tahtapod.com | Blog

Uygun Adım, Marş

​ Bunca ayrı geçen yıldan sonra, yıllarca tek başına dolaştıktan sonra, sokakta iki başına nasıl yürünür onu bile beceremezsiniz aslında. Sizinki evlilik değil telefon diplomasisidir ve telefonda kol kola ya da el ele yürümek zorunda değilsinizdir çünkü.  Önce o avucunuzun içi yanar, öyle sigara yanığı falan degil, okkalı bir ateş topu gibidir o sıcaklık. Tutar sıkıca, öyle sıkar öyle sıkar ki, elinizi mi tüfeğini mi tuttuğunu bilemezsiniz. Artık ayrı geçen zamanların acısını mı çıkarır, yine yeniden bir ayrılıktan mı korkar bilemezsiniz. Zaten siz de ekseri ne düşüneceğinizi bilemezsiniz ki... Ayrıca bilseniz ne olacak? 3 ay, 4 ay, bilemedin 6 ayın keşif yürek yanığı kokar ,o el elelik...
Devamını okuyun
  0 yorum

ADNAN OKTARIN SEKS KOMÜNÜ TARİKATI

​Kendisini  Mehdi zanneden  Şizofren  Paronoid  bir kişilik  olarak Adnan  Oktar  yazdığı kitaplarındaki  adıyla Harun  Yahya  tezzatlarla dolu biri  Yahudilik  ve Masonluk diye  kitap  yazıp mason karşıtlığıyla bilinen Oktar  sonra  Mason olmuştu. İtalyan Mason Locası lideri Gian Franco Pilloni, Adnan Oktar'a "33. Derece Mason Diploması" ​  almıştı. Masonluk karşıtı  kitap yazan sonra  mason olmasını şu gülünç sözlerle açıklamıştı.Kendi televizyon kanalında  Tapınak Şövalyelerine ve Masonlar hakkında övgü dolu konuşmalar yapıp. Oktar, programda Masonların ve Tapınak Şövalyelerinin "mehdi"nin ...
Devamını okuyun
  0 yorum

Başkasının Felaketini Seyrediyor Gibisin

Öyle olaylar var ki - sinir ucu testi olsun diye mi yapıldı acaba?- diye düşündürtür, sanki yeterince çürüttük mü? Bu toplum dağılacak eprime noktasına ulaştı mı deneyleri gibidir. Tepkisizlik ve iç hesabın yapılmayışı, iyileşmeye yönelik düzenleme ve uygulamanın olmayışı, tekrar ve tekrar eskisinden daha kötüsünü yaşıyor olmak beni ürkütür. Son günlerin birkaç olayına baksak örneğin; Ağrıda dört yaşında Leyla bebek kayboluyor, uzun günler ve geceler boyu geniş bir çevre aranıyor, aramada önemli kaynaklar ve ek imkânlar seferber ediliyor. Her şey başarısız! Çocuktan haber yok. Günlerden bir gün evine 2-3 km mesafede çıplak bedeni bulunuyor, birkaç gün sonra bulunduğu alana 200 metre mesafede...
Devamını okuyun
  0 yorum

Tohumlar betona, mermiler ağaca

Oysa ne güzel şarkılar öğretmişlerdi bize çevreye, doğaya, yeşile ve ağaca dair... Ilgaz Anadolu'nun ne yüce bir dağıydı mesela... Tohumlar fidana, fidanlar ağaca, ağaçlar ormana dönmeliydi yurdumuzda oysa... Kestane, gürgen, palamutun altı hep yaprak, üstü alabildiğine buluttu bir zamanlar... Şimdi... Şimdi artık değil... 80 sonrası geçirdiğimiz hızlı kapitalist dönüşüm, tek parti iktidarlarının rant hırsı, gözlerin hep, "doğanın en savunmasız rengi" olan yeşile dönmesine neden olmuş; Kimsesiz sakinleri mücadele yeteneği olmadığı için çaresiz terk etmek zorunda kalmıştır ikametgahlarını. Sonra bir bakmışsınız gazete manşetlerinde bir haber. "Istanbul'a ayı indi". " Istanbul'a ayı inmedi hac...
Devamını okuyun
  0 yorum

SEVGİLİ VATANDAŞ...

​ İlginç bir kampanya dönemi ve tuhaflıklarla dolu bir seçim yaşadık. İftar sofralarımız, teravih namazlarımız siyaset doldu taştı. Ramazan ramazan olalı böyle bir eziyet görmemiştir desem, sanırım yalan olmaz... Tamam karşı tarafın maneviyatla pek ilgisi olmadığı için yemiştir ama inançlar üzerinden siyaset yapıp kendilerinden başkasını Müslüman görmeyenlerin, ramazan ayı boyunca yurdu karış karış dolaşıp günde iki, bazen üç miting yapabilmesine hâlâ şaşkınım... O nasıl bir enerji, o nasıl bir iman gücüdür Tanrım! Ben büroda, püfür püfür esen klimanın altında akşama kadar yayılıp oturduğum halde, otuz günü tamamlayıncaya kadar anamdan emdiğim süt burnumdan geldi... Resmen ağzım-bu...
Devamını okuyun
  0 yorum

TOPLUMCU DÜŞÜNEBİLMEK…..?

Bugün yaşadığımız toplumsal tramvalar için 4 Ocak 2016'da yazmışım. Toplumda herkes bir uğraş içinde.  Daha iyi bir evim,daha iyi bir arabam olsun... Daha yüksek bir gelirim olsun diye... Çocuğum daha iyi okullarda okusun, Daha güzel ortamlarda,daha lüks bir hayat yaşayalım diye.. Evet bu herkesin EN DOĞAL hakkı Buna kimse bir şey diyemez, ama YETERLİMİ…? Tabiikide DEĞİL. Çok iyi bir evde lüks bir hayat yaşıyorsun, Çocuğun çok iyi bir okulda okuyor.. Ama çocuğunun tek başına sokağa çıkmasından korkuyorsun Başına bir iş gelir,biri sataşır bıçak saplar diye,, Birileri kandırır uyuşturucuya alıştırır diye.. Sen dahi sokağa çıkıp rahatça yürüyemezsin , haraç isterler,çantamı çalarlar diye… ...
Devamını okuyun
  0 yorum

İDAMA HAYIR!

Her sağ duyulu vatandaşın, özellikle kendileri anne, baba olanların ciğerlerinin yandığını biliyorum. Bu kadar kısa bir sürede evvela zavallı Eylül'ül şimdi de Leyla yavrucağın acı haberi geldi. Ve bu tür vakalar maalesef ne ilkti ve daha da kötüsü, görünen o ki, ne de son olmayacak ülkemizde. Ve olayların vahşet ve vehametine rağmen, idam konusunda, ben yine de uzun yıllardır savunduğum çizgimi koruyorum. Kesinlikle idam cezasına karşıyım. Bu tutumum, idamı hak eden suçlar olmadığına inandığım manasına gelmez. Aksine,... idamı, hatta idamı mumla aratacak şekilde cezalandırılmayı hak eden suçlar kesinlikle var. İşte satırlarıma başladığım, iki yavrumuzun başına gelenler maalesef bunun en gün...
Devamını okuyun
  0 yorum

AKP SEÇMENİ VE ERDOĞANCILIK

​Rte sevdası bir hummadır. Ezikliğin getirdiği intikam hissinin, cahilim ama güç bende diyebilmenin, kompleksine neden olan kendinden yüksek gördüğü güruha had bildirmenin kronikleşmiş halidir. En ufak rasyonel bir yani yoktur ve asla olmamıştır. Erdoğancılık  rövanş almanın ete kemiğe bürünmüş halidir. Reyisciler özdeşleşme histerisine gark olmuş vaziyetteler. Saray'da oturuyor, karısı 40bin euroluk çanta takıyor demek beyhude çünkü anlamazlar anlasalar dahi reisimizin eşi helal olsun diyebilme kapasitesine sahipler maalesef ki. Erdoğan o sarayda oturmuş biz gecekondudayız hiç önemli değil milletin adamı çalışıyor karşılığı olacak, diğer devlet başkanları gelince ül...
Devamını okuyun
  0 yorum

Dünyayı Güzellik Kurtaracak

​ Bir kıyıdan baktım dünyaya Ellerimde tuz, avucumda sedef Bir mavilik bir açıklık Özgürlük hasreti Yüreğime vuruyor Nerede insanlar? 0 üzüntü birden gelir Yağmurlu havalarda Yeniden kurarım dunyayı ben Kederlerle Kimseler aşık değil mi bu şehirde Hava martılar ışıklı şehir Sarhoş ediyor beni yosun kokusu Hilesız kucaklamak istiyorum Dünyayı şehri ve seni Dünyayı güzellik kurtaracak Bir insanı sevmekle başlayacak her şey... Demiş şair. Bizi kendi halimize bıraksaydınız; 2 duble rakı içer, iki kıta şiir okur,3-5 türkü söyler atardık derdimizi. Oysa rakımızı zehir ettiniz, şiirimizi yaktınız, türkümüze kin bulaştırdınız. Şimdi oluk oluk kanayan yaralarımız, soğumayan acılarımız var bedenlerimi...
Devamını okuyun
  0 yorum

MİLLET KIRAATHANESİNDE BİR BAŞ SOĞAN

Ey muhalefet! Bir baş soğan kadar olamadınız doların karşısında... Oysa ki, yerli ve milli iktidarımız, "Çanak medya" dan sonra yıllardır adını-sanını öğrenemediğimiz "Bu millet" için yeni bir yerli ve milli icat yapmıştı: "Çanak kıraathane". Öyle ya, işsizliğin tavan yaptığı güzel ülkemin sokaklarında aylak aylak gezip ona buna sataşacaklarına, millet kıraathanesinde reyizin kitabını okuyup kek yesinler bedavadan... Nihayetinde siyasetin kitabını da o yazdı... *** Gerçi düşünme yetisini henüz yitirmemiş bir grup arkadaş, cami çay ocakları nasıl zamanla bir partinin cami teşkilatına dönüştüyse, siyaset eliyle kurulacak olan millet kıraathanelerinin olacağı da o dur diye endişeleniyor. Ya kar...
Devamını okuyun
  0 yorum