmaktan çekinmedi. Ve sonra ülkeni...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© M. Alp @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

9904 Okuma
0 yorum

ALEVİ VATANDAŞIM YALNIZ DEĞİLDİR!

  Gezi olayları sırasında medyaya düşen resimlerden beni çok etkileyen kare, muhtemelen bir evin balkonu veya penceresinden çekilmişti ve resimde polis protestoculara karşı müdahalede bulunurken, polis saflarında sivil kıyafetli, elinde bir kalas yukarıya bakan 30'lu yaşlarda bir adam görünmekteydi. Resimden anlaşıldığına göre, bu adam polisle birlikte protestoculara müdahalede bulunuyordu.  Bu resmi görünce aklıma, okuduğum tarih kitaplarında anlatılan 1920'lerin Almanya'sı, daha doğrusu Hitler'in sonradan 'SA' diye isimlendirilen örgütünün kökü olan 'Kahverengi Gömlekliler' geldi. Bu 'Kahverengi Gömlekliler'in Weimar Cumhuriyetinde hiç bir meşruiyetleri yoktu. Tek özellikleri Hit...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© M Alp @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

516 Okuma
0 yorum

ZİNCİRLERİ KIRAN

Kölelik,... Gerçek manada kölelik, el veya ayak bileklerindeki zincirler demek değildir. Gerçek manada kölelik, ne "yap" denileni yapmadığın zaman sırtını parçalayan kırbaçtır, ne de kişinin mal gibi satılmasıdır. Gerçek kölelik kişinin aklını, zihnini başkasına teslim etmesi ile başlar. Bileklerinizdeki zincirleri kırma fırsatınız doğar, kırbacın yırttığı deri ve et iyileşir, bir gün sizi mal gibi satanları bulur çektiğiniz çilenin hesabını sorarsınız… Ama aklınızı, zihninizi birine teslim ettiyseniz, özellikle bunu zora uğramadan, sırf rahatınız bozulmasın diye veya korkularınıza yenik düştüğünüz için yaptıysanız, işte bundan kaçış, kurtuluş, neredeyse imkansızdır. Çünkü bunu yapanlar, köl...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© M. Alp @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

131 Okuma
0 yorum

NATO MEVZUU

"NATO'nun ve hele Amerika'nın bir Hint kumaşı olmadığını herkes biliyor. Fakat kara kışta bizi donmaktan koruyacağı için, dondurucu soğuklar geçinceye kadar bu çulu sırtımıza almaya mecburuz."

H. N. Atsız
(NATO'ya Hayır! Peki Ya Sonra? - Gözlem, 19 Aralık 1968)

Aslında bu konuya uzun zamandır değinmek istiyordum, lakin Türk siyasi sahnesine yeni ayak basan partinin konuyu doğrudan başlık olarak programına alması Türkiye - NATO ilişkileri hakkında düşüncelerimi kaleme almama vesile oldu.

Dolayısıyla bu bir 'İyi Parti yandaşı' yazısı olarak algılanmasın.

Açıkça söyleyeyim, parti programının 'Dış Politika' bölümüne NATO'yu başlık olarak koymak şart mıydı, ne düşünerek bu şekilde parti programına eklendi bilmiyorum. Söz konusu maddede yeni oluşumun açıkça 'Türkiye'nin NATO şemsiyesinde olması milli politikalar ve stratejiler uygulamasına engel olmadığı gibi İttifak üyeliğimiz diğer ittifak ve mekanizmalardaki ülkelerle kendi milli çıkar ve ulusal güvenliğimizin gereği olarak kurulacak ilişkilere ve iş birliği çabalarına da aykırı değildir.' diye beyan etmesine de bir itirazım yok. Hatta genel hatlarıyla hemfikirim. NATO ile alakadar madde de en fazla 'NATO bir siyasi yapılanma olup üyelerinin müşterek savunma ihtiyaçlarını da karşılamaktadır.' diye yazan bir önceki cümleyi eleştiririm. Bu da ifadenin yanlış olduğundan değil, her ne kadar müşterek savunma ihtiyaçlarının NATO tarafından karşılansa da bunun şartlı ve koşullu olduğunu bildiğim için ve bağımsız bir Türkiye'nin her konuda kimseye ihtiyaç duymadan kendi ihtiyaçlarını kendisinin karşılaması gerektiğini düşündüğümdendir. 

Peki, neden ben de Türkiye'nin NATO'da kalması gerektiğini düşünüyorum? Evvela olayı teorik manada incelemek gerekir. NATO Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın 51. maddesi doğrultusunda 1949'da imzalanan Kuzey Atlantik Antlaşması ile meşruiyet kazanan bir örgüttür. NATO'nun kendi egemen toprak hakimiyeti yoktur. Antlaşma gereği üyelerin hepsi kendi egemenlik ve bağımsızlıklarına hakimdirler. Ayrıca NATO yine kuruluş antlaşması gereği üye ülkelerinin demokratik hukuk devleti şeklinde yapılanmasını ön görür. Dolayısıyla Türkiye'nin NATO üyesi olması teorik olarak kendi egemenlik ve bağımsızlığını her hangi bir şekilde kısıtlamaz. Yani bir AB örneğinin aksine NATO üyeliği Türkiye'yi kendi iradesinden üstün bir irade kabullenmeye mecbur kılmaz.

Devamını okuyun

Telif Hakkı

© M. Alp @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

383 Okuma
0 yorum

'BEN' OLABİLMEK

Bir bireyim.
80 milyonda 1 vatandaşım.

Herkes benim sevdiğimi sevse,
herkes benim beğendiğimi beğense,
herkes benim yediğimi yese,
herkes benim giydiğimi giyse,
herkes benim gibi düşünse….
vesaire....

hiç bir özelliğim kalmaz.
Oysa ben özelim.
Kimse benim gibi olamaz.
Ben de kimse gibi olamam, olmam, olmak istemem.

Herkes benim gibi istediğini sevme, beğenme, yeme, giyme, düşünme hakkına sahipse benimde istediğim gibi yaşama hakkım olur.

Devamını okuyun

Telif Hakkı

© M. Alp @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

269 Okuma
0 yorum

AJDAR'A YAPILAN BÜYÜK HAKSIZLIK...

Evde iki bağlamam var.  Biri uzun sap Ali Osman Tiryaki yapımı, diğeri kısa sap Ragıp Akdeniz yapımı. Bağlama çalmayı çok severim ama ne Musa Eroğlu ne de Çetin Akdeniz'le ölçülebilecek seviyeye gelemedim. Gerçi Allah var, zaten uzun yıllardır da doğru dürüst elime almıyorum, vakit kısıtlı ama düzenli şekilde uğraştığım yıllarda bile, 'usta' denilebilecek seviyeye çok uzaktım. Bizimkisi eş dost ortamında fazla olmamak şartıyla kendini dinletebilecek kadar. Yani demem o ki, iki usta ismin elinden çıkmış bağlama sahibi olmak ve 'ben çok iyi bağlama çalarım' demekle olmuyor.  Ama nedense insanlarımızda böyle bir anlayış var. Birileri ortaya çıkıyor ve bir konu hakkında bir şeyler söyl...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© M. Alp @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

490 Okuma
0 yorum

DEMOKRATİK BARIŞ

Demokrasiler arasında savaş olmaz... Demokratik Barış kavramı siyasal bilimlerde ' Demokrasiler arasında savaş olmaz .' tezine dayanır. Bu tez aynı zamanda uluslar arası ilişkilerin tek deneysel kanunu olarak geçer. Yani 'denenmiş, yaşanmış daha doğrusu geriye dönük izlenimlere dayanan' bir kanun olduğu iddiası vardır. 'Demokratik Barış' kavramının düşünce kökenini araştırıldığında toplumların rejim şekli ile barış arasında olan ilişkinin ta Machiavelli 'ye kadar geriye gittiğini görmek mümkündür. Yine aynı ilişki Montesquieu ve Kant tarafından da konu edilmiştir. Montesquieu aynı Machiavelli gibi 'cumhuriyetlerin', yani yönetimin halkın iradesine dayandığı toplumların, değerlerin eşit dağıl...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© M. Alp @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

999 Okuma
0 yorum

VALLAHİ BEN KANMADIM...

...sizin 'yol arkadaşlarınız'ın 'askerler Fatih Camisini bombalayacak' iddiası bas bayağı iftiraydı. Peki bu iftirayı atanlar değil miydi Gazi Meclis'i bombalayan?... Yemin etmeyi sevmem aslına, ama bu konuda kendimden çok eminim, vallahi ben kanmadım. Ne size, ne sizi 'kandıranlara'(!), ne de sizinle beraber olanlara… Oysa çok gençtim. 20 sene önce henüz 24 yaşındaydım. Rahşan Ecevit'in kustuğu zehri yutmanın 'devletçilik', 'milliyetçilik' veya 'feraset' olduğuna inanmadım mesela. Veya devletimizin, milletimizin birlik ve beraberliğine kasteden İkiz Yasalar'ın imzalanmasının benim anladığım, bana öğretilen hedeflediğimiz bir bağımsız milli devletin yararına olacağına da inanmadım. 12 Eylül ...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Mehmet Alp @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

535 Okuma
0 yorum

CASSİNİ-HUYGENS PROJESİ veya AYNI GEZEGENDE İKİ FARKLI DÜNYANIN KANITI...

Cassini uzayda geçirdiği 20 yıl esnasında 1 milyar milden fazla yol kat etti ve güneş sistemimizin en dış bölgelerinden geçti. Sayesinde insanlık sadece Satürn hakkında değil güneş sistemimizin hakkında da çok bilgi edinebildi. Yolunda Jüpiter'i geçerken bu gezegenin iklimi hakkında veriler gönderdi dünyaya. 20 senelik yolculuğunun son 13 yılını Satürn'ün etrafında geçirdi. ​ Bugün merkezi avrupa saatine göre saat 10:17'de uzay mekiği Cassini Satürn'ün atmosferine girdi ve yanarak kül oldu. Cassini 20 yıldır uzayda. Satürn'ün atmosferinde yanarak yok olurken son anına kadar dünyaya Satürn'ün atmosferi hakkına bilgi göndermeye devam etti. Atmosfere girmesi ile yok olması arasında geçen bu sür...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© M. Alp @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

2135 Okuma
0 yorum
© Tüm Hakları Saklıdır | tahtapod.com | tahtapod.net | tahtapod.org
Bumerang - Yazarkafe