tahtapod.com | Blog

BİZİ SEVENLERİ ÜZMEYELİM BABA

Fernando Torres Chealse'ye transfer olduğunda İngiltere futbol tarihinin en pahalı transferi olmuştu. Lakin futbol da hayat gibi işte, her zaman tek düze ya da yükselen bir çizgi arz etmiyor.

İspanyol forvet için de aynısı oldu.

Gol atamamalar, yedek kalmalar, giderek artan eleştiriler..

İlk önce başarıya odaklı taraftar kitlesinden tepki gördü, sonra yedek kulübesindekilerden, sonra diğerlerinden.

Hatta boş kaleye topu yuvarlayamayınca tepkiler zirve yapmıştı.

Hatırlıyorum, Ankara'daydım ben o zamanlar ve boş kaleye topu gönderemediğinde ayakta alkışlamıştım Torres'i.

Tabi bunu onun görmesi imkansızdı ve sanırım kimse de gidip söylemedi ona benim bu yaptığımı.

Telefonu numarası bende olmadığından arayamadım da, neyse bir dahaki kandilde mesaj atarım numarasını bulursam: HAYIRLI KANDİLLER TORRES, AİLENE DE ÇOK SELAM. CENABI RABBÜL ALEMİNİN RAHMETİNDEN BİR DAMLA BİLE OLSA ALABİLMEMİZ DİLEĞİYLE. DUALARDA BULUŞALIM

Devamını okuyun
  0 yorum

"İTAAT, SABIR, SADAKA VE ŞÜKÜR"

Bu fotoğrafı kullanıp, demişler ki: "Bir yudum su ve çorba için kuyruğa girdiniz mi? Hala şükür etmeyen var mı?" Bu tablonun 'şükür' ile değil, insanlıktan uzaklaşma ile alakalı olduğunu, çalanların, soyanların bitmediği dünyada bu tablonun da değişmeyeceğini, 'şükür' tavsiyesinden önce, buna sebep olanlara mücadelenin şart, Müslümansan FARZ olduğunu, söylemelerini beklerdik.... Ama, beyler söylemezler. Zira, oluşturdukları din anlayışı, çarpıtılmış "İTAAT, SABIR, SADAKA VE ŞÜKÜR " üzerine... Sen bunları söylersen, adın sapkın ya da Komünist olur... Seni sustururlar. İşin acı yanı, yoksullar da mücadele etmek yerine, zahmetsizce gelen bir tas çorbayı tercih ediyorlar.
  0 yorum

Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşı 1944’te çatladı

3 Mayıs Türkçüler Günü'nde ne oldu?

Devlet, üniversite, parti, dernek, hatta şirket... Bütün kurumlar müşterek değerler üzerinde yükselir. Toplumlar da. Hiçbiri müşterek değerlere dayanmadan yaşayamaz.

Değerler dediğimiz, İbni Haldun'un asabiyesiyle ilişkilidir. Haldun'a göre devleti asabiye kurar. Asabiye kuvvetliyse devlet yaşar. Asabiye zayıflarsa asabiyesi kuvvetli olan, zayıf asabiyeliyi devirip devletin başına geçer. Nevzat Kösoğlu'nun "iman" adını verdiği kavramın Haldun'un asabiyesi ile örtüştüğü noktalar var. Bugünün toplum bilimlerinin yeniden icat ettiği "toplum sermayesi" diye çevirebileceğimiz "sosyal kapital" sözü de bu kavramlara kardeştir.

Sosyal kapital millet fertlerinin birbirlerine karşı duydukları tabii sevgi ve bağlılık ve bu hislerin sonucunda teşekkül eden karşılıklı güven ve toplumun iç iletişimindeki yoğunluktur. Bunlar bizim uhuvvet, dayanışma kavramlarımızla akraba anlayışlar.

Müşterek değerlere bağlanan insanlar birbirlerine de sevgi ve güven duyar. Camiasının diğer mensuplarına kuşkuyla bakmaz. Dikkatleri yaptıkları işe, dış dünya ve başarıya odaklıdır. Müşterek değerlere bağlılığın azaldığı, lâfta kaldığı camialarda güven tükenir, insanlar bir birine potansiyel rakip ve hain gözüyle bakar. Mesai ve gayret yekdiğerini alt etmeye, olmazsa kontrol etmeye harcanır. Artık mensuplar hissettiklerini, düşündüklerini değil, güvenli olanı, yukarıdakilerin duymak istediklerini söyler. Giderek onların istediği gibi düşünmeye başlarlar. Yahut hiç düşünmemeye… En emniyetlisi de budur; hiç düşünmemek. Slogan söylemek... Ahlâk dibe vurur.

***

Devamını okuyun
  0 yorum

ŞEYTAN'IN ŞERİATI

Elimde kesin rakamlar olmamakla beraber bence tarih boyunca Tanrı adına öldürülen insanların sayısı, şeytan adına öldürülen insanlardan kat kat fazladır. Dolaysıyla insanlar ya iyi ve kötü tanımlamalarını ya da 'Tanrı' algılarını acilen değiştirmelidir.

HAK(K) ANLAYIŞI...

"Demokrasi hatalı / yanlış bir sistemdir"

Türk Milletinin Allah için sıkça kullandığı isimlerden biri 'Cenab-ı Hak'tır. Baktım, doğrusu 'Cenab-ı Hakk'mış. Bilmiyordum. Ben hep 'Hak' olarak yazıldığını düşünürdüm. O da 'Hak' kelimesinin bende güncel hayatta 'adalet', 'hak' ifadeleri ile çağırışım yapmasındandır.

'Cenab-ı Hakk'ın asıl manası "Varlığı hiç değişmeden duran"mış. Bende yaptığı çağırışımı ise en iyi ifade eden isimleri 'Adil' (insaflı, her şeyi yerli yerinde yapan, her şeyi doğru yerine koyan ve hükmü tartışılmaz) ve 'Hakem'miş. Yaradan İslamiyet'i hakim din olarak seçmiş toplumlarda ve hatta Hıristiyan Arap kökenli toplumlarda tabii ki en çok El-İlah, yani 'Allah' ismi ile anılır. Ama bildiğim kadarı ile 'Allah' isminden sonra Yaradan'ın 'Cenab-ı Hakk' ismi ve sıfatı ile anılması bariz farkla Türklere mahsus. Bunun sebebinin de bir çok insanımızın Tanrı'yı bende yaptığı çağırışım ile 'Hak Teala' veya 'Cenab-ı Hak' olarak andıklarının olmasıdır diye düşünüyorum.

Dolayısıyla bu çağırışım benim İstiklâl Marşımızın 'Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl.' mısrasını her zaman bir milletin en yüce adalet önünde hak arayışı olarak algılamama sebep oldu. Her ne kadar rahmetli Mehmet Akif Ersoy mısrasında Cenab-ı Allah'ı 'Adil' sıfatı ile anmamış olsa da, Yaradan'ın yüce adaletine seslendiği kesin.

Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Mehmet Alp, tahtapod.com

  0 yorum

TOSUN MUSUN ÖKÜZ MÜ

MALAK GİBİ YAYILMIŞLARA "İnsan yedisinde neyse yetmişinde de odur" diye bir atasözümüz var. Bir de "can çıkar, huy çıkmaz" var. Bu sözler karakter açısından doğru olabilir ama bazıları bunu yanlış anlayıp yedisine kadar edindiği kültür, bilgi, görgüyle yetmişinde can verebilmeyi anlamlı buluyor. Meselâ bana "sen eskiden böyle değildin" diyenler var, ki beni en son onsekiz yaşımda görmüş. Ben de diyorum ki "sen eskiden de böyleydin, onsekiz yaşından beri beyin faaliyetlerin durmuş, sadece bedenin gelişmiş." Bir insan onsekiz yaşındaki fikirlerini halâ muhafaza etmekle övünüyor ve halâ aynı cümleleri kuruyorsa elimizden gelen tek şey o insana acımak olur. İyi bir insansa gelmişine geçmişine kü...
Devamını okuyun
  0 yorum

KÜSTAH DİNDARLIK

Sorun peygamberler, hatta Tanrı adına hüküm bildirenlerde... Meclis Başkanımız sonradan yalayıp yuttuysa da, "Yeni Anayasada laiklik olmamalı" demişken ben de başka bir açılım yapayım bari. İslam'da rahman ve rahim olan, yani esirgeyen ve bağışlayan bir Tanrı'ya inanılır. Hıristiyanlıkta "günahsız olduğunu düşünen, ilk taşı atsın" denir. Çünkü onda da esirgeyen ve bağışlayan bir Tanrı tasarımı vardır. Yahudilikte "tek Tanrı" Yehova (Yahven veya Yahya) vardır. Anlamı, "O, olmasına neden olur" demekse de, Türkçesi "O olmazsa yaprak bile kımıldamaz" demektir. *Tek Tanrılı dinlerin ortak mesajı, hitap ettikleri toplumsal kültür ögelerini elerseniz, aynıdır. Yani Musa, İsa ve Muhammed hep aynı şe...
Devamını okuyun
  0 yorum

ŞİMDİKİ BABALAR, ANAÇ TAVUĞA BENZEDİLER...

Eşler arası dayanışmadan çok çok öte...
Keşke dayanışma olsaydı.Öyle bir çocuk düşkünlüğü ki, anne geri planda kalıyor.

Bu gidişat da iyi değil. Baba rol modeli, (tabi ki anne de) tuhaf bir şekle dönüşüyor.

Devamını okuyun
  0 yorum

BİREYSEL AHLAKSIZLIK YÜZÜNDEN GÜNAHIN KAMULAŞTIRILMASI

"Batı'ya gittim Müslüman göremedim ama İslam'ı gördüm,
Doğu'ya geri döndüm, Müslümanları gördüm ama İslam göremedim."

Bu yazıyı yazayım mı yazmayayımmı diye uzun zamandır düşünüyordum. 

Bugün okuduğum ve seyrettiğim haberlerden sonra tereddütlerimi bir kenara bırakarak yazma ihtiyacı duydum. 

Ben tuhaf bir insanım! 

Öyle yaldızlı, güllü, dallı, boncuklu, elmaslı, mehtaplı, aylı tebrik mesajlarından hoşlanmıyorum,
bilgisayar ile kabeye inen melek görüntülerine inanmıyorum,
photoshop sayesinde arapça 'ALLAH' yazısı şeklinde bükülmüş dallara, ağaçlara inanmıyorum. 

Ben Cenab-ı Allah'a inanıyorum, bütün bu 'mucizeler' olmasa da O'na inanıyorum! O'na inanmam için böyle resimlere de, kurgulara da ihtiyaç duymuyorum.

Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Mehmet Alp

  0 yorum

Yaşamanın Tahammüle Mecbur Ağırlığı

nasıl bilsinler?..

Eleniyoruz,
her elendiğimizde ise daha azalıyoruz. 

Ama azalmakla beraber daha da saflaşıyoruz!...
Çünkü gidenler ya lüzumsuz,
ya zararlı katıklar... 

Azalıyoruz ama farkımız daha da öne çıkıyor. 

Katıklar azaldıkça birbirimizi daha iyi görebilir, daha iyi bulabilir hale geliyoruz.

Eleniyoruz,
çünkü çıkarına göre esen her rüzgarda savrulup günün şartlarına göre yön değiştirmekten utanmayanlar hala var aramızda.
Oysa biz, en son geriye kalacak olanlar,
marifetin rüzgarla uçacak kadar hafiflikte değil, rüzgara yön vercek kadar ağırlıkta olduğunu bilenlerdeniz.

Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Mehmet Alp

  0 yorum

SİZİN ESERİNİZ...

Sizlere doğuruyu anlatmak yel değirmenleri ile savaşmak gibi bir şey.
Geldiğimiz durum sizin eseriniz!...

İnanın bana bıktım,...
Ve artık hiç de umrum da değil!

İstediğiniz partiyi tutun,
istediğiniz partiye oy verin,
istediğinize, önüne istediğiniz sıfatı yakıştırarak, lider deyin!...

Hayatım boyunca adaletin üstünlüğüne ve hepsinden de üstün ilahi adalete inandım,

hayatım boyunca savunulanın adil ve doğru olmasının çoğunluk tarafından savunulmasından daha önemli olduğuna inandım.

Onun için gerçekten ne düşüncelerinizin,

ne tercihlerinizin,
ne de sizin bir önemi yok artık!

Senelerdir yaşanan acizliğin,
milletçe içine düştüğümüz çıkmazın ve felaketin sebebinin,
ne bir parti, ne de şahıslar olduğunu anlatamadım.

Türk bugün ölüm kalım savaşı veriyorsa bunun sebebi sayenizde kendini zorla bize muhatap aldıran cehalettir, duyarsızlıktır, aymazlıktır...

Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Mehmet Alp

  0 yorum