tahtapod.com | Blog

İDAMA HAYIR!

Her sağ duyulu vatandaşın, özellikle kendileri anne, baba olanların ciğerlerinin yandığını biliyorum. Bu kadar kısa bir sürede evvela zavallı Eylül'ül şimdi de Leyla yavrucağın acı haberi geldi. Ve bu tür vakalar maalesef ne ilkti ve daha da kötüsü, görünen o ki, ne de son olmayacak ülkemizde. Ve olayların vahşet ve vehametine rağmen, idam konusunda, ben yine de uzun yıllardır savunduğum çizgimi koruyorum. Kesinlikle idam cezasına karşıyım. Bu tutumum, idamı hak eden suçlar olmadığına inandığım manasına gelmez. Aksine,... idamı, hatta idamı mumla aratacak şekilde cezalandırılmayı hak eden suçlar kesinlikle var. İşte satırlarıma başladığım, iki yavrumuzun başına gelenler maalesef bunun en gün...
Devamını okuyun
  0 yorum

AKP SEÇMENİ VE ERDOĞANCILIK

​Rte sevdası bir hummadır. Ezikliğin getirdiği intikam hissinin, cahilim ama güç bende diyebilmenin, kompleksine neden olan kendinden yüksek gördüğü güruha had bildirmenin kronikleşmiş halidir. En ufak rasyonel bir yani yoktur ve asla olmamıştır. Erdoğancılık  rövanş almanın ete kemiğe bürünmüş halidir. Reyisciler özdeşleşme histerisine gark olmuş vaziyetteler. Saray'da oturuyor, karısı 40bin euroluk çanta takıyor demek beyhude çünkü anlamazlar anlasalar dahi reisimizin eşi helal olsun diyebilme kapasitesine sahipler maalesef ki. Erdoğan o sarayda oturmuş biz gecekondudayız hiç önemli değil milletin adamı çalışıyor karşılığı olacak, diğer devlet başkanları gelince ül...
Devamını okuyun
  0 yorum

Dünyayı Güzellik Kurtaracak

​ Bir kıyıdan baktım dünyaya Ellerimde tuz, avucumda sedef Bir mavilik bir açıklık Özgürlük hasreti Yüreğime vuruyor Nerede insanlar? 0 üzüntü birden gelir Yağmurlu havalarda Yeniden kurarım dunyayı ben Kederlerle Kimseler aşık değil mi bu şehirde Hava martılar ışıklı şehir Sarhoş ediyor beni yosun kokusu Hilesız kucaklamak istiyorum Dünyayı şehri ve seni Dünyayı güzellik kurtaracak Bir insanı sevmekle başlayacak her şey... Demiş şair. Bizi kendi halimize bıraksaydınız; 2 duble rakı içer, iki kıta şiir okur,3-5 türkü söyler atardık derdimizi. Oysa rakımızı zehir ettiniz, şiirimizi yaktınız, türkümüze kin bulaştırdınız. Şimdi oluk oluk kanayan yaralarımız, soğumayan acılarımız var bedenlerimi...
Devamını okuyun
  0 yorum

MİLLET KIRAATHANESİNDE BİR BAŞ SOĞAN

Ey muhalefet! Bir baş soğan kadar olamadınız doların karşısında... Oysa ki, yerli ve milli iktidarımız, "Çanak medya" dan sonra yıllardır adını-sanını öğrenemediğimiz "Bu millet" için yeni bir yerli ve milli icat yapmıştı: "Çanak kıraathane". Öyle ya, işsizliğin tavan yaptığı güzel ülkemin sokaklarında aylak aylak gezip ona buna sataşacaklarına, millet kıraathanesinde reyizin kitabını okuyup kek yesinler bedavadan... Nihayetinde siyasetin kitabını da o yazdı... *** Gerçi düşünme yetisini henüz yitirmemiş bir grup arkadaş, cami çay ocakları nasıl zamanla bir partinin cami teşkilatına dönüştüyse, siyaset eliyle kurulacak olan millet kıraathanelerinin olacağı da o dur diye endişeleniyor. Ya kar...
Devamını okuyun
  0 yorum

Dört Başı Mamurun 4 Bacağa Zulmü

2 bacağı mamurun 4 bacaklıya zulmü ​ Evren yüzeyinde sonsuzda bir kadar bile yer kaplamayan ufacık bir yavruyu dünyaya sığdıramadı içimizdeki insan suretli şeytanın teki... Anasına mı sövelim, babasını mı dövelim bilemedim, bunu böyle yetiştirdikleri için. Psikolog, sosyolog değilim, aklıma iki alternatif geliyor aile bazında : 1) Her dediği kayıtsız şartsız yapılan bir züppe evlat... 2) Aileden itilip kakılan, sevgi görmeden büyüyen bir zavallı. Her iki durumda da "klinik vaka". Zannederim bizim en önemli eksiğimiz, ülkemizde yaşanan olayları enine boyuna, sosyo kültürel, psikolojik, ekonomik boyutuyla inceleme-me-miz... Reha Muhtar formunda değil, işini ahlakla yapan her meslek sahibi, ola...
Devamını okuyun
  1 yorum

ŞULESİ SÖNDÜRÜLDÜ

İnsana dair iyi şeylerin yirminci kattan atıldığı bir yirmi dokuz mayıs sabahı… Ne hazin! Daha evvel hiç tanımadığım varlığından dahi haberdar olmadığım bir çocuk için içim katıla katıla ağlıyor. Genç kız bir yakınımın uzak hısım evladı imiş. Yaşadığı bölge ailenin yapısı aşağı yukarı tahmin ettiğim şartlara sahip. Aile anne baba kuşağında Giresun'dan göç etmiş, İstanbul'un kenar semtlerinde kapalı aile hayatı, geçici- kalıcı niteliksiz işçiliklere razı, aza kanaatle özledikleri her şeyi erteleye erteleye süre giden bir hayata tutunmuşlar. Ailenin İstanbul ölçeğinde ve ekonomik güçlerine göre arzu ettikleri kadar donatı sağlayamayacakları sayıda çocukları var. Eğitim, hayata hazırlama, sosya...
Devamını okuyun
  0 yorum

MİHRİNAZ DEĞİLSİN SEN!

Evet, sanadır sözüm. Dinle, üstüne alın!
Önüme dikilsen de Mihrinaz değilsin sen.
Dur! Anlatayım sana; Açık, sade ve yalın,
Sebebini bil sende, Mihrinaz değilsin sen.

Devamını okuyun
  0 yorum

DEVE

​ Sanırım bilmeyen yoktur... Muaviye yandaşlarının Hz. Ali'ye, "Ya Ali sen haklısın, sen doğrusun fakat ekmeğimizi Muaviye veriyor" dediği yıllar… *** Hz. Ali Halifedir, Muaviye ise Şam valisi… Muaviye, Ali'nin halifeliğini kabul etmemektedir. Ve ikisinin arasında büyük bir anlaşmazlık vardır. Bu anlaşmazlıkta halk da kutuplaşmış olup kavga, kıyamet kopmak üzeredir ki, aslında Şamlılar da Ali'nin haklı olduğunu bilmektedir. Lâkin Muaviye halkına yiyecek, giyecek ve yakacak dağıttığı için susmaktadırlar… *** Bir gün Kufe'li bir vatandaş, devesine yüklediği mallarla ticaret yapmak için Şam'a gelir. Uyanık bir Şamlı, deveye sahip çıkarak, "Bu dişi deve benim" der. Kufel...
Devamını okuyun
  0 yorum

​BİR DİKTATÖR DÜŞERKEN

adnan-menderes-nerelidi_20180527-050022_1
 27 Mayıs 1960 harekatı, hem tarihsel hem toplumsal hem düşünsel hem anayasal hem de siyasal olarak, on dört yıllık yaşanan olaylarca baş gösteren çıkmazları gidermeye yönelik üniversite yerleşkelerinden yeşeren, gençlerin mukaddes kanıyla kutlanan ve ordunun ilerici subaylarıyla egemen kılınan ulusal bir ihtilaldir. İnsanlık, sorgulayıcı cesur insanların mücadeleleriyle özellikle son iki yüzyıl içerisinde büyük atılımlar gerçekleştirmiştir. Bu büyük atılımların yaşandığı alanlardan biri de iletişim alanıdır. Yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren hızlanan iletişim devrimi henüz asırlık olmadan küresel boyut halini aldı. Her atılımın faydaları olduğu gibi zararları da mevcuttur. İ...
Devamını okuyun
  0 yorum

ÖZGÜRLÜK VE DÜŞÜNME

" Sadece hükümetin taraftarları, sadece -sayıları ne kadar çok olursa olsun- bir partinin üyeleri için tanınan özgürlük, özgürlük değildir. Özgürlük, her zaman farklı düşünenin özgürlüğüdür. 'Adalet' fanatizmi için değil, politik özgürlüğün tüm canlandırıcılığı, iyileştiriciliği ve temizleyiciliği bu esasa bağlı olduğu için ve 'özgürlük' imtiyaz haline geldiğinde, etkisini yitirdiği için." 1 Rosa Luxemburg Marksizm'in en önemli düşünürlerinden biri olan Rosa Luxemburg, bu sözleri kurulalı henüz birkaç ay olmuş olan Sovyet Rusya için söylemişti. Yâni sosyalist devrime inanan birinin, böyle bir eleştiri yapabilmesi çok önemlidir. Bu bizim, genel olarak insanlar için, en önemli eksiklerimizden ...
Devamını okuyun
  0 yorum